İncirlik üssü Suriye harekâtında kullanılabilir

Türkiye'nin muhtemel bir Suriye harekâtında İncirlik üssünü açması, NATO'dan müdahale kararı çıkmasına bağlı.

NATO’nun Suriye’deki iç savaşın bölgeye yayılmaması için müdahale kararı alması durumunda İncirlik üssünün operasyona açılması gündeme gelir.” Bu sözler gelişmelerin tam ortasında bulunan ama isminin gizli kalmasını isteyen üst düzey bir yetkiliye ait.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Milliyet’ten Fikret Bila’ya Suriye’deki iç savaşa müdahale amacıyla Birleşmiş Milletler kararı olmasa da harekete geçecek bir ‘Gönüllüler Koalisyonu’nun kurulabileceği, Türkiye’nin de burada yerini alabileceği yolundaki açıklamalarından sonra bu gelişme askeri müdahale ihtimalinin çok da uzak olmadığını gösteriyor.

Konuştuğum yetkili, “Siyasi ve askeri değerlendirmelerin ardından” dedi, “NATO’nun bir çağrı yapması ihtimali var. NATO Suriye’ye müdahale kararı alırsa Türkiye buna katılacaktır; o durumda hükümet İncirlik’in harekâta katılmasına onay verebilir.”
Yetkilinin sözünü ettiği toplantılardan siyasi olanı dün, 26 Ağustos’ta İstanbul’da yapıldı. Kendilerine ‘Suriye Halkının Dostları’ adını takan ülkelerin ‘Çekirdek Grubu’ ile Beşar Esed’e muhalif güçleri çatısında barındıran Suriye Ulusal Koalisyonu (SUK) yetkililerini bir araya getiren toplantıda, rejimin devrilmesi sonrası kurulacak yapı ve Suriye’nin çok dinli, çok etnik kökenli yapısının korunması için önlemler de konuşuldu.

Askeri toplantı ise yine dün Suriye’nin güney komşusu Ürdün’ün başkenti Amman’da, on ülkenin savunma bakanları ya da genelkurmay başkanları düzeyinde yapıldı. Toplantıya katılan ülkeler, ‘Gönüllüler Koalisyonu’nun muhtemel oluşumu hakkında fikir veriyor: Bölge dışında, NATO’da etkin ülkelerden ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Kanada; bölge ülkelerinden Türkiye, Ürdün, Suudi Arabistan ve Katar.
Bundan sonra gözler, NATO’nun Suriye gündemiyle bir toplantı yapıp yapmayacağında ve o toplantıdan ne karar çıkacağında olacak. Bu süreçte önemli bir eşik 6 Eylül’de Rusya’nın St. Petersburg şehrinde yapılacak G-20 toplantısı olacak. Çünkü Rusya, Çin ile birlikte iki yıldan fazladır BM’de Suriye konusunda herhangi bir karar alınmasını engelleyen ülke.

Gerçi 21 Ağustos’ta Şam yakınlarında yüzlerce sivilin öldürülmesiyle sonuçlanan kimyasal silah saldırısından sonra, BM’den saldırıyı kınayan bir açıklama yapılmasını veto etmedi, ama Rusya ve İran, saldırının muhalif güçlerce yapıldığında ısrarlı. Oysa Batı istihbaratı tersini düşünüyor. Cumhuriyet’ten Utku Çakırözer, Türk askeri kaynaklarına dayandırarak, kullanılan kimyasal savaş başlıklarını atacak türde topların muhaliflerin değil, sadece Suriye ordu birliklerinin elinde olduğunu yazdı. BM müfettişlerinin ABD’nin 6’ncı filoyu Doğu Akdeniz’e yığmasından sonra alabildiği iznin gereğini yerine getirirken saldırıya uğramış olması, muhtemel müdahaleyi hızlandırabilir.

Türkiye baştan bu yana uluslararası müdahale istiyor ama karşılık alamıyordu. Bunun üç nedeni vardı: Birincisi, Rusya ve Çin engeli. İkincisi, Batılıların isyancılara gidecek silahların El Nusra türünden El Kaideci grupların eline geçmesinden endişeleri. Üçüncüsü ise ABD Başkanı Barack Obama’nın Afganistan ve Irak’tan çıkardığı derslerle, ihtilaf bölgelerine kara birliği gönderip tabutlarda döndürmemek kararı.
Diğer yandan Obama, kimyasal silah kullanılmasının kendisi açısından ‘kırmızı çizgi’ olacağını söylemişti. O yüzden kimyasal saldırının ardından bir anda kulisleri saran ‘Kosova modeli’, Obama ve Batı dünyasının aradığı çıkış formülü olabilir. Kosova örneğinde, deniz destekli hava operasyonuyla Slobodan Miloşeviç’e geri adım attırılabilmişti. Gerçi o zaman Rusya bugünküne göre çok daha zayıftı, üstelik bu defa Suriye’de Ortadoğu bölgesindeki tek askeri üs bulunuyor. İşte bu nedenle ABD’nin alacağı karara göre şekillenecek bir NATO kararı, bölgenin siyasetini ve coğrafyasını bir kez daha değiştirebilir.

Böyle bir NATO kararında Türkiye’nin açabileceği İncirlik üssü, stratejik önemi bakımından dünyadaki en etkili askeri üslerden sayılıyor. Ve Irak ve Afganistan’daki operasyonların yanı sıra Kosova operasyonunda da kullanıldığı biliniyor.