Hükümet görmezden geldi, madenciler canıyla ödedi

Kaza göz göre göre gelmiş. Geliyor diyen uyarılar dikkate alınmamış. Ne hata kabul eden, özür dileyen, ne istifa eden var
Hükümet görmezden geldi, madenciler canıyla ödedi

Bu yazıyı yazmaya başladığımda Soma madeninde boğularak ölen işçi sayısı 205 idi.
Soma'daki maden işletmelerinin dünyadaki pek çok madene göre daha iyi konumda olduğunu kim söylemiş biliyor musunuz?
AK Parti Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş. Sonra da eklemiş:

“En güzel düzenlemeleri kimsenin burnu kanamadan yapacak olan da AK Parti’dir.”
Ne zaman demiş? Daha iki hafta önce, 29 Nisan 2014’te.
Niye demiş? Çünkü CHP bir Meclis Araştırma Önergesi vermiş.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel demiş ki, Soma’daki ocaklarda son zamanlarda ölümlü kazalar olmaya başladı, bunlar daha büyük kazalara yol açmadan önlem alalım.

AK Parti’li Yurttaş demiş ki, siyaset yapıyorsunuz, bütün önlemler alındı.
CHP’li Özel demiş ki, “Muzaffer ağabey, yemin et, çıkıp özür dileyeceğim!”, tutanaklarda var.
Olmamış, Meclis, CHP’nin, hani muhalefet yapamıyor denilen CHP’nin Soma önergesini AK Parti oylarıyla reddetmiş.

AK Parti oyları deyince, kiminizin aklına kömür paketleri geliyordur; bugün gelmesin, bugün çok acı bir gün.
İşte o oylama üzerinden iki hafta geçmeden, 13 Mayıs’ta, saat 15.30 sularında madenciler vardiya değişimine hazırlanırken felaket geldi ekmek parası için yerin yedi kat dibinde kömür çıkartanları buldu; trafo patlaması dediler, ona da şimdi geleceğiz.

Bu yazı yazılırken Soma madeninde ölen işçi sayısı 205 idi.
Enerji Bakanı Taner Yıldız kayıp sayısının daha da artmasından endişe ediyordu; çünkü içeride yangın sönmemişti.
Enerji Bakanı, ocağın sahibi Soma Holding’in başkanı Alp Gürkan’la da telefonda konuşmuştu; “O da sıkıntılıydı” diye bize haber verdi, sağ olsun.
Enerji Bakanı daha dokuz ay önce, dün patlayan o maden ocağını ziyaret etmişti. Kullanılan teknolojiyi, alınan güvenlik önlemlerini övüyor, maden işletmesini örnek gösteriyordu.
Enerji Bakanı madende, “madenci olmayanların da” bulunabileceğini söyledi. Madencilik şirketine toz kondurmayan Maden-İş sendikası henüz bu konuya değinmedi ama sosyal medyada pek çok soru var.

Acaba bu ‘madenci olmayanlar’ yalnızca patlama sonrası yakınlarını kurtarmak için can havliyle içeri koşanlarla mı sınırlı? Acaba sendikalı olanlara göre daha az maaşa talim eden taşeron işçiler, hatta çırak adı altında çalıştırılan çocuk işçiler anlamına da geliyor mu? Tamam, bunu da sonra tartışırız, bugün acımız büyük.
Ama şu trafo işi var… Maden sahibi Gürkan 2012’de bir grup gazeteciyi madene davet etmiş, konuşmuş.
Gürkan daha önce de, özelleştirilmeden evvel devletin tonunu 130 dolara mal ettiği kömürü 24 dolara mal etmesiyle övünüyordu zaten.
Maliyeti düşürme nedenlerinden biri olarak da ithal edilen trafo panolarının yerine kendi ‘geliştirdikleri’ trafo panolarını kullanmalarını göstermiş; Enerji Bakanı da daha sonra buna değinmiş zaten.

Özeti şu: Hükümet Soma madenleri konusunda uyarıları görmezden geldi, bu ihmalin faturasını işçiler canlarıyla ödedi.
Peki, Enerji Bakanı istifa etti mi? Etmeyi düşünür mü? İstifadan geçtik, bu işin sorumluluğunu üstlenecek, şurada hata yapmışız diyecek, ‘Allah’ın takdiri’ arkasına sığınmayacak sorumluluk sahibi kimse var mı etrafta? Var mı?
Bari hayatını kaybedenleri “Tane” diye söylemeseler, insanın kanını iyice beynine çıkarmasalar, hayata duymadıkları saygıyı ölüme duysalar… O da yok.