HDP geçerse, HDP geçmezse...

HDP barajı geçerse ne olacağı az çok belli. Peki ya HDP barajı geçemezse? İşte orada sorun var...

Dün tam da Diyarbakır mitinginde yürekleri ağza getiren bir patlama haberleri ekranda dönerken önümde tam sekiz anket sonucu vardı.

Bunlardan yalnızca bir tanesi HDP’yi yüzde 10 barajı altında gösteriyordu.

O anket aynı zamanda AK Parti’nin yüzde 46 oy alarak 330’dan fazla milletvekili çıkaracağı tahmininde de bulunuyordu.

***

Yani bu ankete göre AK Parti anayasayı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın istediği türden bir başkanlık sistemine göre değiştirmeyi halkoylamasına sunabilecekti.

Diğerlerine göre hayli aykırı bir anketti, başka hiçbir anket AK Parti’yi bu kadar yükseklerde göstermiyor, 38 ila 44 arasında değişen tahminler veriyordu.

O aykırı ankete göre dahi HDP yüzde 9 oy alacak görünüyordu, daha az değil.

***

Gelelim diğerlerine: Diğer anketlerde de yalnızca bir tanesi HDP’nin yüzde 12’den fazla oy alabileceği tahmininde bulunuyordu.

Diğer altısı (yukarıdaki zaten hiç almamıştı) HDP’nin yüzde 10 ile 12 arası oy alacağı tahmininde bulunuyordu; bunların çoğunluğu da 10-11 dolaylarındaydı.

Ama bu tabloya karşın HDP’nin yüzde 10 barajını aşabileceğini rahatlıkla söylememiz mümkün olmuyor, çünkü yüzde 2 aralığına sıkışmış bu durum, anketlerin doğasında bulunan hata payı içinde henüz, yani 5 Haziran itibarıyla.

***

Anketlerin hata yapmadığını, ya da bizi yönlendirmediğinden nasıl emin olacağınızı mı soruyorsunuz?

Haklı olabilirsiniz. Önceki gün IPSOS araştırma şirketinin İstanbul’daki toplantısında Deniz Ülke Arıboğan ve Ferhat Boratav’la birlikte yer aldığımız “Seçim sonrası senaryoları” panelinde Ferhat salona sordu: Anketlere güveniyor musunuz?

Bir kısmı kendileri de değişik araştırma şirketlerinden olmalarına karşın salondaki yüzlerce kişinin üçte biri güvensizlik beyan etti.

Ardından salona sorulan “Seçim sonuçlarının gerçeği tam yansıtacağına inanıyor musunuz?” sorusuna kalkan ellerin sayısı ise bir çırpıda sayılacak kadar azdı, o kadar söyleyeyim.

Öte yandan en azından bir fikir edinmemiz için elimizde anketlerden başka veri de bulunmuyor.

***

Örneğin bu anketlerin CHP’nin MHP’nin gerçek potansiyelini yansıtmadığını söyleyenler de var.

AK Parti’nin olduğundan çok fazla gösterildiğini, böylece diğer parti seçmenlerinin sandıktan caydırılmaya çalıştığını söyleyenler de…

Oysa bu defa AK Parti olabildiğince seçmenin sandığa gitmesini istiyor. Neden mi?

***

Çünkü katılım ne kadar az olursa, HDP’nin yüzde 10 barajını aşması o kadar mümkün hale gelir diye düşünüyorlar.

Haksız da değiller. AK Parti içinde yapıldığı öğrenilen çalışmalara göre, hâlâ yüzde 4-5 civarında görünen kararsızların büyük kısmı daha önce AK Parti’ye oy verenler çıkmış.

Bu seçimlerde kimi yolsuzluk iddialarından, kimi muhalefetin ekonomik vaatlerine karşın lüks-israf harcamalarından, kimi Fethullah Gülen Cemaati’nin üzerine fazla gidildiği inancıyla, kimi düpedüz hayal kırıklığından AK Parti’ye oy vermek istemiyormuş.

***

AK Parti’nin amacı onları sandık başına çekmek, “Hesap sormanın şimdi sırası değil, sonra aramızda hallederiz” türü bir mantıkla sandığa gidip mührü ampule basmalarını istiyorlar.

Geçen yıl yerel seçimler sırasında CHP’nin İstanbul adayı Mustafa Sarıgül’ü sorgulayanlara “Tatava yapma bas geç” diye bir anlayış yaygınlaşmıştı; “kusurlarını öne çıkarmanın şimdi sırası değil” anlamında.

Sonuç ortada, CHP ile AK Parti arasındaki fark biraz daha açıldı İstanbul belediye seçimlerinde.

***

Burada da öyle mi olacak? Diyelim Erdoğan –son gün seçim yasakları onu bağlamıyor- çıkıp AK Parti’ye oy istese, bunu mesela yine eline Kuranı Kerim alarak yapsa sonuç değişir mi?

Ya da CHP ve MHP gerçekten anketlerin gösterdiğinden fazla mı alacak?

Bütün bunlar 7 Haziran Pazar gecesi açıklığa kavuşacak.

***

Ama en çok merak edilen hâlâ HDP’nin durumu.

HDP barajı geçerse ne olacağı az çok belli.

Meclis’te 4 parti temsil edilecek, temsilde adalete daha yakın, daha demokratik bir Meclis oluşacak, siyasi tansiyon düşecek, yeni anayasanın daha geniş katılımla yazılması ve muhtemelen Kürt sorununa siyasi çözüm için daha elverişli bir zemin ortaya çıkacak.

***

Ama bu durum yeni bir anayasanın Erdoğan’ın istediği gibi güçlü başkanlık sistemine geçiş amacıyla yazılması ihtimalini neredeyse sıfıra indirecek; ne de olsa HDP biraz da Erdoğan’ın başkanlığına karşı çıkarak yüzde 10 kapılarını zorlayabildi.

HDP geçmez ise nelerin olacağını tam bilemiyoruz. Eğer CHP ve MHP oylarını yükseltemezse, Erdoğan’ın süper başkanlık umutları canlı kalacaktır.

Yüzde 9 küsurla HDP’nin Meclis dışında kalması temsil adaletine, toplumsal barışa, yeni anayasa ve Kürt sorununa nasıl etki edecek?

***

İşte orada soru işaretleri var.

Baksanıza, eğer dün HDP’liler Diyarbakır meydanını patlama sonrasında büyük bir soğukkanlılıkla boşaltmış olmasalardı, meydana dalan panzer ve tomaların eşliğinde orada ne büyük bir felaketin yaşanmış olabileceğini hiç aklınıza getirdiniz mi?

Yine de getirmeyelim ve şu seçimin kazasız belasız geride kalmasını, oyların hilesiz hurdasız yerini bulmasını dileyelim.