Gül için Köşk iyice zorlaştı

Cumhurbaşkanı Sezer'in vetosuyla, Dışişleri Bakanı Gül'ün Köşk'e çıkması zorlaştı. Artık AKP'nin 22 Temmuz'da 367 sandalyeye ulaşması şart...

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, hafta sonu Şanlıurfa'da "Suç mu işledik? Önceki cumhurbaşkanları nasıl seçildiyse öyle seçildik. Daha da fazla oy aldım" diye Cumhurbaşkanı seçtirilmemesini halka şikâyet ediyordu. Bu şikâyetin AK Parti'nin en büyük seçim kozu, en kıvrak seçim taktiği olduğu anlaşılıyor.
Ancak Gül ve Gül'ü cumhurbaşkanı seçtirme kararlılığını her fırsatta vurgulayan Başbakan Tayyip Erdoğan'ın işi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in dünkü kararından sonra iyice zorlaştı. Erdoğan, zaten oyun planını Sezer'in cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi için Anayasa değişikliğini (ikinci kez geri çeviremeyeceğine göre) referanduma taşıyacağı üzerine kurmuştu. Meclis'te CHP ile uzlaşmadan cumhurbaşkanı seçtirme imkânı kalmayınca, '22 Temmuz'da iki sandık' sloganını ortaya atıp, referanduma hazırlık süresini 120 günden 45 güne indirtme girişimi, bu oyun planı içindeydi.
Oyun planını aksatan, sürecin bir aşamasında 4 Haziran'da milletvekilliği aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu'na verilmesi oldu. Erdoğan, listeden çıkarttığı 160 küsur milletvekilinin büyük bölümünü, veto edilen referandum yasasını yeniden oylatmak için bu saatten sonra Meclis'te yeniden toplayamayacağı ihtimalini görüyor olmalı. Cemil Çiçek'in 'Motor seçim için ısındı, artık zor görünüyor' mealinde konuşması bu yorumu doğruluyor.
Şunu varsaymak mümkün: AK Parti 22 Temmuz seçimlerinde 367 sandalye kazanamaz ise, ya da örneğin Erdoğan'ın geçenlerde göz kırptığı DTP'nin desteğiyle bu sayıyı bulamaz ise, Gül'ü yeni Meclis'e seçtirmek pek mümkün görünmüyor. Zira CHP'nin ve Meclis'e girerlerse MHP ve diğer partilerin, bu kadar gerilim ardından Gül'ü aday kabul etmeleri zor.
Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa değişikliğini reddetmesi durumunda zaten cumhurbaşkanının halk tarafından seçimi girişimi bu defalık suya düşer. Reddetmezse Erdoğan'ın Meclis'i süratle yeniden toplayıp yasayı geçirtmesinin zorluğundan zaten söz ettik.
Erdoğan, koşulları zorlama ustası olduğu için, belki deneyebilir. Ama siyasi bahislere meraklı olanlar, bugünlerde Gül'ün onbirinci cumhurbaşkanı seçileceği için fazla ısrarlı olmazlarsa isabetli olur.
Yeni Meclis'te AK Parti 367 destek bulamaz ise ve yeni cumhurbaşkanını yeni Meclis seçerse, bu muhtemelen Gül olmaz.
Baykal ezber bozdu
CHP lideri Deniz Baykal, önceki gece HaberTürk yayınında, aleyhindeki propagandaya karşı açık tavır sergiledi. 1- CHP'nin ABD ve AB ile ilişki kurmaya karşı olmadığını, AK Parti'nin kurduğu ilişki biçimini yanlış bulduğunu; 2- Siyasi sloganların camilere yakışmadığını, bundan kendisinin de rahatsız olduğunu; 3- Erdoğan'ın milletvekili seçilmesini sağlamış olmaktan pişmanlık duymadığını ve yeni Meclis'te Erdoğan ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açacağını; 4- DTP'nin grup ihtimali sorulduğunda sandıktan çıkacak sonuca inandığını; 5- Askeri darbelere hep karşı olduğunu örnekleriyle vererek, bunun Türkiye'ye bir yararı olmayacağını söyledi.
Erdoğan'ın (Yüzde 10 barajının kenarından dolaşacak DTP grubu ihtimalini bir yana bırakarak) iki partili Meclis tahminine karşı, Baykal ikiden fazla partili Meclis tahmini yaptı. Bakalım hangi liderin Türkiye tahlili doğru çıkacak?
Kübra Gül'ün diploması
YÖK, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün kızı Kübra Gül'ün diploma törenine türbanla katılması nedeniyle Bilkent Üniversitesi'ne soruşturma başlattı. Haberi okuduğumda zihnimde bir anda birden fazla konu belirdi. Abdullah Gül'ün 1- Kızını türban konusu nedeniyle yurtdışında okutmak yolunu seçmemesi, 2- Yıllardır ülkeyi yöneten ekipte olduğu halde kızının peruk takarak okula gitmesine şahit olması, 3- Bu konuda adım atmaması, atamaması, 4- (Bir gün kızımın başının zorla örtülmesini istemeyen) bir baba olarak, kızına üzülen Gül'le kurduğum empati, 5- Mahkeme kararlarının üniversitelerin dersliklerini ve sınavlarını bağladığı, 6- Gençliğimde yaptığım en iyi işlerden birinin YÖK'e karşı çıkmak olduğu konularıydı bunlar. Bilkent acaba YÖK'e ne yanıt verecek? Ne yanıt verirse versin, Kübra Gül'ün diploması hayırlı, uğurlu olsun. Bu işin artık birbirimizi kandırmaya son vererek, makul bir çözüme kavuşması gerek.