Erdoğan'ın Gazze planını Davutoğlu açıkladı

Davutoğlu, Erdoğan'ın Gazze planı diyebileceğimiz ihtimali açıkladı: "Filistinliler uzlaşırsa Gazze'ye Abbas ile gitmek de söz konusu olabilir.
Erdoğan'ın Gazze planını Davutoğlu açıkladı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Erdoğan a ABD de resmen olmasa da başkanlık protokolünün uygulanacağını söyledi.

“Bari siz basına çakmasanız” diyecek oldum, ama Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, öfke ve sitemle şikâyete başladı. Cumartesi günü (20 Nisan) ABD Dışişleri Bakanı John Kerry dahil tam 7 saat Suriye görüşülmüştü. Önemli görüşmelerdi. Ertesi sabah İngiliz Sunday Times gazetesinde küçük bir haber vardı, pazartesi günü Ankara’ya Mavi Marmara tazminatı için görüşmeye gelecek heyetin, aynı zamanda, hem de İran’a karşı saldırılarda kullanılmak üzere, Ankara’daki Akıncı (Mürted) hava üssü için de pazarlık yapacağı, belli bir kaynağa dayandırılmadan öne sürülüyordu. Pek önemsememiş, ama yalanlamışlardı. Ama pazartesi günü bazı gazetelerde bunun büyütülerek birinci sayfadan verildiğini görmüştü, kızgınlığı bunaydı. Bu gazetelerden bazıları Dışişleri’nin yalanlamasını vermemiş, bazılarıysa haberin altına bir detay gibi eklemişlerdi. “Bu bir manipülasyon girişimi” diyordu Davutoğlu ve Türk basınından bu manipülasyona karşı uyanık olmayı beklemek hakkıydı.

Obama görüşmesi

Davutoğlu’nun davetiyle, Suriye konusunun gündemde olduğu NATO toplantılarını izlemek üzere Brüksel yolundayız. Davutoğlu biraz önce Bakanlar Kurulu’ndan çıktı. O toplantıda İsrail’le ilk turu yapılan tazminat görüşmeleri de konuşuldu. Davutoğlu, 2010’da 9 Türk vatandaşının İsrail komandolarınca Gazze yolunda öldürüldüğü Mavi Marmara üzerine görüşmelerin 2011’de çökmesinden hemen önce üzerinde mutabık kalınmış olan metnin güncellenmesi konusunda görüş birliği sağlandığını söylüyor. Tazminat miktarı konusundaysa birkaç ‘karşılıklı yoklama’ dışında konuşma olmamış, henüz.

Ankara, ABD Başkanı Barack Obama’nın ikinci dönem ilk icraatı olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya, Başbakan Tayyip Erdoğan’a 22 Mart’ta özür telefonu açtırmasının gereği, tazminat konusunda da yerine gelmeye başlamadan İsrail’le yeni adımlar atmak istemiyor. Bırakın askeri üs pazarlığını, ABD ile ortaya çıkan Gazze gezisi konusu dahi bunu gösteriyor. Netanyahu’nun özründe Obama’nın yeni dışişleri bakanı John Kerry ve perde gerisinde bütün diplomasiyi yürüten Ortadoğu Koordinatörü Phil Gordon’un büyük payı oldu. Ancak Kerry’nin 21 Nisan basın toplantısında ABD’nin, Erdoğan’ın Gazze gezisinin ‘koşullar daha uygun olana’ dek ertelenmesinden yana olduğunu söylemesi yeni bir durum ortaya çıkardı. Çünkü Kerry bunu aslında görevi almasından beri Türkiye’ye (iki hafta önce, 7 Nisan’da) ikinci gelişinde de söylemişti, ama bunu kamuoyu önünde değil, kapalı toplantıda yapmıştı. Bunu, aslında Gazze’ye nisan sonu-mayıs başı gitmeyi düşünen Erdoğan’ın, 14 Nisan’da geziyi ‘mayıs sonunda’ yapmayı planladığını söylemesi izlemişti. Yani Erdoğan, Gazze ziyaretini 16 Mayıs’ta Beyaz Saray’da planlanan Obama görüşmesi sonrasına bırakmış oluyordu.

Gazze takvimi

Şimdi Kerry’nin bunu tekrar ve kamuoyu önünde söylemesi, eğer Erdoğan’a ABD’yi takmayan, dik duran lider olma özelliğini güçlendirmeyi, özellikle Arap muhataplarına karşı elini güçlendirme amacı taşımıyorsa, Gazze ziyareti ihtimalinden İsrail’in duyduğu rahatsızlığı yansıtmış oluyordu. Aslında Erdoğan’ın yalnızca Gazze’ye gidecek olması, Ramallah’taki Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı da mutsuz edecekti. Gazze’de gücü elinde bulunduran Hamas ve onun lideri Halid Meşal, Abbas’ı Gazze’ye almıyor, malum.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 22 Nisan Bakanlar Kurulu’nun ardından Kerry demecinden duyulan rahatsızlığı dile getirmiş ve kararın Kerry’ye değil, Başbakan’a bağlı olduğunu söylemişti. Başbakan Erdoğan da dün sorulduğunda kısaca “Şık olmadı” yorumunda bulundu, muhalefet yükleniyor bir yandan.

