İlk dört madde

Anayasa değişikliğini ele alacak AK Parti komisyonu, 'değiştirilmesi teklif edilemeyecek' ilk dört maddenin değişmesi önerisi hakkında da karar verecek. Bu maddelere dokunulmaması ihtimali de var ve bu yüksek bir ihtimal.

AK Parti'nin önayak olduğu yeni anayasa çalışmaları bugün yeni bir aşamaya geçiyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın talebiyle profesör Ergün Özbudun başkanlığındaki altı kişilik üniversite heyetiyle, hukukçu AK Parti üelerinden oluşan 11 kişilik özel komison, bugün bir araya gelerek son düzeltmeleri yapacaklar.
Özbudun heyeti tarafından yapılan ilk çalışma, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat başkanlığındaki parti komisyonunda daha önce görüşülmüş, parti komisyonu bazı maddelere itiraz ve sorularını Özbudun komisyonuna iletmişti. O süreçte parti komisyonunda hararetli tartışmalar yaşandığı haberleri daha yeni kulise sızmaya başladı. Bazı maddeler üzerine oylama yapıldığı, hatta bazı madde ve konular üzerine oylamalada varılan 5-5 eşitliğin Fırat'ın ağırlığını bir taraftan yana koymasıyla karar alınabildiği bilgisi bunlar arasında.
Ancak yine de karara varılamayan ve bugün toplanması beklenen ortak komisyona bırakılan konular var.
Bunlar, bütün anayasa tartışmasının en önemli maddeleri. Ve karara varılması, yani AK Parti'nin anayasa değişiklik önerisi metni olaak tartışmaya açılması için dahi, Başbakan Erdoğan'ın son sözü söylemesi beklenecek. Erdoğan'ın ortak komisyonun en azından son bölüm toplantılarına başkanlık edecek olmasının en önemli nedeni de bu zaten.
AK Parti komisyonunun karara varamayıp ortak komisyona bıraktığı konular arasında, 1982 Anayasası'nın 'değiştirilmesi teklif edilemez' ilk dört maddesinde değişiklik önerilip önerilmeyeceği de bulunuyor.
Bu ilk maddede 1- Türkiye'nin bir cumhuriyet olduğu, 2- Demokatik, laik, sosyal hukuk devleti olduğu, 3- Ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğu, dilinin Türkçe, bayrağının Ay-Yıldız, marşının İstiklal Marşı, başkentinin Ankara olduğu ve 4- Bunların değişmeyeceği, değiştirilmesinin teklif edilemeyeceği yazılıyor.
Bu maddeleri ilgilendiren tartışma konuları arasında, örneğin 'Dili Türkçedir' yerine, 'Resmi dili Türkçedir' ifadesinin yer alıp alamayacağı var. Ya da mevcut Anayasa'da 66 (yenisinde muhtemelen 36'ncı) maddede yer alacak Türklük tanımının (ki bu konu TCK 301'inci maddeyle de bağlantılı) nasıl yapılacağı var.
Laiklik tanımı konusunda sızan bir bilgi yok.
Ama ilk dört maddeye hiç dokunulmaması ihtimali var ve bu ihtimal yüksek bir ihtimal.
Peki o zaman daha sivil ve kucaklayıcı olacağı söylenen bu anayasadaki değişiklikler nerede kalacak.
Komisyon üyelerinden alınan izlenime göre, ağır basan görüş bu konuların, anayasa maddelerinin gerekçesine yazılması. Örneğin, Türklük tanımının 1924 Anayasası'ndaki gibi bir tanımla Kürt ve diğer etnik kökenleri de kapsayan bir üstkimlik olduğunun yazılması söz konusu olabilir. Aynı şekilde Türkçenin resmi dil olup, anadil faklılıklarının meşruluğunu zedelemeyceği de geekçeye yazılabilir.
Bunlar önemli ve hassas konular. Temeller bir kez oynarsa, binanın ciddi sarsıntı geçirmesi işten bile olmaz çünkü. Bir örnek vereyim. Geçenlerde Meclis kulisinde bu konuları konuşuyorken, İstanbullu bir meslektaşımız 'Gelip bunları İstanbul'da konuşsanıza' dedi Dengir Fırat'a. İş kısa sürede yarı şaka, arı ciddi olarak başkentin neden İstanbul'a taşınmadığına kadar ilerledi ve Fırat, 'Rica ediyorum bu tartışmayı benim yanımda yapmamış olun ve benim bu görüşlere kesinlikle karşı olduğumu bilin' deme ihtiyacı hissetti.
Aynı tartışma kısa sürede laikliğin gerekli olup olmadığı tartışmasına da dönüşebilir.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Meclis'teki teşekkür konuşmasında laiklikle ilgili paragraf, (Bülent Arınç'ın demeçleri bir yana) bugüne dek bir AK Parti önde geleninden duyulan ilk kapsamlı laiklik tanımıydı, o da resmen AK Parti ile ilişkisinin kesildiği an yapıldı. Bu tanım çerçevesinde laikliğin sosyal barış için de bir ihtiyaç olduğu vurgusu önemlidir.
Laiklik ile demokrasinin birbirini tamamlayan iki kavram olduğu, laiklik olmadan demokrasinin mümkün olmadığı, bunun Müslüman bir toplumda özellikle önem taşıdığı artık Türkiye'ye yakından bakan aklı başında gözlemciler tarafından da teslim ediliyor.
Yeni anayasayı toplumun eleştiri ve katkısına açacağını söyleyen AK Parti, bu hususu göz önünde tutmalıdır.