Diyarbakır Cezaevi okul ve müze oluyor

Diyarbakır Cezaevi'nin okul ve insan hakları müzesi olmasında iş Başbakan'ın onayına kaldı

Tarım Bakanı Mehdi Eker, “Henüz hükümet kararı değil” diye özellikle vurguladı. “On gün kadar önce Adalet Bakanımıza açtım konuyu, o da uygun gördü. Zaten bir süredir il milletvekillerimizle, valiyle, eğitim yetkilileriyle konuşuyorduk. Ben de açıkladım.”
Eker’in Diyarbakır Cezaevi konusundaki niyeti Diyarbakır’da açıkladığında büyük alkış, sonrasında da büyük destek aldığını söylüyor.
12 Eylül 1980 askeri darbesi ardından, işkence uygulamaları nedeniyle kötü şöhreti dünyada yankılanan Diyarbakır Cezaevi, geçen yıl İngiliz The Times gazetesi tarafından ‘Dünyanın
en kötü 10 cezaevi’ arasında sayılmıştı. Bu cezaevinde ağır işkencelerden geçen kişiler
arasında (çıkınca işkenceleri yıldızlı bir Mardin gecesinde kurduğu rakı sofrasında o dönem yasaklı CHP lideri Deniz Baykal’a anlatan) DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, eski CHP milletvekili Nurettin Yılmaz, yazar Orhan Miroğlu gibi tanınmış isimlerin yanı sıra ismi duyulmamış binlercesi bulunuyor. Ancak PKK’nın büyüyüp gelişmesi ve Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı en ciddi tehdide dönüşmesi ardında Diyarbakır Cezaevi’nden o dönem yolu geçen ve işkencelerden sağ kurtulanların önemli rolü olduğu biliniyor.
O dönem cezaevinde eziyet çekenler arasında tanıdığı kişiler olduğunu da söyleyen, ama isimlerini açıklamayan Eker, sürecin gelişimini şöyle anlattı:

* “Yeni belediyeler kanunuyla Diyarbakır’ın Bağlar bölgesi ilçe oldu. Seçmenlerden
buradaki eğitim ihtiyacının devasa boyutlarda olduğu şikâyetleri geldi. O kadar ki, 44 kişilik anaokulu, 110 kişilik ilköğretim okulu derslikleri vardı. Ama Diyarbakır’in en kötü şehirleşmiş bölgelerinden biri olan Bağlar’da okul yapacak yer yoktu.

* “Önce ilçe kaymakamı ve eğitim müdürüyle oturduk konuştuk. Diyarbakır Cezaevi’nin olduğu alan fikri ortaya atıldı. Zamanında buralar şehir dışındayken yapılmış cezaevi, tam ortada kalmış 49 bin metrekareden fazla bir alan tutuyordu. Üstelik Adalet Bakanlığı’nın cezaevini kapatarak şehir dışına taşıma fikri vardı. Bunun üzerine Adalet Bakanına konuyu açtım.”
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Eker’in söylediklerine şunları ekledi dünkü konuşmamızda:

* “Şehir merkezinde kalan Diyarbakır Cezaevi’ni, şehir dışında inşa edilecek uluslararası standartlara, insan haklarına uygun bir cezaevine taşıma projemiz vardı. Bu yeni cezaevinin yapımı 2010 yatırım programımızın içinde olacak. Mevcut cezaevinin eğitim kurumuna dönüştürülmesi fikri ise bizde yoktu, bu fikir Tarım Bakanımıza ait. Tabii cezaevinin yerini eğitim kurumlarına bırakması fikri çok anlamlı.”
Fikir anlamlı, peki hükümetin Kürt açılımı, ya da İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın tercih ettiği söylemle ‘demokratik açılım’ arayışıyla bağlantısı var mı?
Bu soruya (Milli Güvenlik Kurulu üyesi olarak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dar komitesi içinde yer alan) Adalet Bakanı Ergin, “Zamanlaması denk geldi” diye yanıt veriyor. Öyle bir plan henüz hazır olmadığı için onun bir parçası olamayacağını ifade ediyor.
Tarım Bakanı Eker’in yanıtı da Ergin’in yanıtına benziyor, ama daha açıklayıcı:

* “Burada üç süreç iç içe geçti: Birincisi, cezaevinin şehir dışına taşınması kararı.
İkincisi, Bağlar’daki eğitim ihtiyacı.
Üçüncüsü de o cezaevinin toplumsal hafızada çok kötü izler bırakmış olması. 

* “Yani bu fikir, Kürt açılımı, ya da demokrasi açılımı ne dersiniz deyin, onun bir parçası değil. Ama aynı zamana denk geldi. O sürece paralel diyebiliriz. Türkiye’de demokrasinin henüz tam anlamıyla gelişmemiş olması, yalnızca Güneydoğu, ya da Kürt sorunuyla çerçevelenmiş değil ki. Dolayısıyla bu çabaları soyutlayıp tek bir noktaya odaklamak gayenin tamamını ifade etmeyebilir.”
Meşum Diyarbakır Cezaevi’ne ilişkin bir teklif de insan hakları çevrelerinden gelen anıt, ya da müze haline getirilmesiydi. İnsan Hakları Derneği’nin kurucu genel başkanlığını yapmış,
halen bir kısmı Ergenekon sanıkları arasında yer alan çevrelerce düzenlenen suikast girişiminden kurtulmuş DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal dün bu öneriyi tekrarladı.
Eker bu öneriye “Eğitim kampusunun bir köşesinde de bir insan hakları ve hukuk müzesi kurmayı düşünüyoruz” karşılığını verdi.
Kürt açılımının parçası olsun, olmasın; Türkiye’nin yüz karası olan Diyarbakır cezaevinin okul ve müzeye dönüştürülmesi kararı insaniyet namına olumlu bir adım olur.