Ne olacak?

Erdoğan'ın Meclis Başkanlığı adayı, cumhurbaşkanı adayına bağlı. Gül, Çankaya'ya çıkmazsa Meclis Başkanlığı'nı kabul eder mi?" /> Ne olacak?

Erdoğan'ın Meclis Başkanlığı adayı, cumhurbaşkanı adayına bağlı. Gül, Çankaya'ya çıkmazsa Meclis Başkanlığı'nı kabul eder mi?" /> Favori Gül, sürpriz Erdoğan'da - MURAT YETKİN - Radikal

Favori Gül, sürpriz Erdoğan'da

<strong><em><font color="#BF0000">Ne olacak?</font></em></strong><br></br>Erdoğan'ın Meclis Başkanlığı adayı, cumhurbaşkanı adayına bağlı. Gül, Çankaya'ya çıkmazsa Meclis Başkanlığı'nı kabul eder mi?

22 Temmuz seçimiyle oluşan Meclis'in yemin töreniyle açılışı öncesi iki gelişme oldu. Birincisi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Başbakan Tayyip Erdoğan'a yarın için randevu vermesiydi. İkincisi, en yaşlı üye sıfatıyla Meclis'i açan CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ'ın, konuşma metnini önceden kamuoyuna ulaştırması oldu.
Üzerinde dikkatle çalışılmış, siyaseti ve incelikleri olan bir metindi. Metindeki sürpriz, Başbakan Erdoğan'ın seçim sonrası yaptığı konuşmadan övgüyle söz etmesi ve bu konuşmadan iki uzunca alıntıya yer vermesiydi. Bu alıntılar, uzlaşma gereğinden ve Türkiye'nin önünde duran sorunları aşmak için gerilimden uzak ortam gereğinden bahsediyordu.
Yeni vekiller kulisleri doldurmadan, Elekdağ'ın konuşması yankılanmaya başlamıştı. Konuşmanın amacı apaçık cumhurbaşkanlığıydı. Olabildiğince diplomatik bir nezaketle, Erdoğan'a, galibiyet konuşmasında sergilediği uzlaşmayı hayata geçirme çağrısı yapıyordu. Cumhurbaşkanı seçiminin uzlaşmayla, pürüzsüz halledilmesi durumunda, diyelim ileride Anayasa reformu türü uzlaşma ihtiyaçlarına da şimdiden kapının aralanmış olacağı iması vardı. Uzlaşmadan kastedilenin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün adaylığına destek talebi olmadığı da anlaşılabiliyordu. Yemin töreninde endişe edilen DTP odaklı gerilimler olmadı. DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk'ün (Sırrı Sakık'ın diplomatça önerisiyle) diğer Eşbaşkan Aysel Tuğluk ile birlikte kalkıp MHP lideri Devlet Bahçeli'nin elini sıkması, ortamı yumuşatmaya yönelik bir adımdı. Böylece kuliste neredeyse tek konu kaldı: Cumhurbaşkanı kim olur?
Oysa Meclis'in hemen önünde duran gündem maddesi, Meclis Başkanını seçmek. Bunun için aday gösterim süresi dün gece yarısı resmen başladı ve
9 Ağustos perşembe gece yarısına dek sürecek. Daha sonraki beş gün içinde tamamlanması gereken oylama o kadar önemli değil, hatta 10 Ağustos'ta peşi sıra yapılacak oylama ile üçüncü turda bitmesi de muhtemel. Tek bilinmeyen Erdoğan'ın hangi ismi destekleyeceği.
AK Parti yönetim kademelerine ve Başbakan'ın yakın çevresine göre, Erdoğan kimi Meclis Başkanı olarak destekleyeceğine, kimi cumhurbaşkanı olarak destekleyeceğinden sonra karar verecek. İşaretler, Başbakan'ın aslında adayını 'yüzde 90' belirlediği yönünde.
Buradan bir sonuç çıkarmak için henüz erken, ama tahminde bulunmak mümkün. Şöyle ki, AK Parti grubunda da, toplumun bir kesiminde de Erdoğan'ın Gül'ü aday gösterebileceği kanısı var. Ancak Erdoğan'ın galibiyet konuşması ve gizemli tutumu,bir sürpriz yapabileceğini de gösteriyor. Erdoğan eğer Gül'ü aday olarak desteklemez ise, Bülent Arınç da artık Meclis Başkanı olmak istemediğini ilan ettiğine göre, Gül bu görevi kabul eder mi? Bunu da büyük ölçüde yarından itibaren meydana gelecek bir dizi gelişmeden okumak mümkün olacak.
'Favori Gül, sürpriz Erdoğan'da' başlığını destekleyecek bir ifadeye, İngiliz The Economist dergisinde dün yayımlanan bir makalenin sonuç bölümünde bulmak da mümkün oldu. Seçim boyunca adeta Türkiye'de bir yayın organı kadar seçimle ilgilenen ve iktidarın AK Parti, cumhurbaşkanlığının da Gül'ün hakkı olduğu çizgisinde yayın yapan dergi şöyle yazıyordu: "Deneyimli bir Türkiye gözlemcisi, 'Erdoğan Gül'ü engelleyip birkaç milletvekili kaybeder, ya da Gül'ü destekleyip iktidarını kaybeder' diyor. Tabii o arada Gül geri çekilmezse." Bakalım Erdoğan kendisinden alışıldık olanı yapmasını mı, sürpriz yapmasını mı bekleyenleri haklı çıkaracak.
Eryılmaz: Baykal'ın arkasındayım
Önceki günkü Cumhuriyet gazetesinde İlhan Selçuk'un yazısının CHP kulisinde 'Cumhuriyet'in Baykal alternatifi Muzaffer Eryılmaz mı?' sorularına yol açtığını dün aktarmıştım. Selçuk'un, Ankara-Çankaya Belediye Başkanı Eryılmaz'a sıraldığı övgüler, tam da İstanbul-Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün Baykal'ı istifaya çağırıp yerine talip olduğunu yinelemesi üzerine geliyordu. Dün Eryılmaz hem yazılı bir açıklama gönderdi, hem de telefonla aradı. Sarıgül ile aynı kefeye konulmak istemediğini söyleyen Eryılmaz, "Ben partili, disiplinli bir adamım. Önemli olan bu sıkıntılı günleri elbirliği ile aşmak. Genel Başkanımızın arkasındayım. Adaylığım da söz konusu değil" dedi.