Ersöz?ün yakalanışıyla geride kalanlar

Ersöz?ün yakalanışı, bir anlayışın artık mazide kalışına ilişkin son resimleri veriyor. Ergenekon davasından bir hükümet-asker çatışması umanların eli boş kalabilir

Jandarma İstihbarat Dairesi’nin eski başkanı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, dün sürpriz bir şekilde yakalandı. Ergenekon soruşturması sürerken Rusya’ya kaçtığı öğrenilmişti. Sahte kimlikle kaçak olarak geldiği Ankara’da prostat tedavisinde polis tarafından gözaltına alındı.
Ersöz o görevde iken, 2003 yılıydı, ordu içinden haberleri ile beni hiç yanıltmamış bir kaynağım görüşmek istedi. Söyleyeceklerini de kapalı mekânda değil, otoparkta: “Jandarma hakkınızda araştırma yaptı”. Ben daha “Biz kim, ne araştırması?” diye sormadan anlatmaya başladı. Bu kaynağıma göre, İsmet Berkan ve benim ne telefonlarımız, e-postalarımız, ne de banka hesap hareketlerimiz kalmıştı didik didik edilmedik. Amaç şuydu: Biz Radikal’de demokratikleşme, insan hakları, AB reformları üzerine başkalarından daha fazla yazıyorduk. Acaba biz AB’den para aldığımız için mi reformlar konusunda bu kadar ısrar ediyorduk? Öyle ya bu mantığa göre başka niye yazıyor olabilirdik? Kaynağıma göre, Ersöz idaresindeki Jandarma bunu araştırmıştı. Doğal olarak, bir şey olmadığı görülmüştü.
Konuyu bir süre sonra Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur’u makamında ziyaretimde, Eruygur gazetemize AB ve reform yayınları nedeniyle sert eleştiriler yöneltmeye başladığında açmak durumunda kaldım. Çünkü Eruygur’a ‘AB üyeliği ulusal stratejik tercih değil mi? Karar alan heyette siz de yok musunuz?’ sorularım sonuç getirmemişti. Bundan bir çıkar mı gözettiğimizi ima yoluyla sorunca, ‘Araştırıldı, olmadığı görüldü’ türünden bir şey söyledim. Normalde bu sözü işiten bir yetkili ‘Ne araştırması?’ diyebilirdi en azından. Şimdi içinde bulunduğu duruma insani yönden üzüldüğüm Eruygur, cevap olarak  makam masasındaki bilgisayarı işaret ederek “Öyle söyleyenler var” dedi. Ben de, “Bazı internet siteleri de sizin darbeci olduğunuzu öne sürüyor. Onlara da mı inanacağız?” dedim.
Bu tartışmayı, neredeyse dört buçuk yıl olmuş, 29 Ağustos 2004 tarihli Radikal’de okuyucuklarımızla paylaştık. Tamamlayıcı olması açısından o gün Berkan’ın yazdığı makaleye de bakılmasında fayda var.
Ertesi gün Eruygur’un emekli olmasının sembolik anlamı vardı. Onu izleyen iki yıl süresinde 2002-2004 sürecinde ordu içindeki müdahale tartışmalarında Eruygur ve arkadaşları ile tavır aldığı düşünülen bazı isimler ya emekli edildi, ya ceza niteliğindeki atamalarla istifaya zorlandı, ya da merkezden uzak ve pasif görevlere dağıtıldı. Kendisi de özel kuvvet ve askeri istihbarat kökenli Orgeneral Fevzi Türkeri’nin Jandarma Genel Komutanlığı döneminde, Ersöz emekli edildiği gibi, Jandarma istihbaratı, neredeyse üsteğmen düzeyine inecek şekilde Eruygur-Ersöz dönemindeki kadrolaşmadan arındırıldı.
Halen Kara Kuvvetleri Komutanı olan Orgeneral Işık Koşaner’in Jandarma Komutanlığı’nda ise Jandarma’da soğutma ve yeniden yapılandırma süreci başladı.
Ersöz işte o dönem Rus silah şirketi Rosoboron Export’a ‘danışmanlık’ yapmaya başlamıştı. TSK içinde Batı’yla ittifaka
alerji duyan ‘Avrasyacı’ ekip için sembolik anlamı da olan bir iş sayılabilirdi. .
Ersöz’ün dün yakalanışı ile bu
yazdıklarım ve yer kalmadığı için buraya sığmayan ilintili gelişmeler bir anda gözümün önünden geçti. Yazdıklarımda Ersöz aleyhine suç unsuru olan bir şey olduğunu sanmıyorum. Amacım da bu değil zaten. Ersöz’ün yakalanışıyla bunlar artık mazide kaldı,
suç işleyip işlemediği yargı süreciyle anlaşılacak. Ama bazı resimlerin ortaya konması ve anlaşılması ihtiyacı var. Bunlar,
bir anlayışın son buluşuna ait son resimler.
Buradan yeni bir hükümet-asker kavgası çıkmaz. Hesaplarını buna göre yapanlar
yanılır. Başbakan Tayyip Erdoğan’la geçen haftaki görüşmesinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un, TSK bünyesindeki maceracı ekibi değil, TSK’nın kurumsal
itibarını korumayı amaçladığını,
Erdoğan’ın da bu itirazı haklı bulduğunu düşünmek daha mantıklı geliyor.