Gül: Kararım siyasi ölçülerle olmayacak

Cumhurbaşkanı Gül'ün haftaya kalan kararı üzerine bildirilen görüşler ise onu siyasi karara zorlamayı amaçlıyor

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dünkü programındaki görüşmelerinden herhalde kendisini en rahat hissettiği, Beşiktaş futbol takımı antrenörü Mustafa Denizli ile olanıydı. İyi bir Beşiktaşlı olarak bilinen Gül, Denizli’ye ‘Bütün Beşiktaşlıları mutlu ettiği için’ teşekkür ve tebrik ederken herhalde bir an olsun kendisini bekleyen zor kararın yükünden sıyrılmıştır.
Ama öğleden sonra Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i kabulü askeri yargı usullerinin değişitirilmesiyle ilgili son yasa üzerine tartışmanın henüz bitmeye uzak olduğunun kanıtı gibi.
Önceki gün Ergin ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile görüştükten sonra Başbakan Tayyip Erdoğan da Köşk’e çıkıp Gül ile görüşmüştü. Bu gelişme ardından Ergin’in dün Gül’e çıkışı, Adalet Bakanlığı’nın yasa üzerine raporunun Köşk’e sunulmuş olabileceği sorusunu akla getirdi.
Hatırlanacağı gibi Gül, 30 Haziran’daki Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile bu yasanın akibeti üzerine bir toplantı yapmıştı. Bu toplantıya, bir süre sonra Çiçek ve Ergin de katılmıştı. Toplantıda Adalet ve Milli Savunma Bakanlıkları ile Genelkurmay Başkanlığı hukukçularının bir araya gelmesi ve yasa üzerine rapor vermeleri üzerine görüş birliğine varılmıştı. Gül, Köşk’ün hukukçularının görüşleriyle bu raporları karşılaştırarak bir karara varacaktı. Köşk kaynakları, Cumhurbaşkanı’nın bu karara bir an önce vararak konuyu ülke gündeminden çıkartmak yanlısı olduğunu söylüyorlardı.
Adalet, Savunma ve Genelkurmay hukukçularının kendi aralarında görüşüp tartıştığı üzerine bir açıklama, ya da somut bir bilgi henüz yok.
Peki Ergin’in dünkü Köşk ziyareti, en azından Adalet Bakanlığı’nın görüşünün sunulduğu anlamına geliyor mu? Diğer kurumlar görüşlerini bildirdiler mi?
Köşk kaynaklarından dün edindiğimiz bilgiye göre, dün akşam saatlerine dek henüz Köşk’e ulaşan bir değerlendirme olmamış.
Cumhurbaşkanlığı hukukçuları da henüz çalışmalarını tamamlamamışlar.
Bu durumda Cumhurbaşkanı’nın kararını bir an önce verme isteği, yerini kararın haftaya kaldığı gerçeğine bırakıyor.
Geç olsun, güç olmasın demek lazım, ama pek kolay bir karar da olmayacak.
Köşk kaynakları, Cumhurbaşkanı’nın medyadaki tartışmalar üzerine ‘Kararını siyasi değil, hukuki ölçülere göre oluşturacağını’ söylediğini aktarıyorlar.
Ancak özellikle AK Parti etki alanından Cumhurbaşkanının kararını siyaseten vermesi gerektiği şeklinde algılanacak,işaretler geliyor; en azından medyaya yansıması böyle. Örneğin, Yeni Şafak ve Star gibi hükümet çizgisine yakın gazeteler, dün yeni formül arayışı gibi yaklaşımlarla kamuoyunu Cumhurbaşkanı’nın ‘daha iyi bir formül’ için yasayı Meclis’e gönderebileceği yönünde hazırlamaya başladılar bile.
Evet, Fatih Çekirge; Başbakan Yardımcısı Çiçek’in kendisine değişikliğin Anayasa’ya uygunluğuna ve Gül tarafından aynen onaylanması gerektiğine inandığını söylediğini bildirdi. Meclis’in AK Partili Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, dünkü görüşmemizde, değişikliğin Anayasa’ya uygun ve sivilleşme yönünde önemli bir adım olmakla birlikte, Genelkurmay Başkanı’nın yargılanabilirliği bakımından açık içerdiğini, bu kısmın düzeltilebileceğini de ifade ediyordu.
Meclis Başkanı Köksal Toptan ise, Kanal A’ya verdiği mülakatta çaycının bile belli bir yasal korumaya sahip olduğu koşullarda  üst komutanların da sahip olabileceğini, ayrıca yasada ‘bir yanlış varsa düzeltilebileceğini’ söyledi.
Öte yandan Cumhurbaşkanı’nın yasada hukuka aykırılık saptaması ve Meclis’ten
bunun düzeltilmesini istemesi durumunda demokrasinin yara alacağını öne sürenler de var. Dünkü Zaman gazetesinin manşetindeki haberde CHP’nin ve medyanın Gül’e ‘veto baskısı’ yaptığı yazıldı örneğin.
Oysa hem demokratikleşme, hem asker-siyaset ilişkilerinin güncellenmesi, hem de AB uyumu adına daha gerekli olan bu yasanın kusurları varsa, giderilmiş olarak çıkmasından kaygı duyulmamalı. Bu bakış, hem hükümeti, hem de Gül’ü adeta her taleplerini onaylamak durumundaymış gibi görüyor ve gösteriyor. En küçük bir pürüz, tahammülü ortadan kaldırıyor. İnsanın aklına ‘yoksa birilerinin bir acelesi mi olduğu’ sorusu takılıyor.
Şu anda en doğru işi sürecine bırakmak ve Gül’ün doğru kararı vermesini beklemek gibi görünüyor.