'Neden açıklayayım ki?'
Din değiştirmek zorunda kalan bazı Ermenilerin hangi Türk ismiyle, hangi mahallede oturduğunu gösteren bir listenin elinde olduğunu söyleyince gündeme oturan TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu, iş listenin açıklanmasına gelince "Neden açıklayayım ki? Basın sözlerimi çarpıtarak veriyor" diyor.
Devlette de var mı?
"Herkesin kendi kimliğini öğrenme hakkı var" diyen Halaçoğlu, "O zaman niye açıklamıyorsunuz" sorusunu "Kendi halindeki insanlar rahatsız olabilir" diye yanıtlıyor ve ekliyor: "Bu özel bir çalışma. Devletin elinde böylesi bir liste olup olmadığını bilmiyorum."" /> 'Neden açıklayayım ki?'
Din değiştirmek zorunda kalan bazı Ermenilerin hangi Türk ismiyle, hangi mahallede oturduğunu gösteren bir listenin elinde olduğunu söyleyince gündeme oturan TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu, iş listenin açıklanmasına gelince "Neden açıklayayım ki? Basın sözlerimi çarpıtarak veriyor" diyor.
Devlette de var mı?
"Herkesin kendi kimliğini öğrenme hakkı var" diyen Halaçoğlu, "O zaman niye açıklamıyorsunuz" sorusunu "Kendi halindeki insanlar rahatsız olabilir" diye yanıtlıyor ve ekliyor: "Bu özel bir çalışma. Devletin elinde böylesi bir liste olup olmadığını bilmiyorum."" /> Halaçoğlu: Benimki özel bir çalışma<br>Konuşmaya var yayımlamaya yok - MURAT YETKİN - Radikal

Halaçoğlu: Benimki özel bir çalışma<br>Konuşmaya var yayımlamaya yok

<u><I>Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, tepkilere rağmen tutumunda ısrar ediyor.</u></I></br></br><strong><font color="#FF0000">'Neden açıklayayım ki?'</font></strong> </br>Din değiştirmek zorunda kalan bazı Ermenilerin hangi Türk ismiyle, hangi mahallede oturduğunu gösteren bir listenin elinde olduğunu söyleyince gündeme oturan TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu, iş listenin açıklanmasına gelince "Neden açıklayayım ki? Basın sözlerimi çarpıtarak veriyor" diyor. </br><strong><font color="#FF0000">Devlette de var mı?</font></strong> </br>"Herkesin kendi kimliğini öğrenme hakkı var" diyen Halaçoğlu, "O zaman niye açıklamıyorsunuz" sorusunu "Kendi halindeki insanlar rahatsız olabilir" diye yanıtlıyor ve ekliyor: "Bu özel bir çalışma. Devletin elinde böylesi bir liste olup olmadığını bilmiyorum."

