Gül, Demirel'in izinden yürüyor

Azerbaycan'ın Ermenistan sınırında kılıçlı, jetli mesajlar, banka, işyeri açılışları, sokakta halkla buluşmalar. Abdullah Gül sanki ikinci Demirel...

GENCE- Abdullah Gül, Gence'yi ziyaret eden ilk cumhurbaşkanı oldu dün. Yalnızca Türk değil, Azerbaycan dışında bir devletin ilk cumhurbaşkanı oldu. Aslında daha önceki Türk başbakanları, dışişleri bakanları da Bakü dışında hiçbir Azeri şehrine gitmemişlerdi.
Tek istisnası, başbakanlığı döneminde Nahcıvan'a giden Süleyman Demirel idi.
Gence, Ermenistan sınırına 60, başkenti Erivan'a 120 kilometre kadar uzaklıkta. 1918'de (Yani Türkiye Cumhuriyeti'nden önce) kurulan ve General Kirov'un Kızıl Ordu kolu dağıtana dek iki yıl yaşayabilen Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, Mehmet Emin Resulzade ve arkadaşları tarafından burada kurulmuş; 2 bin 500 yıllık tarihi olan bir şehir.
Gül ve heyeti ile Resulzade'nin karargâhını gezerken iki harita göze çarpıyor. Birisi, 1918 cumhuriyeti haritası: Nahcıvan ile Dağlık Karabağ arasına henüz Stalin Zengezor koridorunu sokmamış, İran'la Ermenistan'ı birleştirmemiş. Diğer harita, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattını gösteriyor. Özelliği, hattın geçtiği Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye, sanki tek ülkeymiş gibi aynı renkte boyanmış.
Evde, Resulzade ve beş yoldaşının fotoğrafları asılı. Aralarında 1918'de Osmanlı ordularının başında Bakü'de 1917 Sovyet devriminin boşluğundan istifade kurulan Ermeni destekli hükümeti deviren Nuri Paşa'nın resmi de var. İttihat ve Terakki'nin Osmanlı'yı savaşa sokup dağılmasını hızlandıran lideri Enver Paşa'nın üvey kardeşi.
Gül, yanında Azerbaycan'ın ezeli ve ebedi kara kutusu Başbakan Yardımcısı Abit Şerifov ile, Nuri Paşa'nın Gence'de konuk kaldığı evi de ziyaret etti dün. İlk orada ev sahiplerine ve Şerifov'a, sonra Ankara'ya dönüş yolunda gazetecilere söyledi: Gelecek yıl hem Azerbaycan ordusunun kuruluşunun hem de, Nuri Paşa'nın Bakü seferinin 90'ıncı yılını törenlerle kutlamayı önerdi. Bunun için Türk Yıldızları, savaş jetleri akrobasi grubu da gelir dedi. Şerifov, "Yahşı olar" dedi. Kürşad Tüzmen söze girdi: "Hem komşular da görür, duyar". Gül gülümsedi.
Ermeni sınırında gösteri yapan Türk jetleri ilginç bir fikir. Gül'ün önceki gün Bakü'de Azeri Meclisi'nde verdiği, 'Ermenistan, Azerbaycan'la Karabağ sorununu çözüm yoluna koysun, dev işbirliği projelerine katılabilir" mesajını bu defa karşı taraftan zorlayan bir fikir.
Ama Ermenistan'a mesaj göndermek için gelecek seneyi beklemeye de gerek yoktu zaten. Daha bir yarım saat önce, Gül şehir meydanında, Cavad Han türbesinin yanında eski hamamdan bozma sanat müzesini gezerken söyleyeceğini söylemişti zaten. Kılıç koleksiyonunun önünde, kendisine hediye edilen Şeyh Şamil kılıcının benzerini denerken, gazeteciler takıldı: 'Kılıcı da çektiniz. Tam da coğrafyasında'. Gül, yeniden kılcı kınından çekti, yerleştirdi: "Kılıç hep kınımızda" dedi. Bir gazeteci bunu iç politikaya çekmek istedi: "Siz de çetin mücadelelerden geçtiniz". Gül o topa girmedi, mesajın dış politikada bir tetikte durma halini anlattığını netleştirdi: "Kafkasya coğrafyasındayız. (Kılıcın) Hep kınında durması lazım."
Gül sokaklarda da gezdi. Gerçi Azeri yönetimi eski alışkanlığıyla halkın sokaklardan caddelere dökülmesini engellemiş, yol üzerindeki dükkânlar kapatılmıştı. Ama halk her bulduğu aralıkta, kavşakta, meydanda yol kenarlarına dizilmiş Türk cumhurbaşkanına el sallıyordu.
Basın aracının sürücüsü Kemal bey, "Biz Türkleri büyük ağabeyimiz görüyoruz" dedi;. "Türk milli takımı maç kazanınca, sokaklara dökülüyoruz. Türkiye'ye güveniyoruz. Son zamanda burada ne varsa Türkler dikti (inşa etti)".
Gül, Gence'de Azer-Türk bankasının açılışını yaptı. Bakü'de işadamlarıyla görüştü, Tüzmen şirket açılışı yaptı. Dönüş uçağında Demirel, Orta Asya ülkeleriyle işbirliğinin artırılacağından, ziyaretlerin sıklaşacağından söz etti. Keşke bunun bir tür İngiliz Uluslar Topluluğu (Commonwealth) olabilmesi temennisinde bulundu.
Hafta başında İsrail ve Filistin cumhurbaşkanlarının, ABD'deki Ortadoğu toplantısı öncesi birlikte Ankara'ya geleceğinden, Meclis'te konuşacağından, Köşk'te birlikte yemek yeneceğinden söz etti.
Gül, Çankaya'daki yönetim üslubu açısından sanki ikinci bir Demirel izlenimi veriyor. Dış siyasette aktif, ağırlığını koyan bir cumhurbaşkanı olmak üzere Demirel'in izinden yürüyor.