Erdoğan sorunları topluca mı, birer birer mi aşacak?

Başbakan Erdoğan, ikinci iktidar dönemine başlarken, parti içinde liderlik sınavı veriyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın önceki gün akşam saatlerinde yaptığı bir dizi toplantı, Ankara'daki siyasi havayı hareketlendirdi. Başbakanın seçim yorgunluğunu atmak için kısa tatilinden dönüşünde Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Meclis Başkanı Bülent Arınç ile buluşması, haberi duyan yerli yabancı bütün Ankara sakinleri tarafından doğrudan cumhurbaşkanı seçimi ile ilişkilendirildi. Erdoğan'ın dün komuta heyetiyle Yüksek Askeri Şûra toplantısına katılacak olması bu kanıyı güçlendirdi.
Doğru olsun olmasın, siyasetteki güncel algılama böyle: En önemli konu cumhurbaşkanı seçimi olarak değerlendiriliyor.
İşin gerçeği de bu. Örneğin, Dışişleri Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı personeli dışında pek az kişi Bakanlar Kurulu'nun nasıl şekilleneceği ile ilgili. Bu iki güzide kurumumuzun özellikle yönetim kademelerindeki bu ilgi de yine cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili. Acaba, Gül cumhubaşkanı olursa Dışişleri'ne Ali Babacan gelir mi?' Merak edilen bu.
Bu kurumlar dışında Bakanlar Kurulu'nun nasıl şekillenebileceği ile ilgili az sayıda kişi arasında Meclis Başkanı da olabilir, Ankara kulislerinde konuşulana göre. Arınç'ın cumhurbaşkanı olmaktan umudunu kesmek zorunda kalmasının ardından bir daha Meclis Başkanı olmak istemediği biliniyor. En azından bu yönde kamuoyuna beyanı oldu.
Bu durumda Arınç'ın siyasi hayatına düz milletvekili olarak devam etme seçeneğinin listenin en sonunda olmasını beklemek lazım. Bir süredir yakın çevresinden basına sızan bilgilerde Arınç'ın Milli Güvenlik Kurulu üyeliği olan bir bakanlık koltuğuna hayır demeyebileceği söyleniyor. MGK üyesi bakanlar; Milli Savunma, Dışişleri, İçişleri, Adalet bakanları ve başbakan yardımcıları. Arınç, tabii örneğin cumhubaşkanlığı için geçen nisan ayında adı geçen MSB Vecdi Gönül'ün işini de yapabilir. Ama Abdüllatif Şener'den boşalacak başbakan yardımcılığı da pekâlâ MGK üyeliğine uygun olabilir. Başbakan Erdoğan bu durumda yeni yol arkadaşı Ertuğrul Günay'a uygun başka bir mevki bulabilir pekâlâ.
Bütün bu unsurlar bilikte değerlendirilirse, Erdoğan-Gül ve Arınç arasındaki temasın ana konusunun Gül'ün cumhurbaşkanı seçiminden çok, Arınç'ın yeni konumu olduğunu söylemek de mümkün.
Ama bu ihtimal bile, asıl konunun Gül'ün 11. cumhurbaşkanı seçilip seçilemeyeceği olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
AK Parti'yi yakından izleyen gözlemcilere sorarsanız, Gül'ün partide yükselen 'yeni gerginlik olmasa' anlayışı çerçevesinde adaylıktan çekilme ihtimali var idiyse bile, son tartışmalardan sonra bu ihtimal ortadan kalktı; kalkmasa bile çok azaldı. Bu görüşe göre, özellike MHP lideri Devlet Bahçeli'nin '367 engeli çıkarmayız' demesi ardından, CHP lideri Deniz Baykal'ın 'Bu durumda elimizden bir şey gelmez, ama Gül olmasın' beyanı ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 'Sözümüzün arkasındayız' demesi Gül'ün ve Erdoğan'ın işini zorlaştırmış olabilir.
Dün 'Gül cumhurbaşkanı olmayacaksa, neden Meclis Başkanı olmasın?' sorusu da sorulur oldu Ankara'da. Bazı AK Parti yöneticileri bu soruya, 'Neden olmasın, gayet de yakışır' türü yanıtlar verirken, bazıları Gül'ün itibarı yerinde olsa da bu mevkiyi Dışişleri Bakanı-Başbakan Yardımcısı koltuğuna göre pasif bir mevki sayabileceği, ayrıca bu durumun 22 Temmuz seçimlerinde bir yerde Gül için de oy veren seçmene anlatmanın iyi bir yolunu bulmak gerektiğini söylüyorlar.
Tabii bu iş de Erdoğan'a düşecek.
Aslında şu söylenebilir: Erdoğan,bu ikinci iktidar dönemine ağır bir liderlik sınavı ile başlıyor.
Bu zorlu sınav, 4 Ağustos'taki yemin töreni ardından Meclis Başkanlığı süreci başlıyor. Beş-dokuz Ağustos'ta adaylar belli olacak, takip eden beş gün ise en azla dört tur seçime ayrılmış. Bakalım Erdoğan'ın başkan adayı kim? Erdoğan'ın şimdiye dek yöntemi hep sorunları topluca değil, birer birer çözmek oldu.
Ne zaman toplu çözümlere gittiyse, istediği sonucu alamadı. Bunun somut örneği geride bıraktığımız başarısız cumhurbaşkanlığı seçimi oldu. Bakalım bu defa önce Meclis Başkanı, sonra sırasıyla diğerleri mi diyecek? Doğrusu zor bir sınav, zor bir karar aşamasında.