Erdoğan İncirlik'i, Obama Esad bahsini açtı: Yeni Suriye oyun planı

Türkiye'nin IŞİD'i vurup İncirlik'i açmasıyla kurulan yeni oyun planında "IŞİD'ten arındırılmış bölge" yanı sıra Esad ve ailesinin Suriye dışına çıkarılıp, rejimin reformlarla güçlendirilmesi de var

Gelin olanlara başka açıdan bakalım.

Türk F-16’larının Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünü Suriye’de vurması, evet bir gün önce, 23 Temmuz’da sınırda devriye gezen askerlere ateş açılıp bir astsubayın şehit edilmesine misillemedir.

Ama aynı zamanda Türkiye’nin ABD önderliğindeki IŞİD-karşıtı koalisyonun hava harekâtına ilk katkısıdır; Türkiye artık bu operasyonun bütünüyle içindedir. 24 Temmuz gecesi hem Suriye’de IŞİD, hem de Irak’ta PKK vuruldu. 25 Temmuz’da operasyonlar yeni dalgalarla devam etti.

***

Diyarbakır’dan kalkan üç F-16’nın 24 Temmuz sabahı 03.40 ila 03.53 arası Türkiye sınırına yakın Havar köyündeki 3 IŞİD mevziisine 4 güdümlü füze fırlatması, Amerikalıların pek sevdiği deyimle bir “Game changer” yani “Oyunun gidişini değiştirici” özellikte bir eylemdir.

Birkaç saat önce, 23 Temmuz gecesi Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında yapılan güvenlik toplantısında kararlaştırılmıştır.

Bundan birkaç saat önce, İncirlik (ve muhtemelen Diyarbakır) hava üslerinin ABD önderliğindeki anti-IŞİD koalisyonu kullanımına açılması için Bakanlar Kurulu kararı imzaya açılmıştır.

***

Onun hemen öncesinde, ABD Başkanı Barack Obama’nın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile önemli bir telefon görüşmesi vardır; İncirlik kararının o görüşmeden sonra imzaya açıldığı anlaşılıyor.

Ayrıca o görüşmede, daha önce Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve ABD’nin IŞİD ile Mücadele Özel Temsilcisi John Allen arasındaki teknik müzakerelerde konuşulan bazı başlıkların en üst düzeyde karşılıklı teyit edilmiş olduğu da anlaşılıyor.

AK Parti hükümetlerinin 2011 yazından bu yana izlediği Suriye politikası artık geçersizdir, ortada yeni bir durum, yeni bir oyun planı vardır ve bu ABD’nin Suriye politikası bakımından da geçerlidir.

***

Aslında koalisyonun parçası olan, ama daha çok “yabancı terörist savaşçıların” sınır geçişlerinde işbirliğine başlayan Türkiye daha önce İncirlik’i IŞİD’e karşı hava operasyonlarına açmak için ne istiyordu, hatırlayalım:

1- IŞİD’i devirmek için mücadele, Esad’ı devirmek için mücadele ile eşit önemde sayılmalıydı,

2- Suriye topraklarında “uçuşa yasaklı, güvenli bölgeler” oluşturulmalıydı,

Sonradan buna PKK ile mücadele de eklendi ama zaten bu şartlar bu şekliyle kimseden kabul görmedi.

***

Çünkü Şam rejiminin baş destekçileri İran ve Rusya idi…

ABD, İngiltere ve Fransa BM üyesi bir rejimi devirmek için resmen taahhütte bulunmak istemiyorlardı; bu yüzde kimse Rusya ile bir çatışmayı göze almazdı.

Ayrıca Esad’ın ortadan kalkması ile doğacak iktidar boşluğunu El Kaide’nin Suriye kolu El Nusra ve IŞİD gibi terör ve çıplak vahşeti siyaset edinen örgütlerin el koyacak olması herkesin kâbusu olurdu.

***

Öte yandan Suriye de işlerin böyle gitmesi mümkün görünmüyordu.

Esad Rusya ve İran’dan aldığı bütün yardıma rağmen ülkenin Şam ve civarı dışında Akdeniz sahil bölgesindeki bazı yerlerini kontrol altında tutabiliyordu.

Öte yandan Suriyeli mülteciler sorunu İkinci Dünya Savaşı boyutlarına ulaşmıştı ve Avrupa’ya geçiş yollarından biri üzerinde bulunan NATO üyesi Türkiye bunun bütün yükünü çekiyordu; bu durum BM raporlarına yansıyordu.

***

Türkiye’nin Suriye’deki IŞİD’i havadan vurması ardından söz konusu olan yeni oyun planında, evet Türkiye’nin ısrarcı olduğu türden bir güvenli bölge yok, ama Türkiye’yi de ABD’yi de tatmin edecek türden bir ara formül var.

