Gül'ün kararı ve stres testi

Cumhurbaşkanı'nın onayıyla asker -siyaset ilişkileri yeni bir boyuta -muhtemelen bir stres testinden geçerek yerleşecek

On günlük inceleme ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yasayı onayladığı dün akşam saatlerinde açıklandı.
Böylece 30 Haziran’daki MGK ardından Gül’ün Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’u yanına alarak başlattığı ‘taraflardan görüş alma’ çalışmasının doğurduğu ‘Meclis’e mi gönderecek?’ sorusu da yanıtını bulmuş oldu. Gül’ün adımı ve Erdoğan’ın kendi yasasını tartışmaya açmasını bir ince ayar işareti, veto işareti olarak okumak doğru değilmiş demek ki.
O toplantı sonrasında görüşleri istenen kurumlardan Savunma ve Genelkurmay hukukçuları yasanın Anayasa’ya aykırı, askeri ve sivil yargıyı karşı karşıya getirici ve ordunun disiplinini bozucu olduğunu iddia etmiş, ayrıca AB’den bu yönde bir talebin de olmadığını söylemişlerdi. Adalet Bakanlığı ise, yasanın Anayasa’ya aykırı olmadığı gibi, Avrupa Birliği normlarına uyum açısından gerekli olduğunu iddia etmişti.
Bu durumda Cumhurbaşkanı’nın askeri kesimden gelen itirazlara ikna olmayıp, hükümetin yasayı savunmasına ikna olduğu anlaşılıyor. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, yasanın Anayasa’ya uygun bulunduğu, ayrıca Türkiye’nin AB uyumu
açısından gerekli olduğu -2008 Katılım Ortaklığı Belgesi gerekçe gösterilerek- özellikle vurgulanmış. Köşk kaynaklarına göre, Cumhurbaşkanı’nın dün öğleden sonra hukuk danışmanlarını toplayıp kararı almasında, yasanın Avrupa Birliği mevzuatı yönünden incelenmesi kilit rol oynamış.
Bir Köşk kaynağı, ‘Cumhurbaşkanımız zaten özgürlükçü yaklaşımı gereği yasaya sıcak bakıyordu, Anayasa’ya ve AB gereksinimine uygun bulunca onayladı’ dedi dün. Gül’ün AK Parti’nin ilk başbakanı olarak 2002 Aralık’ında girdiği ilk Yüksek Askeri Şûra’da ordudan atılanlara yasal itiraz yolu açılması konusunda ilk kez muhalefet şerhi koymuş olduğu hatırlanırsa, aynı çizgide istikrarla devam ettiği söylenebilir.
Böylelikle, Genelkurmay’ın itirazına karşın asker kişilerin sivil mahkemelerde yargılanma kapsamı genişledi.
Cumhurbaşkanı yasal düzenlemeyi onaylarken, “askerlik hizmeti bakımından disipline ve hukuki güvencelere ilişkin olarak ortaya çıkması muhtemel tereddütleri giderecek yasal düzenlemelerin yapılmasında fayda” gördüğünü söyledi. Bu, siyaseten pek karşılığı olmayan bir jest olarak duruyor.
Gül, yine 10 gün bekleyip farklı çıkış yolu aradıktan sonra üniversitelerde türban serbestliği konusundaki Anayasa değişikliğini onaylarken de Erdoğan hükümetine tavsiyede bulunmuştu. Erdoğan o zaman bir şey yapmamıştı. Yasalarımızda ‘şartlı onay’ ya da ‘tereddütlü onay’ diye bir usul bulunmadığına göre, Cumhurbaşkanı’nın ‘ivedilikle’ yasal düzenleme istemesinin Başbakan üzerinde nasıl bir zorlayıcı etki oluşturacağı belirsiz.
Ama şu söylenebilir. Cumhurbaşkanı, konuyla ilgili asker, sivil, hukukçu bütün tarafların görüşlerini almıştır. Kararını bütün siyasi, hukuki görüşler elindeyken ve bütün siyasi, hukuki sonuçlarını tahmin ederek vermiştir. Neticede Cumhurbaşkanlığı hukuki değil, siyasi bir makamdır.
Bundan sonra ne olur? CHP yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götüreceği sözünü zaten önceden vermişti. O sürpriz bir gelişme sayılmaz. Anayasa Mahkemesi ne kadar zamanda bu başvuruyu karara bağlar? O konuda da bir şey söylenemez.
Bir de askerlerin ‘aradan geçen sürede asılsız ihbarlarla Türk Silahlı Kuvvetleri yıpratılır’ endişesi vardı. Gül’ün Erdoğan’a yapılmasında fayda gördüğünü söylediği yasal düzenlemeler acaba o endişeleri gidermeyi mi amaçlıyor. Öyle ise ivedilikle yapılacak mı?
Peki yapılmazsa ne olur? Ne olacağını elbet birlikte göreceğiz. Ama buradaki asıl soru, Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı’nın gözetiminden sorumlu olduğu -Başbakan’ın son birkaç gündür ‘sorun olmadığını’ söylediği- ‘devlet kurumları arasındaki uyumun’ akıbeti.
Orgeneral Başbuğ 14 Nisan’daki konuşmasında ‘Demokrasiye ve siyasi otoriteye bağlıyız, ama askerin görüşü de alınmalı’ diye özetleyebileceğimiz bir tutum ortaya koymuştu.
Bu örnekte geçerli olacak mı?
Cumhurbaşkanı’nın yasayı onayı, Türkiye’de asker-siyaset ilişkilerini yeni bir boyuta sıçratacak. Ama önce bir stres testinden geçileceği anlaşılıyor.