DTP ve inandırıcılık sorunu

Demokratik Toplum Partisi, parlamenter siyaset çıkışıyla üzerindeki 'PKK'dan ilham alan Kürt milliyetçiliği' önyargısını silebilecek mi?

Demokratik Toplum Partisi, parlamenter siyaset çıkışıyla üzerindeki 'PKK'dan ilham alan Kürt milliyetçiliği' önyargısını silebilecek mi? DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile dün CNN Türk'te (Fikret Bila ile birlikte) yaptığımız programda ve daha sonraki sohbetimizde konuşulanlar, DTP'nin önündeki en ciddi sorunun söylem ve eylem farkı olduğunu ortaya koyuyor. Bu, inandırıcılık sorunudur.
İnandırıcılık sorununun birden fazla yönü var. Şöyle özetlenebilir:
1- DTP'nin kendi kitlesine karşı inandırıcılık sorunu var. DTP, Ahmet Türk'ün de daha önce ifade ettiği gibi, PKK ile aynı tabanı paylaşıyor. Anlamı şu: Şu an DTP'ye oy vereceklerin, verme ihtimali yüksek olanların siyasi istikameti PKK ekseninde belirleniyor. DTP içinde aktif olanlardan bir kısmının yakınları dağlarda. Ya Türkiye'deki, ya da Mesud Barzani'nin Kürdistan Bölgesel Yönetimi kontrolündeki dağlarda, ellerinde silah, eylem talimatı bekliyorlar. Dolayısıyla sınır ötesi operasyon yapılacağı türü haberlerden tedirgin oluyorlar. DTP'den bu konuyu daha fazla gündeme getirmesini istiyorlar. Oysa DTP, bu kadar söylediğinde dahi Türkiye'deki yasalarla başı beladan kurtulmuyor. Bu çelişki DTP'yi iki arada bir derede bırakıyor.
2- DTP'nin kendi kadrolarıyla inandırıcılık sorunu var. 24 Aralık 2006'daki DTP Diyarbakır Merkez İlçe Kongresi'nde Türk PKK'nın ateşkesini sürdürmesi için Meclis'te girişimde bulunmayı amaçlayan 'Ankara yürüyüşüne' DTP tabanından bile ilgi gösterilmediğinden yakınmıştı. "Diyarbakır'da halk bizi yalnız bıraktı. Kendimizi halka talimat veren bir konumda görmemeliyiz. Kendimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Geçmişte yaptığımız yanlışlardan dolayı özür diliyoruz" sözleri Türk'e aittir. Dün yayında bu sözlerle DTP kadrolarının halka siyaseti iyi anlatamamasını kastettiğini söyledi. DTP kadrolarıyla DTP yönetiminin dünyaya farklı bakması, bu sorunun nedeni olabilir.
3- DTP'nin hitap etmek istediği kitleye karşı inandırıcılık sorunu var. Yıllarca hapis yatan Orhan Doğan'ın "Dört Kürt seçmenden üçünün oyunu alamıyoruz" yakınması bu sorunu en iyi anlatan cümle. Türk, "Türkiye partisiyiz" sözüyle yalnızca Kürt kökenli seçmene hitap etmek istemediğini söylüyor. 'Dünya değişiyor, Ortadoğu yeniden şekilleniyor, Türkiye de Kürt sorununu çözerek değişmeli' diyor. Oysa mevcut siyasetiyle, diğer seçmen kitlesi bir yana Kürt kökenli seçmen oylarının bile ancak çeyreğini alabiliyor. Bunun anlamı, kendi tahminlerine göre her dört Kürt kökenli seçmenden üçünün oylarını etnik kökenlerine göre değil, her çağdaş, çok partili sistemde olduğu gibi siyasi tercihlerine göre kullandığıdır. Türk ve DTP'lilerin bu açıdan hatanın kendilerinde ve bugüne dek izledikleri siyasette mi olduğu konusunu gündemlerine almasındadır. Hata, belki de PKK ile arasında mesafe koymak bir yana, dağda silahla gezen PKK'lılar üzerinden siyaset yapma çabasındadır. Söylem-eylem farkı derken en çok yasal siyasetin yasadışıı siyaset üzerinden sürdürülmek istenmesi kastediliyor çünkü.
4- DTP'nin yalnızca söylem-eylem farkında değil, söyleminin tutarlılığında da inandırıcılık sorunu var. Türk, dünkü yayında 'Tabii Kürtlerin kendi içinde ne istediğine karar vermesi lazım, Kürtler içinde diyalog da gerekiyor' yaklaşımını birkaç kez vurguladı. Bunun üzerine 'Çoğulcu sistemde herkes siyasi tercihine göre oy kullanır, etnik tercihine değil. Bu etnik milliyetçilik değil mi?' sorumuza doyurucu yanıt veremedi. DTP, Türkiye partisi olmak istiyorsa, PKK ile arasına mesafe koyma ve bu Kürtçülük merkezli bakışı terk etmek zorunda değil mi?
DTP Genel Başkanı Türk'ün, Ankara'daki son kurutayda söylediği önemlidir. DTP'nin yüzde 10 barajını gerekirse bağımsız adaylarla aşarak Meclis'e girmek istemesi olumlu bir gelişme. Fikirlerin dağda silahla söylenmesindense, Meclis kürsüsünden ifadesi gerekli.
Burada Türk'ün "Ne söylersek dava açılıyor" yakınmasına hak verilmeli. Avrupa Birliği uyum sürecinde Meclis tarafından gerçekleştirilen reformlardan beklenen özgürlüklerin gelişmesi, fikir ifadesinin yerli yersiz açılan davalarla engellenmesi sonucu gerektiği gibi vücut bulamıyor.
Ama DTP'nin hem kendi kitlesi, hem de genel seçmen kitlesi nezdindeki görüntüsünü aklaması için ciddi bir değişimden geçmesi, inandırıcılık sorununu çözmesi gerekiyor.