Hürriyet Daily News Ankara Temsilcisi Serkan Demirtaş’ın haberinden okuyoruz ki, tam bir isim takılmamış olsa da buna “IŞİD’den arındırılmış bölge” demek mümkün.

Kuzey hattını Türkiye sınırının oluşturduğu yaklaşık 40 kilometre derinliğinde, Cerablus ve Mare arasında 98 kilometre enindeki bir bölgenin IŞİD’cilerden temizlenmesine öncelik verecek Türkiye ve ABD dâhil koalisyon güçleri.

***

Bunu yapabilirlerse, burası Özgür Suriye Ordusu denetimine bırakılacak, gerekirse topçu birlikleri ve hava desteğiyle koruma sağlanacak.

Bu bölge mülteci barınma, konaklama ve geliş-geri dönüş trafiği için kullanılacak.

Yeni oyun planının IŞİD kısmı bu.

***

Gelelim Esad kısmına: ABD ve Avrupalı oyun kurucu ülkeler bünyesinde bir plan 2015 başlarından itibaren geliştirilmeye başladı.

Buna göre Esad ve ailesi Suriye dışına çıkarılacak, ama rejim kalacaktı. Böylece hem o gitmedikçe sorunların bitmeyeceği anlaşılan Esad’ın denklemden çıkacağı, hem de iktidar boşluğu nedeniyle (Davutoğlu’nun deyimiyle) “aşırılıkçı” örgütlerin bölgeyi daha da büyük felaketlere sürüklemesinin önüne geçilecekti.

Baas rejimi ise reformlarla güçlendirilerek katılımcı bir şekle “dönüştürülecekti”.

***

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, bu plan önce Ruslara, onlardan itiraz gelmemesiyle da, Mayıs sonlarında Cenevre’de nükleer görüşmeler henüz devam ederken İranlılara açıldı.

Nükleer anlaşmanın ilanı ardından İran’dan Esad’a mecbur olunmadığı yolundaki açıklamaları yabana atmamak gerekiyor.

Ortada bir büyük sorun var ki, ne Rusya, ne İran Esad’ı ülkesine kabul etmek istiyor.

***

Ama gelin görün ki, Erdoğan ile görüştükten, İncirlik üssünün açılışıyla yeni bir Suriye oyun planını uygulayabileceğini gören Obama 23 Temmuz’da İngiliz yayın kurumu BBC’ye önemli bir mülakat verdi.

Buna göre Suriye sorunu iki kısımda ele alınmalıydı.

Birinci kısımda IŞİD’in geriletilmesi, yabancı terörist savaşçı trafiğinin durdurulması vardı ki, burada Türkiye ve Ürdün’ün işbirliği çok değerli olacaktı.

İkinci kısım içinse şöyle bir cümle kurdu: “Esad, Ruslar ve İranlıları, Suriye’nin bütün bölgeyi çok daha uzun ve kanlı bir çatışmanın içine çekmemesi için siyasi bir geçiş döneminin gerektiğini kabul etmeye ikna etmemiz (lazım).”

***

Suriye sahnesindeki yeni oyun planı bu.

Ama operasyona dair iki ayrıntıya değinmek gerekiyor bitirmeden önce:

Birincisi Türk jetlerinin Suriye hava sahasını ihlal etmediği, füzeleri sınır hizasından atıp döndüğü ayrıntısı… Burada Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in olabildiğince Suriye topraklarına girmeme titizliğinin izleri görülebiliyor.

İkinci ayrıntı da F-16’ların Diyarbakır’dan havalandığı sabaha karşı saatlerde 16 ilde aynı anda, sadece IŞİD’e değil, PKK ve DHKP-C’ye yönelik polis operasyonlarının başlatılması; içeride ve dışarıda eşzamanlı güvenlik operasyonu bildiğimiz kadarıyla ilk defa Davutoğlu hükümetince icra edildi.

***

Bu yeni bir aşama ve buna bir isim de bulunmuş: Önleyici savunma.

Şu demek oluyor ki, artık IŞİD’i vurmak için onun Suruç’a intihar bombacısı gönderip 31 kişiyi öldürmesi, ya da sınırın dibine kadar gelip devriyelere ateş açması beklenmeyecek.

Görüldüğü üzere, ağır silah, mühimmat ve eleman yığılması tespiti üzerine harekâta geçilecek.

***

Ama bu sadece IŞİD için değil, hem Davutoğlu, hem Erdoğan’ın ağzından çıktığı üzere “bütün terör örgütlerini” kapsıyor.

Her ikisi de IŞİD örneğinin sadece “başlangıç” olduğunu vurguladılar.

Tabii Ceylanpınar’da polis şehit edilmesinin PKK tarafından üstlenilmesi, ya da Okmeydanı’nda otomatik tüfekle yürüyüş yapılması gibi örneklerden yola çıkılıp barışçıl protestoların da bastırılmasına dek gider mi uygulama da bu kararlar? Onu göreceğiz.