Erdoğan sadece Davutoğlu ve Babacan'ı andı

Radikal yazarı Murat Yetkin AK Parti Olağanüstü Büyük Kongresi'nden izlenimlerini aktarıyor...
Erdoğan sadece Davutoğlu ve Babacan'ı andı

- Ahmet Davutoğlu yanında eşi Sare hanımla salona girdi. Salondaki izleyiciler, delegeler tezahüratta ama asıl coşku herhalde seçilmiş Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a saklanıyor. Coşku daha çok yüksek sesle yapılan müzik yayınıyla artırılıyor. Sunucunun "Coşkumuzu görmek istiyoruz" anonsu değil, Erdoğan'ın salon dışındaki görüntüsü kitleyi canlandırıyor.

- AK Parti ilk defa bir "Olağanüstü Büyük Kongre" yapıyor. Bu bir yarış değil, bir görev devir teslim töreni. Devredilen ise liderlik değil, genel başkanlık. Ortada bir yarış, rekabet yok. AK Parti, kongresinin 'demokratik yarış' olmasından çok tek adayla kongreye gidiyor olmakla övünüyor.

- Ankara Arena'da asılı tek bir resimli pankart var. O da Ahmet Davutoğlu'nu Tayyip Erdoğan'ın yanında, onun baktığı yere bakarken gösteriyor. Altında da "Yolumuz Yolunuzdur" yazıyor... Bu pankart durumu anlatıyor: AK Parti kendisine yeni bir lider bulmayı değil, liderin yerini doldurma iddiasından çok onun işaret ettiği yönde parti ve hükümeti idare edecek bir yönetici arıyor.

- Erdoğan salon dışında konuşmaya başlayınca içerisi de hareketleniyor. Erdoğan'ın neden kendisini parti gündeminden düşürmek istemediği ortada; kitle ancak Erdoğan'la gerçekten coşup hareketleniyor. Zaten Erdoğan'ın, "Bu bir veda değildir" sözü en çok alkışı alıyor. Davutoğlu gerçekten ağır bir iş üstleniyor.

- Kongreyi açış konuşmasını Süleyman Soylu yapıyor. Soylu AK Parti'nin kuruluşu ve ilk iktidar yılları sırasında ona muhalefet eden Demokrat Parti'nin genel başkanlığını yapmış bir isim. AK Parti'ye katılımı yüzde 50'lik 2011 seçiminden yaklaşık bir yıl sonra, 2012'de oldu. Bu bile tek başına artık AK Parti davasının Recep Tayyip Erdoğan davası olduğunun işareti sayılabilir. "Davaya" ömrünü vermiş siyasetçiler Kongre'yi sessizce izliyor. Erdoğan ve AK Parti davasını tanıtmak görevinin Süleyman Soylu'ya verilmesi, yaşanan değişimin göstergelerinden birisi.

Ak Parti 1. Olağanüstü Büyük Kongresi


TERLEYEN BASIN GÖREVE!

- AK Parti Kongresi'nin yapıldığı Ankara Arena'daki güçlü klima sistemi, dışarıda 32 derecelik Ağustos sıcağı ve binlerce katılımcının etkisiyle yetersiz kalıyor. Emine Erdoğan elindeki yelpaze ile hem kendisini, hem solunda oturan seçilmiş cumhurbaşkanı eşini serinletmeye çalışıyor. Kongreyi izleyen gazetecilerin imdadına ise kuşe kartona basılmış Kongre Program Broşürü yetişiyor. Bu da gazeteciler arasında Erdoğan'ın "Terleyen Cumhurbaşkanı" tabirine atfen "Terleyen basın" esprilerine yol açıyor.

- Erdoğan konuşmasının yarısına geldi, şimdiye dek halefi ilan ettiği Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu dışında adını andığı tek hükümet üyesi, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan oldu. Bu acaba anlaşma sağlandığına, Babacan'ın ekonominin dümeninde kalacağına dair bir işaret mi? Tabii Maliye Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı'nın kim olacağı, faizlerin Erdoğan'ın istediği keskin şekilde düşürülüp düşürülmeyeceği de önemli, ama gözler asıl Babacan'da. Cuma günü Davutoğlu'nun kabinesi açıklandığında göreceğiz.

'İHTİLAF OLMAYACAKTIR'
- Davutoğlu'nun sadece tarih ve ideoloji düzeyi değil, ajitasyon ve hitabet tonu da yüksek konuşmasından önemli bir siyasi mesaj da çıktı: Seçilmiş cumhurbaşkanı ile seçilmiş başbakan arasında ihtilaf çıkmayacaktır.
Bu mesaj AK Parti'nin yeni döneminde aşmak zorunda olduğu önemli bir tehlikeye de işaret ediyor. Neticede hükümetteki partiden daha çok oyla seçilmiş bir cumhurbaşkanı olacak Erdoğan. Anayasa değişmediği durumda, Cumhurbaşkanı ile hükümet arasında tam uyumun gerekli olduğu, aksi halde aksamaların yaşanabileceği ağır bir yükü üstlendiğinin farkında Davutoğlu.