'İç politika dışı da etkiler'

Britanya'nın Ankara Büyükelçisi Baird: "Türk dış politikası, iç politikadan etkilenebilir. Ermeni tasarısı ve PKK iç tepkileri artırabilir. Umarız hükümet çizgi değiştirmez."

İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Nicholas Baird, Türkiye'nin seçim yılı olan 2007'de karşı karşıya kalabileceği iç ve dış gelişmelerin, hükümetin şimdiye dek izlediği dış politika çizgisini olumsuz etkilememesini umduklarını söyledi. Türkiye'nin 'küresel dünyaya' sağlayabileceği ve bunun karşılığında alabileceği pek çok katkı bulunduğuna dikkat çeken Baird, Türkiye'den beklentileri ise temel olarak üç başlıkta özetledi: Avrupa Birliği'nden gelen olumsuz sinyallere karşı dayanıklı ve kararlı tutumu sürdürmek; Ortadoğu'daki bağlantılarıyla diyaloğu kopartmamak ve Güney Kafkaslardaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesine katkıda bulunmak.
Baird ile yaptığımız söyleşideki konu başlıkları bu durumu gösteriyor. Şöyle özetlemek mümkün:

  • MİLLİYETÇİ TEPKİLER: Hrant Dink cinayetine baktığımızda iki tablo görüyoruz. Birincisi, İstanbul sokaklarını dolduran insanların cinayete tepkileri. Diğeri de futbol maçlarındaki seyircilerin ortaya koyduğu karşı tepkiler. Bunlardan hangilerinin Türk halkının çoğunluğunun görüşünü temsil ettiğini tam olarak bilemiyoruz. Olaylar karşısında milliyetçi tepkiler, hemen hemen bütün ülkelerde, bizim ülkelerimizde de görülüyor. Türkiye, küresel gerlişmelerin önemli bir aktörü. Dolayısıyla küresel gelişmeler Türk halkı için önem taşıyor, kamuoyu da küresel gelişmelerden etkileniyor.
  • TEPKİLER ARTABİLİR: Terörizmin her türünü kınıyoruz. İngiltere olarak PKK'yı kullandığı diğer isimlerle birlikte terörist örgüt sayıyoruz. Türkiye açısından şu anda kilit konu, Irak'taki gelişmelerin PKK ve Kürt konusu üzerine etkileri. Amerikalılar şimdi Irak konusunda yeni bir strateji geliştiriyorlar. ABD temsilcisi Joseph Ralston da Ankara'da. PKK'nın Irak'taki varlığı konusuyla mutlaka başa çıkabilmemiz gerekiyor. Eğer ABD'deki Ermeni soykırım tasarısı geçerse ve bizler Türkiye'nin PKK konusundaki beklentilerini istenen ölçüde yerine getirmekte başarısız kalırsak, Türkiye'deki tepkiler artabilir.
  • POLİTİKA ETKİLENİR ENDİŞESİ: Umuyorum ki Türk hükümetinin izlediği dış politika çizgisi, zor bir yıl olan 2007'de iç ve dış gelişmelerden, tepkilerden olumsuz etkilenmesin. Türkiye'nin küresel dünyaya sağlayabileceği, daha güvenli bir uluslararası ortama verebileceği çok katkı var. Bunun karşısında kısa vadede alabilecekleri belki çok fazla görünmeyebilir. Dünya zor bir dönemden geçiyor. Ama uzun vadede karşılığı fazla olacak. Kıbrıs sorununun BM zemininde çözülmesinde, Irak'ın bölünmeden tek bir devlet olarak kalmasında ve tabii ki Türkiye'nin eninde sonunda olacağına inandığım AB üyeliğinde ulusal çıkarları mevcut.
  • TÜRKİYE'DEN BEKLENTİLER: Türkiye, AB konusunda gelen olumsuz sinyallere karşı dayanıklı ve kararlı tutumunu sürdürmeli. İngiltere olarak biz iki defa geri çevrildik, ama yılmadık. Büyük ve güçlü ülkelerin birliğe katılması, küçük ülkelere göre hep zor olmuştur. 2007'nin hem AB'den hem de Türkiye'de seçim yılı olmasından kaynaklanan nedenlerle AB konusunda büyük bir atılım yılı olmayacağı beklenebilir. Ama yine de AB'nin umduğundan daha hızlı adımların atılabileceğine inanıyorum.
  • ORTADOĞU BAĞLANTILARI: İkinci beklenti konusu, Türkiye'nin geniş anlamıyla Ortadoğu'daki diyalog kanallarını açık tutması ve devam etmesi. Türkiye, İran gibi, Irak'taki Sünni gruplar gibi, Filistin'deki Hamas gibi bizim rahat konuşamadığımız ülke ve gruplarla diyalog içinde. Buna değer veriyor ve destekliyoruz. İkili planda Türkiye ile bu konuda görüşüyoruz. Lübnan konusunda son durum, Kıbrıs'taki iki toplum arasındaki diyalog imkânını zayıflatırsa, çok yazık olacak.
  • KAFKLASLAR VE ERMENİSTAN: Güney Kafkaslarda istikrarın sağlanabilmesi, örneğin Ermeni-Azeri ihtilafının diyalog yoluyla giderilebilmesi için Türkiye'nin katkısına önem veriyoruz. Tabii ABD Kongresi'nin soykırım tasarısını kabul etmesi Türk-Ermeni ilişkilerine de, Türk-ABD ilişkilerine de, Güney Kafkaslardaki istikrar çabalarına katkıda bulunmayacaktır. Hatırlatmak isterim ki, korkunç bir cinayete kurban giden Hrant Dink de buna karşıydı. Belki Dink'in öldürülmesi ardından ortaya çıkan gelişmeler bir diyalog atmosferine imkân verir. Türk-Ermeni ilişkilerinin gelişmesi için Türkiye'nin ortaya attığı Ortak Komisyon fikrini önemli buluyor ve destekliyoruz.