Erdoğan, Gül için 367 istedi

Başbakan Erdoğan, Ağrı'da yeni Meclis'te cumhurbaşkanı seçmek için 367 sandalye istedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dün Ağrı'da yaptığı konuşma cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi konusunda havlu attığı şeklinde yorumlanabilir. Erdoğan, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve 22 Temmuz seçiminde halkın önüne 'iki sandık' konulması fikrini, Anayasa Mahkemesi'nin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül için yapılan ilk tur seçimi 'Oylama için 367 mevcut' gerekir' diyerek bozmasına misilleme olarak ortaya atmıştı.
Dün Ağrı'da şunları söyledi: "Şimdi seçim sonrası için '367 olmadan cumhurbaşkanlığıyla ilgili seçim başlamaz' diyorlar. Halkım 367'nin üzerindeki oyu AK Parti'ye vermek suretiyle bunlara gereken dersi verecek. Bu millet, TBMM'yi kimlere, nasıl, hangi oyla teslim edeceğini iyi biliyor."
Yani? Yanisi şu: 1- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in referandum süresinin kısaltılması değişikliğini vetosu, 2- Küskün AK Partililerin meydana getirdiği risk nedeniyle Meclis'i (hem de seçim kampanyasını keserek) yeniden toplamanın zorluğu, 3- Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanını halkın seçmesi değişikliğini bütünüyle iptal etmesi ihtimali gibi nedenlerle, Başbakan Erdoğan Ağrılılara söylediği gibi "Sizin gibi yaşayan" cumhurbaşkanı seçtirme umudunu Meclis'e bırakmış durumda. Başbakan böylelikle Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü mü kast ediyor? Muhtemelen evet.
Ancak, seçim bu olur ya, özellikle köy-kasaba ölçeğinde yüklenilen 'Dindar cumhurbaşkanı seçtirmediler' kampanyası ve Genelkurmay bildirilerinin sonucu ortaya çıkan tepki oyları AK Parti'ye 367 sandalye getirmez ise ne olacak? Yeni bir seçime gidilmesini istemiyorsa, Erdoğan CHP ve MHP ile uzlaşmak durumunda kalacak ve o durumda Gül'ün cumhurbaşkanlığı ihtimali zor. Erdoğan bir dediğini daha yaptıramamış kalabilir.
Başbakan'ın küskün AK Partililere ne kadar güvenemeyeceği dünkü bir başka gelişmeyle ortaya çıktı. AK Partili 105 küskün, tam da bugünkü MGK öncesinde bildiri yayımlayarak, Başbakan Erdoğan'ın Irak'a harekât yetkisi almak amacıyla Meclis'i toplamak istemesi durumunda destek vereceklerini açıkladılar. Meclis'in toplantıya çağırılması için 110 imza gerektiğini ve 160'tan fazla küskün AK Partili olduğunu kaydetmek gerek.

* * * * *
DTP'li senaryo
Başbakan Erdoğan geçen hafta CNN Türk'te DTP ile işbirliğine kapıyı kapatmama çizgisine, önceki akşam yine CNN Türk'te ince ayar yaptı. Dün Hürriyet'te Ertuğrul Özkök'ün de vurguladığı gibi bir kayıt getirdi. Bu kayıdın, PKK'yı arka bahçesi gibi görme anlayışını terk ederek, Bulgaristan'daki Halklar ve Özgürlükler Hareketi çizgisine gelmesi olduğu açıklaması var elimizde. Başbakan'ın ifadesi açıkça DTP'nin HÖH gibi olmadıkça onunla koalisyon kurulmayacağına odaklı. Oysa konuşulan senaryolar koalisyon değil, cumhurbaşkanlığı seçimi odaklı.
Gerçi Başbakan dün Ağrı'da seçime bağımsız girecek DTP'lileri kast ederek, onlara verilecek oyun boşa gideceğini öne sürdü. Ama Türkiye'de bu tip propaganda tıpkı dozu abartılmış irtica söyleminin AK Parti lehine işlemesi gibi, ters tepebilir.
Ankara'da konuşulan senaryo, 22 Temmuz Meclisi'nde, AK Parti'nin ola ki 367 sınırına yaklaşır da geçemezse, eksiği (CHP-MHP koalisyonu ihtimaliyle korkutarak) DTP'lilerle kapatacağı yönünde.

* * * * *
CHP ve MHP cepheleri
CHP lideri Deniz Baykal bugün seçim bildirgesini açıklayacak. Nisan ayı boyunca Cumhuriyet mitinglerinin de getirdiği rüzgârla toparlanan CHP, AK Parti tarafından yürütülen 'Dindar cumhurbaşkanı' kampanyasına karşı yeni bir atılımı bu bildirge ve AK Parti ve MHP'den az sayıdaki mitinglerle yapacak mı? Genelkurmay bildirileriyle oluşan havanın CHP'ye kaybettirmese bile, özellikle kırsal kesimde ve dindarlık temelinde AK Parti'ye tepki oyu kazandırdığı yorumları yapılıyor. Bu nedenle CHP'nin dikkati ideolojik kamplaşmadan hükümet icraatına çekmesi beklenebilir.
MHP'nin, artık AK Parti tahminlerinde dahi barajı geçtiği bildiriliyor. MHP lideri Bahçeli'nin Hürriyet'ten Enis Berberoğlu'na söylediği gibi koalisyon ihtimalini konuşmaya bile yanaşmaması ve örneğin Irak'a operasyon, ABD ve AB ile ilişkiler konularında sergilediği sert tutum, ona yeni oylar getiriyor. Özellikle Kürt göçünün yoğun yaşandığı güney ve batı illerinde MHP ciddi çıkışlar yapabilir.