Erdoğan, Türkiye'yi büyükşehir gibi yönetmeye hazırlanıyor

Başbakan Tayyip Erdoğan, bakanların sorumluluk alanlarında yapacağı değişikliklerle, Türkiye'nin altyapısına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde uyguladığı modeli uyarlama yolunda hazırlık yapıyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan, bakanların sorumluluk alanlarında yapacağı değişikliklerle, Türkiye'nin altyapısına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde uyguladığı modeli uyarlama yolunda hazırlık yapıyor.
Hazırlığın iki aşaması var. Birinci aşama, başlarında zaten Erdoğan'ın belediye ekibinde önemli görevler üstlenmiş enerji ve ulaştırma bakanlıklarının görev alanlarını yeniden tanımlama ve bunların doğrudan icraata yönelik alanlarda yoğunlaşmasını sağlama. İkinci aşama ise, ortaya çıkan yeni ihtiyaç ve anlayışlar çerçevesinde yeni bir bakanlık oluşturma. Bu üçüncü bakanlığın başına da yine İstanbul Belediyesi döneminden tanıdığı kendi icraat anlayışında bir isim getiriliyor.
Bu isim Veysel Eroğlu. Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki su ve kanalizasyon işleri (İSKİ) Genel Müdürlüğü'nü yürüten ve 58 ve 59'uncu AK Parti hükümetleri döneminde Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü olarak devlet görevinde bulunan Eroğlu, 22 Temmuz seçimlerinde AK Parti Afyonkarahisar milletvekili seçilmişti.
60'ıncı hükümette Çevre ve Orman Bakanı görevine getirilen Eroğlu, bakanlığının teşkilat yasasının çıkmasıyla birlikte bu yeni görevler üstlenecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan da baraj, hidroelektrik santrali ve sulama sistemlerinin yapımıyla ilgili DSİ sorumluluğunu alacak olan Eroğlu'nun bakanlığına kamuoyunda şimdiden 'Su Bakanlığı' adının takılması biraz da bu yüzden. Küresel ısınma ile birlikte Türkiye'nin su kaynaklarının sıkı kontrolüyle ilgilenecek bu bakanlığa, şehirlerde artan su ihtiyacının tek merkezden denetimini sağlamak amacıyla şehircilik sorumluluğu da verilecek. Aynı çerçevede, şehirlerde toplu konut alanı faaliyetinden sorumlu olan Başbakanlığa bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) bu yeni bakanlığa bağlanıp bağlanmayacağı henüz belli değil.
Bu yeni bakanlığın adı, muhtemelen 'Çevre, Şehircilik ve Su bakanlığı' olacak. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın ormancılıkla ilgili işlevi ise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 'tabii kaynaklar' işleviyle birleştirilerek adı muhtemelen 'Orman ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı' olan yeni bir bakanlık kurulacak. Yani bu reorganizasyon çerçevesinde iki yeni bakanlıkla ilgili yasal düzenleme yapılacak.
Bu düzenlemelerle Enerji Bakanlığı, doğrudan icraata yönelik olarak yalnızca enerji üretim ve dağıtım işinden sorumlu olacak. Erdoğan'ın belediyecilik döneminde, İstanbul Gaz Dağıtım (İGDAŞ) şiketinin başında bulunan Hilmi Güler de 58 ve 59'uncu hükümetlerde olduğu gibi, 60'ıncı hükümette de Enerji Bakanlığı'nın başında. Baraj ve sulama kanalı yapımı ve maden aramacılığı gibi faaliyetleri devreden Güler'den Eroğan'ın önemli beklentileri arasında nükleer enerji santralları ve boru hattı projelerinin tamamlanması var.
DSİ'nin önemli faaliyetleri arasında olan tarım sulamacılığının, Tarım Bakanlığı ya da Bayındırlık Bakanlığı'na devredilip devredilmemesi konusunda da halen bir kesinlik yok.
Erdoğan'ın İstanbul belediyecilik dönemindeki İstanbul Deniz Otobüs (İDO) İşletmesi Genel Müdürü Binali Yıldırım, zaten bir önceki hükümette de Ulaştırma Bakanı olarak görev yapmıştı. Yıldırım'ın özel hava ulaştırmasının yaygınlaştırılması ve yıllardan sonra yeniden demiryollarına yatırım yapılması gibi uygulamaları Erdoğan tarafından seçimlerde propaganda mazemesi yapılmıştı. Ancak Erdoğan, bölünmüş ya da kendi deyişiyle 'duble' yolların daha hızla yaygınlaşması ve karayolu inşaatının tek merkezde toplanması için bir düzenlemeye gitmeye karar verdi. Buna göre, Türkiye'nin en yaygın teşkilatlarından birine sahip Karayolları Genel Müdürlüğü, Bayındırlık Bakanlığı'ndan bir genelgeyle alınarak Ulaştırma Bakanlığı'na bağlandı. Böylelikle, Türkiye'nin ulaştırma altyapısının tamamı, Erdoğan'ın belediyecilik döneminden tanıdığı Yıldırım'a emanet edilmiş oluyor.
Radikal'e bilgi veren resmi kaynaklar, Erdoğan'ın İstanbul gibi ülke büyüklüğünde bir şehirde başarılı olduğuna inandığı altyapı yönetim modelini, 60'ıncı hükümet döneminde Türkiye çapında yaygınlaştırma düşüncesinin, Bakanlar Kurulu'ndaki bu görev değişiklikleriyle gövde bulacağını vurguluyorlar.
Özetle, Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin altyapısını dev bir büyükşehir gibi yönetmeye hazırlanıyor.