Türk Tarih Kurumu Başkanı Profesör Doktor Yusuf Halaçoğlu'nun çok tartışılan açıklamaları aslında şimdiye dek tabu sayılan pek çok konuyu ortaya döktü. Birincisi, Anadolu'nun yerleşik ahalisinden bir kısmının Cumhuriyet'in ilanı öncesi ve sonrasında kendi dini ve etnik aidiyetlerini gizleyerek veya değiştirerek toplumda var olmayı umduklarını ilk kez yetkili bir ağız söyledi. İkincisi, yine ilk kez yetkili bir ağız, Anadolu'nun Türklerden önce de yerleşik olan ahalisinden, Ermenilerden bir kısmının Müslümanlığı seçerek Türk kimliğinde yaşadığına dair bir listenin elinde olduğunu söyledi.
İş bu listenin açıklanmasına gelince, Profesör Halaçoğlu 'Açıklamam' diyor.
Sözü daha fazla uzatmadan Profesör Halaçoğlu ile dün yaptığımız telefon görüşmesini aktarmak yerinde olacak.
Sayın Halaçoğlu listeleri neden açıklamayacağınızı söylediniz?
Neden açıklayayım ki? Basın hangi açıklamamı doğru verdi ki? Ben Kürtlerin Türk olduğunu söylemiş miyim? Hayır. Bütün Alevileri mi suçlamışım? Hayır. Bazı Ermeniler Alevileri seçti demişim, bazıları diyorum. Ama hepsi demişim gibi çarpıtılıyor.
Neden 'suçlama' tanımını kullandınız?
Basın öyle kullandığı için, yoksa ben kökeni bir suç olarak görmüyorum, yalnızca saptıyorum. Bunları daha önce de söyleyen oldu. Mesela Hrant Dink de söylemişti; bazı Kürt aşiretleri Ermeni kökenlidir diye.
Ama o bir gazeteciydi, siz bilim adamısınız. Deniyor ki, bilimsel açıklama, ya tebliğ olarak yapılır, ya da yayın olarak. Açıklamanıza bilimsel nitelik kazandırmak için listeleri açıklamayı düşünmez misiniz?
Hayır, düşünmüyorum. Belki bunu açıklayarak kendi halindeki insanları rahatsız edeceksiniz.
Ama bu listeden söz ederek Pandora'nın kutusunu açmış olmadınız mı? Örneğin akıllara, acaba devlet yetkililerinin, örneğin Azınlıklar Tali Komitesi, ya da Devlet Personel Dairesi gibi kurumlar aracılığıyla, ellerinde böyle listelerle hangi kamu görevlilerinin terfi edip etmeyeceğine karar verdiği kuşkusu düşmez mi? Ya da bu listeden söz etmeniz, güncel siyasi gelişmeleri etkilemeye yönelik algılanmaz mı?
Bana ne? Kim ne düşünürse düşünsün. Bana ne kimin Türk, kimin Kürt olduğundan? Devletin elinde böyle bir belgenin, listenin olup olmadığını da bilmiyorum. Bu özel bir çalışma. Elimde belgeler var diyorum. Amerika'da yapılmış araştırmalar, oradan toplanmış belgeler var. Oraya giden aileler, buradaki yakınları, adresler, yolcu listeleri var. Belgeyle yapılmış çalışmayı çarpıtıyorlar.
Kaç kişilik bir listeden söz ediyorsunuz? Listenize göre Ermeni kökenden gelip Müslüman olmuş kaç kişi var?
Söyleyemem. Yüz bin kişilik diye yayın yapıldı. Ben basın toplantısında yüz bin kişilik liste var dedim mi? Toplantının video kaydını aldırdım. Alevi dernekleri dava açacakmış. Açarlarsa mahkemede bu kayıtları gösteririm, ne deyip demediğim ortaya çıkar. Ben Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'nın bakiyesidir dedim, 'Kafanızı kuma gömmeyin' dedim, bana ırkçı dendi. Ben ırkçı değilim, ırkçılıkla ne ilgisi var? Herkesin kendi kimliğini öğrenme hakkı vardır.
O zaman niye açıklamıyorsunuz, herkes öğrensin?
Açıklamamak hakkım var.
Bu bilimsel yönteme uygun mu?
Evet. Bazı insanlar da kimliklerinin açıklanmamasını isteyebilir. Kişisel bilgidir. Atatürk ve Latife hanım belgeleri tartışmasını hatırlayın. Kara çarşafla kaçma filan tartışmalarını. Ben o zaman kişisel bilgilerin ayrı tutulup, öyle açıklanmasından yanaydım. Denmedik laf bırakılmadı.
Siz 14 yıldır TTK Başkanısınız. Şimdi istifanız isteniyor. Görevi bırakmayı düşünüyor musunuz?
Niye bırakayım? Türk Tarih Kurumu başkanı olmanın bana fazladan sorumluluk dışında getirdiği bir şey yok ki. Bana bilimsel olarak, maddi olarak fazla bir getirisi yok ki, açıkladım, ayda 380 YTL. Kurumun 2001'den bu yana bir yasası yok, yasa çıkmadı. Bir Bilim Kurulu yok, tek başıma çalışıyorum. İnsani olarak bakıyorum. Aslında daha önce ayrılmayı düşünüyordum. Ama bu tartışmadan sonra düşünmüyorum.

* * * * *
Prof. Nadir Devlet: Açıklanmalı
Tarihçi Profesör Doktor Nadir Devlet, Avrasya coğrafyasındaki etnik-siyasi gelişmeleri en iyi bilen isimlerden. Dün yaptığımız telefon görüşmesinde, Halaçoğlu'nun açıklamaları ve etnik köken listesi konusundaki sorularımı şöyle yanıtladı:
"Yusuf bey, takdir ettiğim bir meslektaşımdır. Gayrı ciddi birisi de değildir. Ama söylemi biraz tartışma konusu oldu. Yusuf bey elindeki belgelerden bahsediyor. Bilim adamı dediğini her zaman açıklayabilir. Bir iddiadır sonunda. Bu listeler var ise, bilimsel yayına dönüştürmesi gerekir. Bilimsel olarak ispatlanması, basılı hale gelip öyle tartışılması lazım.
Aslında etnik konuların bilimsel platformlarda tartışılması lazım; basın önünde tartışılması yanlış anlamalara yol açıyor. Gerginlik yaratıyor.
Bir insan kendisini ne kabul ediyorsa odur. 'Senin aslın şudur' demek, sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde rahatsızlığa neden olur. Kendini Türk kabul etmiş kimselere şimdi, 'Yok sen şuymuşsun' demek etnik huzursuzluk doğurabilir."