Gül: 2009'da çözmeliyiz

Aliyev ve Sarkisyan ile görüşen Gül, Kürt sorununda olduğu gibi Kafkaslarda da 2009 firsatının kaçırıl-mamasını istedi
Gül: 2009'da çözmeliyiz

Gül, Prag’a giderken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

PRAG-Türk Dışişleri’ne göre dün Prag’da yapılan görüşmelerin en önemli ayrıntısı şuydu: Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Çekya Dışişleri’nde yapacakları görüşme, ABD Büyükelçiliği binasına alınmıştı. Bu, ABD’nin kendisini konuya ne kadar bağladığını gösteriyordu.
Nitekim Aliyev ve Sarkisyan, Yukarı Karabağ barış süreci ilkeleri üzerinde anlaştıklarını açıkladılar. Bu henüz bir barış anlaşması değil. Ama umudun devam ettiğini gösteriyor; iki lider bir ay kadar sonra yeniden buluşacak.
Süreç Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün gecen eylülde Erivan’a maça gittiğinden bu yana hızlanmış bulunuyor. Zaten Azeri Dışişleri Bakani Elmar Memmedyarov ve Ermeni Dışişleri Bakani Edward Nalbandian bir gün önce Vaşington’da ABD Dışişler Bakanı Hillary Clinton ile görüşüp doğrudan Prag’a uçmuşlardı.
Clinton’ın iki hafta kadar önce Kongre’de Yukarı Karabağ üzerine yaptığı konuşma bir ilkti ve Azeri tarafı bunun Türkiye’nin çabalarıyla olduğunu biliyordu.
Gül, iki cumhurbaşkanının görüşmesi ardından önce Aliyev, daha geç saatlerde de Sarkisyan ile ayrı ayrı görüştü.
Arada yenen yemeğin ve aslında Prag buluşmasının Doğu ve Güney Avrupa enerji sorunlarına ortak çözüm toplantısı vesilesiyle olduğu unutulmuş gibiydi. Gül bunu Kafkas sorununa çözüm bulmak için halihazırda yakalanan ivmeye bağlıyor; “2009 Kafkaslarda çözüm için bir fırsat yılı” diyor, “Bu fırsat kaçırılmamalı.”
Gazeteciler olarak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ’un 2009’un Kuzey Irak’taki PKK varlığının etkisizleştirilmesi için fırsat yılı ilan ettiğini hatırlatıyoruz.
“Terör açısından da Kafkaslar açısından da fırsat yılı, kaçırılmamalı” diyor Gül ve sürdürüyor: “Mevcut haliyle Kafkaslar bir duvar gibi, bunu bölgedeki herkes icin bir geçite çevirebiliriz.”
Gül’e seyahatinde yeni Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve yeni Enerji Bakanı Taner Yıldız da eşlik ediyor. Dışişleri’nin hem bakan, hem de Müsteşar Ertuğrul Apakan tarafından temsil edilmesi konuya verilen önemi gösteriyor.
Enerji konularının bu diplomasi trafiğinin gölgesinde kaldığı görüntüsü yanıltmamalı. O konudaki gelişmeler de hızlı ve aslında bir yönüyle Kafkas barış ve istikrarıyla bağlantılı.

Anayasa tartışmaları
Cumhurbaşkanı Gül, Ankara-Prag uçağında 6-7 Mayıs günleri muhalefet liderleriyle yaptığı görüşmeler hakkında da konuştu. Görüşmelerin ayrıntılarını açıklamanın doğru olmayacağı, bir günlük atış yapmış sayılacağını söyleyen Gül, görüşmelerde Anayasa, terörle mücadele Ermenistan ve Azerbaycan ile ilişkiler konularını ele aldıklarını söyledi.
En az değindikleri konunun Anayasa olduğunu söyleyen Gül, şu bilgileri verdi:
* Bu konuları dönünce sayın Başbakan ile de konuşacağım. Siyasi liderleri dinledim, kendi görüşlerimi de ekleyerek sayın Başbakan ile paylaşacağım.
* Bana göre Türkiye’nin önündeki tek yol demokratik standartların yükseltilmesi. Bana göre sıfırdan bir Anayasa yazabilir Türkiye; bazı maddeler aynı kalabilir.
* En önemli mesele bu işin başarılı, kapsamlı olması. İyi bir metodoloji takip edilmeli. Bazen usul, esastan önemli olabiliyor.
* (Basında çıkan ‘Gül istedi, Erdoğan taslağı değiştirdi) haberleri üzerine) Bana Anayasa çalışması konusunda ne hükümet, ne Meclis’ten gelmiş en küçük bir bilgi, taslak, tasarı yok. O çerçevede söylenenler doğru değil. Başbakan’la bu konuda görüşmemiz olmadı.
* Benim görev sürem konusunda 23 Nisan resepsiyonunda ‘Meclis’in kararıdır’ dedim. Bu konuyu hiç değerlendirmiyorum. ‘Senin görevin devam ediyor’ dedikleri sürece, bu gö-revi en iyi şekilde yapmaya çalışırım.
* Doğru olarak ne biliyorsam, onu Cumhurbaşkanı olarak yapacağım. Başbakan başbakan olarak, her devlet görevlisi görevindeyken yapacak. Bunu en son sayın Büyükanıt ve sayın Demirel’in tartışması üzerine söylemiyorum. Genel söylüyorum.