HDP "Fidan etkilemez" diyor, PKK ile müzakere ufukta

PKK ile diyalogta gelişmeler Fidan'ın istifasıyla hızlandı. Resmi müzakere ihtimalinin perde arkasında Barzani'den Zana'ya, gözlerin İmralı için meteorolojide olmasına dek ilginç ayrıntılar var.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Hakan Fidan’ın AK Parti’den milletvekili adayı olabilmek için MİT Müsteşarlığı’ndan istifasına hem kızdı, hem alındı.

Tepki gösterdiği konular arasında, PKK ile Kürt sorununa çözüm amaçlı görüşmelerin kritik bir aşamada olması da bulunuyordu.

Erdoğan’ın “Kal” demesine karşın, Fidan, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Gel” çağrısına kulak verdi, istifasından dönmedi.

MİT Müsteşarı sıfatıyla katıldığı son toplantı 10 Şubat’ta yapılan Kürt çözüm süreci toplantısı idi.

***

O toplantının hemen ardından önemli bir toplantı, basına duyurulmayan bir başka önemli toplantı daha yapıldı. Ona geleceğim, ama önce şu toplantıyla işimizi bitirelim.

Fidan’ın MİT Müsteşarı sıfatıyla katıldığı son toplantıda, 2 Ekim 2014 kararnamesiyle görüşmeleri resmen yürütmekle görevlendirilen Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı (KDGM) Muhammed Dervişoğlu da vardı.

Davutoğlu’nun mesajı açıktı: Süreç kişilerden bağımsız olarak devam edecekti.

Bu mesaja ertesi gün yani dün, beklenmedik bir yerden destek geldi. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, Meclis’te konuştuğu gazetecilere Fidan’ın gidişinin süreci etkilemeyeceğini söylüyordu.

***

Yüksekdağ başka önemli şeyler de söyledi.

Örneğin 6 Şubat’ta Radikal’de yayınladığımız “Tahkim edilmiş ateşkes konuşuluyor” yazısında söylendiği üzere, PKK ile (diyalogun ötesinde, resmi olarak) müzakerelerin yakında başlayabileceği ve hükümet ile HDP’nin bunu ortak açıklama ile duyurabileceğini söyledi.

HDP Eşbaşkanı “iki hafta içinde” dedi ama, gelen bilgiler bunun daha erken de söz konusu olabileceği yönünde.

Çünkü Kürt meselesi 7 Haziran seçimlerine doğru bir raya oturmadıkça Fidan gibi daha çok sorunla karşılaşabileceğinden endişe eden Davutoğlu boşa alınmış vitesi yeniden ileriye takmış görünüyor.

***

İşte şimdi 10 Şubat toplantısı akşamındaki basına duyurulmayan toplantıya gelebiliriz.

Başbakanlık'taki toplantının bitiminin ardından Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, HDP heyetiyle buluştu.

Hem 4 Şubat’ta İmralı’da Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeden bu yana “tahkim edilmiş ateşkes” çağrısı yönünde yapılanlar, hem Fidan’ın istifası sonrası durum, hem de süreci hızlandırma konuşuldu.

HDP’liler Meclis’te bir hafta daha beklemeye alınan Güvenlik Paketi'ni, tabanı rahatlatmak adına hasta mahkûmların salıverilmesine dair gelişme olup olmadığını, Öcalan’ın hapishane koşullarını ve benzer konuları sordular.

Akdoğan da onlara az önceki toplantıda konuşulanları aktardı, artık ciddiyetlerini kanıtlamalarının zamanı geldiğini, barış istiyorlarsa bunun gereğini yapmalarını istedi.

***

PKK’nın lügatıyla “Güneyde” yani Irak’ta da ilginç gelişmeler vardı. Irak ve Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Kobani’den çekilmek zorunda kalmasının ardından Kerkük’e yönelmesi oradaki gerilimi artırmıştı.

PKK’ya yıllardır Kandil’de zoraki ev sahipliği yapan Mesud Barzani’nin Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile PKK liderliği arasında sürtüşmeler vardı. Barzani, PKK’lıları bölgedeki “yabancı unsurlar” diye tanımlıyordu.

PKK’nın “Dört parçada özerk Kürdistan” tezine karşı, daha basit ve pratik düşünen Barzani “Türkiye’yle barışırsanız, artık memleketinize dönersiniz” mi demek istiyordu.

Tam bu sırada Barzani’den “Bayram değil, seyran değil” türünden bir açıklama geldi. Barzani bir süredir Öcalan ile Leyla Zana aracılığıyla mektuplaştıklarını ilan etti.

***

İşte 10 Şubat akşamı Akdoğan ile HDP’lilerle yaptığı (o duyurulmayan, ikinci) toplantıda bugünlerde yapılacak yeni bir İmralı ziyaretine Zana’nın da dâhil edilmesi konuşuldu.

Meteoroloji raporlarına bakıldı. İstanbul ve Marmara’daki kar yağışının dinip havanın açılacağı tahmin edilen Cuma günü (13 Şubat) şimdilik kararlaştırıldı.

Figen Yüksekdağ, Meclis’teki açıklamasını bir akşam önce Başbakanlık'taki konuşmalara göre yapıyordu.

Ve Yüksekdağ Meclis’te gazetecilerle konuştuğu sırada HDP heyeti yeni bir görüşme için yeniden Akdoğan’ın Başbakanlık'taki makamına girmek üzereydi.

***

Görüşmelerin bu kadar sıklaşması bir hareketlenmeye işaret ediyor.

Tabii sorunlar bitmiyor. PKK bu (olabiliyorsa ortak) açıklamanın Öcalan’ın 1999’da CIA ve MİT’in ortak operasyonuyla Kenya’da yakalandığı 15 Şubat günü yapılmasını istiyor.

Oysa hem hükümet, hem HDP kaynakları bu tür özel tarihlerin, sembollerin kamuoyunda ters etkilere yol açabileceği kaygısını taşıyor; böyle bir tarih gerilimi de var doğrusu.

Peki ya Güvenlik Paketi?

Erdoğan istedi, Davutoğlu söz verdi bir kere. Üstelik paketi geri çekmenin, sadece HDP değil, CHP ve MHP’nin de sert muhalefetine boyun eğmek gibi algılansın istemiyor hükümet.

Paket ya seçime kadar bir bahaneyle rafta tutulup kendiliğinden düşer, ya da çıkar çıkmasına ama, bugünkü haliyle çıkmaz.

Bu haliyle olacak iş değil zaten.

Murat Yetkin yazdı. "PKK ile "tahkim edilmiş ateşkes" konuşuluyor, ortak açıklama gelebilir"