Peki, Kerry’nin sözleri, Başbakan’ın Gazze gezisi takvimini değiştirecek miydi? Davutoğlu’nun buna cevabı, net bir ‘Hayır’ oldu.

Filistinlilerin uzlaşması

Çünkü Ankara için Gazze ziyaretinin belirleyici unsuru Kerry’nin söyledikleri değil, Filistinliler arasındaki uzlaşma görüşmeleriydi. Bu görüşmelerin mayıs başında Mısır’da yapılması bekleniyordu. Zaten günlerdir Türkiye’de bulunan Abbas ile de Meşal ile de Gazze ziyaretinden çok bu görüşmeler konuşuluyordu. Davutoğlu bunları izah ettikten sonra, Erdoğan’ın Gazze planı diyebileceğimiz ihtimali açıkladı: “Filistinliler uzlaşırsa Gazze’ye Abbas ile gitmek de söz konusu olabilir.” Bu ihtimali Kerry ile de Abbas ve Meşal ile de görüşmüştü Türk Dışişleri.

Bu ihtimal, eğer gerçekleşirse, Ortadoğu’da oyunun kurallarını, sahneyi değiştirecek bir gelişme olur. Bu durumda Erdoğan’ın örneğin Ramallah’a gitmesine de, dolayısıyla İsrail toprağına ayak basmasına da gerek kalmayabilir; Abbas’la birlikte, hatta belki Meşal’le üçü birlikte Mısır’ın Refah sınır kapısından Gazze’ye girebilirler. Erdoğan bu arada Meşal’den İsrail’in var olma hakkına dair bir taahhüt de alabilirse, bu yalnız ABD’yi değil, Rusya’dan AB’ye dek dünyanın pek çok siyaset aktörünü memnun eder. Tabii bu aşamada bunlar hep ihtimal, ama meşru zeminde gerçekleşebilecek ihtimaller; tabii bir şekilde Filistinlilere engel olunmazsa.

Erdoğan’ın vermek istediği mesaj açık aslında. İsrail, gönlünden öyle koptuğu için değil, özrün gereği olarak tazminatı ödeyecek adımları atmadan Türkiye İsrail’in Gazze tutumunu meşru gösterecek (Gazze’ye İsrail’den girmek gibi) bir adım atmayacak.

Ancak bu arada, özellikle 16 Mayıs Obama görüşmesi öncesi Erdoğan normalleşme yolunda başka adımlar atmayı, mesela diplomatik ilişkilerin düzeyini ikinci kâtip düzeyinden yükseltmeyi gündemine alabilir. Çünkü Obama görüşmesi Erdoğan için, Türk-Amerikan ilişkileri için önemli bir dönüm noktası olacak gibi görünüyor.

Gündemde yalnızca İsrail, Filistin olmayacak. Suriye hâlâ birinci sırada. Irak sorunu Kürt ve enerji boyutlarıyla ön sırada. Davutoğlu, Kerry’ye Kıbrıs sorununda koşulların yeni adım atmaya müsait olduğunu söyleyerek gündemine almasını önerdiğini söylüyor. Füze kalkanından İran’a dek pek çok konu var arada.

‘24 Nisan’ sessizliği

Davutoğlu, Erdoğan’a resmen olmasa da neredeyse başkanlık protokolü uygulanacağını söyledi Vaşington’da, Erdoğan’ın otelde değil, tıpkı devlet başkanları gibi Blair House-Başkanlık Konukevi’nde kalacağı zaten basına yansımış durumda. Davutoğlu, iki liderin ‘neredeyse bütün bir mesai gününü’ yemekler dahil birlikte geçireceğini söyledi.

Bu temasa ve Türkiye’nin bölgedeki rolüne ABD’nin de önem verdiği anlaşılıyor. Bu yazılanlar yetmiyorsa bir hatırlatmada bulunmakta yarar var. Bugün 24 Nisan. ABD Kongresi’nde her yıl Türkiye’yle ilgili Ermeni soykırım iddiaları üzerine kıyametlerin koptuğu tarih. Bir şey duydunuz mu bu yıl?

“Kerry ile Ermeni meselelerini de görüşüyoruz” diyor Davutoğlu, “Ama Karabağ konusunda yeni açılımların gerektiği konusunu görüşüyoruz”.
Suriye’ye gelince... Hâlâ gündemin ilk sırasında. Dün Brüksel’de hem hafta sonu İstanbul’daki Suriye Halkının Dostları toplantısı sonuçları hem de 22 Nisan’daki AB Dışişleri Bakanları Toplantısı sonuçları değerlendirildi. Ayrıntılarını yarına bırakalım, yazacak yer de kalmadı zaten.