Gül: Askere haksız yakıştırmadan rahatsızım

Anayasal Başkomutan da olan Gül, askerin savunmasını yaparak önemi daha sonra daha iyi anlaşılacak bir iş yaptı

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik tertip soruşturmasında ilk günlerde yaşanan tırmanmadan sonra Başbakan Tayyip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un kriz yönetimine geçip olayı 28 Aralık’taki MGK toplantısına yansıtmama çabasına girdiğini daha önce aktarmıştık.
Bu çabada, Genelkurmay açıklamasında gözaltına alınan albayın üzerinde çıkan adres kâğıdına ilişkin sahiplenmede bulunulmaması, Başbuğ’un Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner ile birlikte Erdoğan’a çıkarak konuyla ilgili ayrıntılı bilgi sunması ve nihayet Erdoğan’ın (MGK’dan bir gün önce) kişilerin hataları nedeniyle kurumların sorumlu tutulamayacağını söylemesi bu soğutma çalışmalarının önemli dönüm noktalarıydı.
Bunlar sonucunu vermiş, olay MGK toplantısında konu edilmemiş, kriz savuşturulmuştu.
Ankara’da bütün yetkililerin olmadığını söylediği gerginliği gidermek için son ve belki en önemli adım, dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den geldi.
Gül, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yapılan ‘lüzumsuz ve haksız yakıştırmaların’ kendisini rahatsız ettiğini söyleyerek, gayet açık ve Anayasa’ya göre Başkomutanlık görevini de hatırlatan bir iş yaptı.

Gül’den önemli uyarılar
Önce Gül’ün dün Çankaya Köşkü’ndeki Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninin ardından gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlara bakalım:

* Her ülkenin meseleleri var. Ama Türkiye için esas gördüğüm şey şu: Hukuk... Türkiye her şeyden önce AB ile katılım müzakereleri yapan bir ülke. Yol haritamız belli. Demokratik standartlarımızı yükseltiyoruz. Hukukla ilgili, eğitimle ilgili, sağlıkla ilgili standartlarımızı yükseltiyoruz. Benim gördüğüm bir adaptasyon sıkıntısı çekiliyor.

* Benim gördüğüm bir eski alışkanlıklarımız var, bir de bugünkü hukukumuz var. Bugünkü hukukumuzu kabullenmekte, dışarıdan bakıldığında, zorlanır görüntümüz var.

* Diyelim ki bu son soruşturmalar... ‘Devletin yatak odasına girildi’, ‘Kozmik sırlar var’ şeklinde değerlendirmeler yapılıyor. Böyle bakınca insan ‘Ne oluyor?’ diye sorabilir. Oysa olan bir şey yok. Ortada yasa var, yasanın uygulanması var. ‘Adaptasyon’ derken bunu diyorum. Hukukumuza herkes riayet edecek. Son açıklamaları doğru buluyorum.

* Beni rahatsız eden, konuşurken, yazarken üslup kaçırılıyor. Özellikle TSK ile ilgili tasvip etmediğim yazılar çıkıyor. (Örnek sorulunca) Örneğin, ’Diyarbakır Emniyet Müdürü’nü sanki kendimiz vurmuşuz gibi... TSK’ya lüzumsuz, haksız yakıştırmalar beni rahatsız ediyor. 

* Diğer taraftan hukuk uygulanıyor. Sanki kanunun uygulanmasından rahatsızlık duyuluyor gibi oluyor. Bizim hukuk sistemimiz gelişmiş ülkeler seviyesine getiriliyor. Buna kendimizi adapte etmemiz lazım. Her kurumun içinde yanlış yapanlar çıkar. Kurumları haksız yere yıpratmayın. TSK, emniyet ve istihbaratı haksız yere yıpratmayın. Bunlar yanlış şeyler.

* (Eski alışkanlıklar derken Seferberlik dairesinin uygulamalarını mı kastettiğinin sorulması üzerine) Alışkanlıkları sadece askerlerle ilgili almayın. Her söylediğim askerlerle ilgili değerlendirilirse, bu da yanlış.

Perde arkasına bakınca
Öncelikle Gül’ün bu sözlerinin değerini iyi anlamak lazım. Son soruşturma dahil, belli kesimlerden Cumhurbaşkanı’na yönelik kabul edilmesi zor yaklaşımlara rağmen bu soğukkanlı tutumu sergilemesi önemlidir.
İkincisi, bu sözleri MGK toplantısından sonra söyledi. Erdoğan ve Başbuğ’un soğutma çalışmalarıyla MGK’da konu açılmayınca kriz savuşturulmuş sayıldı.
Ancak son MGK’da, edindiğimiz bilgilere göre, Başbuğ dahil asker üyeler, Irak gibi, PKK ile mücadele gibi, KCK operasyonları, AB ile ilişkiler, Kıbrıs gibi önemli sunumlar yapıldığı sırada, alışılmış olanın aksine, bir iki teknik saptama dışında pek konuşmadılar..
Askerlerdeki bu pasif duruş, Gül dahil bazı sivil MGK üyesinin dikkatini çekti.
Nitekim dün Gül bu önemli açıklamaları yapmadan önce, sabah saatlerinde NTV’de konuşan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de ve öğleden sonra AK Parti MYK toplantısı ardından konuşan (ve hükümet-asker ilişkilerinde sivri diliyle tanınan) Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de benzeri sözler sarf etti.
Gazeteciler yazınca bazen siyasetçilere sevimsiz gelebiliyor, ama bu açıklamalardan da anlaşılabilecek kapsamlı soğutma çalışması, Arınç soruşturmasının buzdağının suyun üzerinde kalan kısmı olduğunu adeta kanıtlıyor.
Gül’ün duruma müdahalesi bu açıdan daha da önem kazanıyor.