Din üzerinden siyasetin sonu

Pakistan, bir ülkenin din üzerinden siyaset yaparak nereye varacağının somut örneği.

Yılın son ve belki en önemli MGK toplantısında PKK-Irak konusundan Pakistan'daki durumu konuşmaya ne kadar fırsat kalmıştır bilinmez. Ama Pakistan'da olanların Türkiye için önemi açık.
Türkiye'nin doğu sınırlarından öteye Pamir-Himalaya dağlarına kadar uzanan dünyanın en aktif deprem hattı boyunca, dünyanın en aktif siyasi kırılma hattı da yer alıyor. İran-Afganistan-Pakistan hattında olanlara Türkiye'nin seyrici kalma lüksü yok, çünkü olan biten her şey Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor.
Birkaç nedenden dolayı: Türkiye dahil bu hat üzerinde Arap olmayan dört Müslüman toplumlu ülke yer alıyor. Dünyanın en çok Müslüman yaşayan ülkesi Hindistan'ı da bu zincire eklediğinizde ulaştığınız nüfus, Arap ülkelerinin toplamından fazladır. Bu hattın kuzeyinde, inançta Müslümanlık, siyasette Rus etkisi altında kalmış (Farsi kökenli Tacikler dışında) Türki halklar vardır.
Son otuz yıldır dünya siyasetinde derin izler bırakan olaylarda (Lise matematik bilgisini tazelemek isteyenler için) bu sinüs eğrisine benzer hat üzerinde olan bitenlerin doğrudan etkisi olmuştur.
Bu süreci 1977'de Pakistan'da Başbakan Züfikar Ali Butto'nun Genelkurmay Başkanı Ziya Ül Hak tarafından devrilmesiyle başlatmak mümkün. Sürecin 30 yıl sonraki son, ama muhtemelen sonuncu olmayan aşamasında, yine Pakistan'da Zülfikar Ali'nin kızı, eski başbakan Benazir Butto'nun, babasının Ziya Ül Hak tarafından idam edildiği Ravalpindi şehrinde, muhtemelen El Kaide, ya da Taliban'a bağlı teröristler tarafından öldürülmesi var.
Arada bu hat üzerinde olanlarla bağlantılı gelişmeleri kabaca hatırlayalım: 1978'de Afganistan'da başlayan Sovyet işgali ve 1979'da İran İslam devrimi ile ABD'nin bölgede güç kaybı. (Aynı süreçte Türkiye'de PKK'nın kurulması.) 1980'de Türkiye'de Genelkurmay Başkanı Kenan Evren liderliğindeki darbe ile Yunanistan'ın önce NATO'nun askeri kanadına, ardından 1981'de (daha sonra AB olacak) AET'ye üye olması. Böylece fay hattının Sovyetlere güneybatıdan komşu ucundaki stratejik dengenin sağlanması. İran-Irak savaşı, bu savaşta ABD'nin Irak diktatörü Saddam Hüseyin yanında yer alması. Lübnan'da iç savaş, İran'ın devreye girmesi, İsrail'in Lübnan'ı işgali. (PKK'nın Lübnan'ın Suriye kontrolündeki Bekaa vadisine yerleşmesi.) ABD'nin Pakistan üzerinden Afganistan'daki İslamcı grupları, kabileleri ve uyuşturucu tacirlerini Sovyetlere karşı direnişe örgütlemeye başlaması. (Bu çaba, ileri yıllarda Sovyetlerin güneyinde bir İslamcı kuşak oluşturarak Orta Asya'daki Müslüman halklar üzerinden Moskova'yı zayıflatma stratejisi anlamında 'Yeşil Kuşak' olarak adlandırılacaktı.) Ziya Ül Hak'ın şaibeli bir uçak kazasında ölümüyle Pakistan'da yeniden seçimli sisteme dönülmesi. Afganistan'da batağa saplanan Sovyetlerin Doğu Avrupa'da çözülmeye başlaması. 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılması. 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgali. 1991'de ABD önderliğindeki koalisyonun Irak'ı Kuveyt'ten çıkarışı. Aynı yıl Sovyetler'in dağılması. ABD'nin Afganistan'da kontrolü İslamcı gruplara kaptırmaya başlaması. 1994'de İslamcı grupların eylemlerinde El Kaide adının duyulmaya başlaması. (Türkiye'de PKK ile çatışmaların zirveye ulaşması.) 1997'de Başbakan Nevaz Şerif'in Pakistan'ın Hindistan'la rekabeti sonucu Müslüman dünyada atom bombasına sahip ilk ülke olduğunu ilanı. (ABD'nin desteği ile PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanması, Türkiye'nin AB adaylığının ilanı.) 2001'de Genelkurmay Başkanı Pervez Müşerref'in Pakistan'da yönetime el koyması. Aynı yıl, artık Afganistan'a yerleşen El Kaide'nin ABD'yi vurması. 2002'de ABD önderliğinde Afganistan'a askeri müdahale. 2003'de ABD önderliğinde Irak'a müdahale. Geldik bugüne.
ABD'nin, Sovyetleri yıpratmak için zaten mevcut İslam radikalizmini kullanmasıyla başlayan zincirleme tepkime, bugün artık herhangi bir kontrolden azade, önüne geleni, eline değeni yakarak ilerler bir halde. Afganistan gibi Pakistanda dini değerleri siyasette kullanarak ülkelerin ne hale getirildiğinin somut ülkeleri. Adalet, kalkınma ve huzur, demokrasi olmadan mümkün değildir. Demokrasi, özellikle Müslüman toplumlarda laiklik olmadan işleyemez. Bu dersi en çok ABD'nin almasında dünya halkları açısından büyük fayda var.