?İnş?Allah?

Adamo 1967?de yazdığı Ortadoğu ağıtı ?İnş?Allah?ın sözlerini 2008?de ikinci kez değiştirdi

‘Her yerde kar var/Kalbim senin bu gece.’ Bu harika şarkı 1964’te Fecri Ebcioğlu’nun sözleriyle Ajda Pekkan tarafından söylenmeden önce zaten ‘Tombe la Neige’ olarak gençlerin kalbine girmişti Türkiye’de. Sonra şarkının sahibi Adamo tarafından, Türkçe sözlerle de okundu.
Adamo, bu 1964 başarısından sonra 1967’de önemli bir çıkış daha yaptı. Inch’Allah bir anda müzik listelerini altüst etti. Arapça ‘Allah’ın izniyle’ sözünü Avrupa müzik listelerinin zirvesine yerleştiren Adamo, bu şarkısında Ortadoğu’da yaşanan trajedinin barışa vesile olmasını diliyordu.
On dörtlükten oluşan balad şu iki dörtlükle bitiyordu:
“Evet gördüm Kudüs’ü/İbibiği kayada tüneyen/Duyarım bu ağıtı/Eğilsem üzerine
Bu ağıt altı milyon ruha/Çocuklara, kadınlara adamlara/Ve o ruhlar ki acımasız kumda/Büyütüyor altı milyon ağacı”
Acımasız kum, çölü anlatıyordu. Çöl İsrail’i. İsrail, 5 Haziran 1967 sabahı üç koldan saldırıya uğramıştı. Mısır, Suriye ve Ürdün orduları İkinci Dünya Savaşı’nda yaklaşık 6 milyon ferdi tarihin en büyük soykırım girişimine maruz kalan İsrailoğullarına, savaş sonrası BM tarafından Filistin topraklarının bir bölümünde kurulan İsrail devletini yok etme savaşına girişmişlerdi. İsrail can havliyle öyle bir direniş sergiledi ki, siyasi tarihe ‘Altı gün savaşı’ olarak geçen mücadelenin sonunda topraklarını dört kat genişletmişti. Suriye’den
Golan tepelerini, Ürdün’den Batı Şeria’yı, Mısır’dan bütün Sina yarımdasını aldı. Gazze şeridi de 1967’de İsrail kontrolüne geçti.
İkinci Dünya Savaşı’nın ikinci yarısında, 1943’te Mussolini İtalya’sının Sicilya Adası’nda doğup, savaşın ardından, 1947’de Belçika’ya maden işçisi olarak iltica eden fakir bir babanın koyu Katolik eğitimiyle büyümüş oğlu Adamo, dünyaya siyaset gözlüğüyle değil, duygularıyla bakan bir sanatçıydı. Sanatçı duyarlığı ile her din için kutsal olan Kudüs’te ve Ortadoğu’da patlayan trajediyi ‘Inc’Allah-İnş’Allah’ şarkısıyla böyle yansıtmıştı.
Adamo’nun hayranları, Inc’Allah şarkısının sözlerinin 1993’te değiştiğini fark ettiler. Bazı dörtlükler, örneğin Kudüs’ün Hıristiyan özelliklerinin vurgulandığı bölüm artık yoktu. Ama şöyle bir dörtlük eklenmişti:
“Ama işte bu kadar nefretten sonra/İsmail’in ve İsrail’in oğulları/Sükûnetle (birleştirip) ellerini/ Azat ediyorlar güvercini gökyüzüne”
Ve İnş’Allah şarkısının o en vurucu son dörtlüğü şöyle değişmişti:
“Bu ağıt milyonlarca ruha/Çocuklara, kadınlara, adamlara/Bu dramın iki yanında yere düşen/Yeter bu kan..Selam..Şalom”
Adamo ne olmuştu da, 1993’te şarkısının sözlerinden fazla ‘İsrailci’ görünen kısımları ayıklamış, dramı İsrailliler ve Filistinliler, Araplar arasında paylaştırmıştı?
Bu değişikliğin hemen öncesinde İsrail’in dünyada geniş tepkilere yol açan 1991-1992 Lübnan’ı işgal operasyonunu ve 400 bin Filistinliyi Lübnan’a sürme girişimini bulabiliriz. Bu trajedi, Adamo’yu kendi şarkısına tahammül edemez hale getirmiş olabilir mi? Mümkün.
Ve geliyoruz 2008’e. 2008’in son haftalarında Adamo bir ‘olgunluk dönemi albümü çıkardı;
‘Le Bal Des Gens Bien-İyi İnsanlar Balosu.’ Fransızca şarkıları 100 milyondan fazla satan bir şarkıcı olan Adamo, bu albümde eski şarkılarını genç Fransız şarkıcılarla düet yaparak seslendiriyordu. Ve İnş’Allah’ın sözleri bir kez daha değiştirilmişti. 1993’teki İsmail-İsrail dörtlüğü yoktu. Onun yerine sanatçı şöyle isyan ediyordu:
“Cehennemin tanrısı mı, yoksa göklerin mi/İstediğince çıkarsın ortaya/Filistin’de ve İsrail’de titriyor çocuklar/Ve geçiyor zaman, bir şey değişmiyor”
Değişen bir şey vardı aslında. Adamo’nun şarkısının sözleriyle birlikte bir halkın mazlum görülürken nasıl zalim görülmeye doğru değişimiydi bahis konusu olan.
Nakıs Fransızcamla yanlış yapmamak için bu değişimi dün (gerçek bir entelektüel, Nobel Edebiyat ödülü sahibi Le Clézio’yu Türkçe’ye çevirecek kadar sıkı bir Frankofon ve Ortadoğu sorununun tam ortasındaki diplomatlardan biri olan) Türkiye’nin İslamabad Büyükelçisi Engin Soysal’a danışma ihtiyacı duydum. Değişim çarpıcıydı.
Ortadoğu sorunu aslında Kudüs sorunudur ve dünyanın devam etmekte olan en eski siyasi sorunu. Gazze şeridinde yaşanan (ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da yangını söndürmek için çaba harcadığı)felaket, bu tarihi sorunun bugün görünen yüzü. Kolay çözülmeyeceğini kabul etmek, çözüme doğru atılacak en önemli adım olabilir; İnş’Allah.