Erdoğan, Gazze'ye gidecek de nasıl gidecek?

Erdoğan Gazze'ye gitmek istiyor, gidecek. Bunu da nisan ortası ile Obama'yla Beyaz Saray'da buluşacağı 16 Mayıs arasında bir tarihte yapmayı tercih edebilir.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry neredeyse bir ay içindeki ikinci yüz yüze temaslar için bugün Türkiye’ye bekleniyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Tayyip Erdoğan ile yapacağı temaslarda Ortadoğu Barış Süreci’nin ön planda olacağı anlaşılıyor. ABD Başkanı Barack Obama’nın bizzat devreye girmesi sonucu Başbakan Erdoğan’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’den özrünü kabulünün ardından ABD Türkiye’nin yeniden Mısır’la birlikte ve eskisine göre daha etkin olarak devrede olmasını istiyor.

Netanyahu’nun 2010 yılında İsrail ablukası altındaki Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisindeki 9 Türk vatandaşının İsrail askerlerince öldürülmesinin özründen bu yana da Erdoğan Gazze ziyaretini seyahat planları arasına almış bulunuyor. Bunun iki amacı var. Bir tanesi, Gazze’deki Filistinlilere yalnız olmadıkları mesajını vermek, diğeri de İsrail özrünün siyaseten tadını çıkarmak. Ancak yeniden seçilen Hamas lideri Halid Meşal’i çok memnun edecek bu gelişme ne İsrail’in hoşuna gidiyor ne de Hamas dışındaki Filistinlilerin.

Nitekim özrün hemen ardından ‘ismini vermeden’ İsrail’in sağcı/şahin Jerusalem Post gazetesine bilgi veren Ramallah’taki bir Filistin kaynağı, Erdoğan’ın Filistin ziyaretini sadece Gazze ile sınırlı tutmasından memnun olmayacaklarını söylemişti. Filistin’in Ankara büyükelçiliği bunu hemen yalanladı, ama maksat hasıl olmuş, mesaj yerine ulaşmıştı. Çünkü Ankara, medyanın dahil olduğu bir aktif diplomasi sürecinin içinden daha yeni geçmişti.

Netanyahu’nun Erdoğan’dan özür dilemesinde, bir gün önce, 21 Mart’ta Danimarka’nın Politiken gazetesinde yayımlanan bir mülakatın payı olmuştu. Gazetenin Erdoğan’ın Siyonizm üzerine sözlerinden geri adım attığı başlığıyla yayımlayıp İsrail ve Amerikan basınının da öyle alıntıladığı sözleri, Obama’nın Netanyahu’ya özür diletip, Erdoğan’a da bunu kabul ettirmesinde pay sahibi olmuştu. Diplomatik kuliste, bu mülakatın Amerikan, Danimarka, Türk ve İsrail diplomatik kanallarının dahil olduğu birkaç günlük zorlu bir süreç sonucu mümkün olduğu konuşuluyor. Yani Jerusalem Post haberi de tıpkı Politiken mülakatı gibi siyasi mesaj vermekte işe yaramış olabilirdi.

Nitekim bu gelişmelerin ardından Doha’da 26-27 Mart’ta düzenlenen 24’üncü Arap Birliği zirvesinde Davutoğlu’nun yanına gelen Filistin’in El Fetihli devlet başkanı Mahmud Abbas, sohbet arasında Erdoğan’ın Gazze’yi ne zaman ve nasıl ziyaret edeceğinin belli olup olmadığını sormuş. Bilgi aldığımız diplomatik kaynaklara göre, Davutoğlu da henüz bu konuda bir çalışma yapılmadığı, belli olmadığı yolunda bir cevap vermiş. Bu belirsizlik durumu, bu yazının yazıldığı 5 Nisan itibariyle geçerliydi.

Yani Erdoğan Gazze’ye gitmek istiyor, gidecek. Bunu da nisan ortası ile Obama’yla Beyaz Saray’da buluşacağı 16 Mayıs arasında bir tarihte yapmayı tercih edebilir. Ancak hem takvim hem de mevcut koşullar bu durumu kolaylaştırıcı yönde değil.

Örneğin, Mavi Marmara kurbanlarının tazminat görüşmeleri bu hafta, 11-12 Nisan’da Türkiye’de başlıyor. (Bu arada bir ailenin tazminat parasını Hamas ve İslami Cihad’a bağışlayacağını söylemiş olmasının zaten çetrefil olan durumu biraz daha karıştırdığını da tahmin edersiniz.) Bu aşamadan sonra diplomatik ilişki düzeyinin yeniden yükseltilmesi ve karşılıklı büyükelçi atanması süreci başlayacak ki bunun da haziran sonuna dek tamamlanabileceği tahmin ediliyor. Bir de coğrafi sorunlar var. Filistin biliyorsunuz iki parça; Gazze’de Hamas, Ramallah’ta Fatah egemenliği var ve İsrail toprağından geçmeden birinden diğerine gidiş mümkün değil. Başbakan İsrail egemenliğiyle muhatap olmadan yalnızca Gazze’ye gitmek isterse, Mavi Marmara’nın izlediği denizyolunu bir kenara bırakırsak, geriye Mısır’a inip, Refah kapısından giriş yapması kalıyor.

Gazze’ye gitmişken onları kırmayıp bir de Ramallah’a gitmesi durumunda İsrail topraklarından geçmek zorunda. Üçüncü bir tercih, ki bu aslında herkes için orta yol sayılacak, Erdoğan’ın hazır oralara gitmişken, önceden yaptığı gibi İsrail’in Ben Gurion Havaalanı’na inip Gazze’yi de Ramallah’ı da İsrail’i de ziyaret etmiş olması. Bu aynı zamanda normalleşme sinyallerinin de Türkiye’nin Hamas’ı barış sürecine ikna etme niyetinin de en güçlü işareti olacak. İzlemekten hoşlananlar için çok ilginç bir diplomasi oyunu devam ediyor.