Irak için kritik zirve

<arabaslik>İhtimale karşı seçenek</arabaslik></br>Irak'ın bütünlüğü açısından kritik 'komşu ülkeler' toplantısı bugün. PKK'yla mücadele Özel Temsilcisi Edip Başer'e göre, Irak Kürt yönetiminin federasyon olması bağımsızlık demek değil: &quot;Türkiye, bu ihtimale karşı seçeneklerini de hazır etmeli.&quot; </br><arabaslik>Barzani'yle görüşme</arabaslik></br>Başer'in sözleri: &quot;PKK stratejik sorunun parçası; sorunsa bağımsız Kürt devletinin ilanı. Barzani'yle görüşmüyorsan, PKK'ya destek olduğu içindir, durum değişince tavrın değişir.&quot;

Irak'ın siyasi ve coğrafi bütünlüğü açısından hassas önem taşıyan 'Komşu ülkeler' toplantısı bugün yapılıyor. Bugünkü toplantıyı 2003 yılında Türkiye öncülüğünde başlatılan diğerlerinden ayıran ve onu kritik kılan birkaç özelliği var.
Birincisi, toplantının ilk kez ABD'nin de resmen katılımıyla Bağdat'ta yapılıyor olması.
ABD toplantılar ilk başladığında bundan hiç hoşnut olmamış, yaptığı açıklamalarda bu tür toplantılardan sonuç beklenmemesi gerektiğini söylemişti. George Bush yönetimi böylelikle 1-Dikkatlerin Irak için öngördüğü askeri çözümden dağılmasını istemiyor, 2- 'Şer ekseni' olarak nitelediği İran ve Suriye ile aynı masaya oturup Irak'ta çözümü müzakere etmeyi uygun bulmuyordu.
Gelişmeler, Irak'ı işgal stratejisinin ülkeye iddia edildiği gibi demokrasi getirmek bir yana, bir iç savaşa sürüklediğini gösterdi. Geçen yıl sonunda hazırlanan Baker-Hamilton raporu bir siyaset değişikliğini öngörüp, Suriye ve İran'la diyalog önerince, ilk sonuç Irak savaşının en ateşli savunucusu Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in istifası oldu.
Dolayısıyla, ABD'nin bugün yüksek memurlar düzeyinde yapılacak (Türkiye'yi Irak Özel Temsilcisi Büyükelçi Oğuz Çelikkol temsil ediyor) toplantıya, hem de Bağdat'ta onay vermesi, siyaset değişikliğinin ilk somut, siyasi göstergesi sayılmalı.
Diplomatik kaynaklar bu toplantıdan "Çok olumlu, ya da çok olumsuz" sonuç çıkabileceğini söylüyorlar. Anlamı şu: Çok olumsuz sonuç, Irak'taki Sünni-Şii savaşının derinleşmesi, belki kuzeye Kürt bölgesine sıçraması ve parçalanmaya bir adım daha yaklaşılması demek.
İşlerin olumluya gittiğini ise, bugünkü toplantı ardından yapılacak daha üst düzey bir toplantı duyurusuyla anlayacağız. Muhtemelen dışişleri bakanları, belki başbakanlar düzeyinde yapılacak 'Komşular' zirvesinin bu kez mekânı Türkiye, muhtemelen İstanbul olacak. O toplantı yapılırsa,muhtemelen ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice da katılacak. Bu, ABD Dışişleri Bakanı'nın İran ve Suriyeli muhataplarıyla aynı masa etrafında oturması demek. O masada muhtemelen BM Güvenlik Konseyi'nin diğer daimi üyeleri (Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere) de bulunacak; belki ayrıca AB temsilcisi de.
Böyle bir gelişme Irak'ın siyasi ve coğrafi birliğinin bir nevi uluslararası garanti altına alınması, uluslararası topluluğun çabalarını bu noktaya yoğunlaştırma sözü vermeleri anlamına gelecek. Bir anlamda, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin, Irak'ın yeni federatif yapısı içinde bir birim olarak kalması, bağımsız bir ülkeye dönüşmemesi önlemi sayılacak. Bu, Irak'ın diğer komşuları gibi, Türkiye'yi de rahatlatan bir gelişme olacak.
Böyle bir gelişme Türkiye'nin PKK ile mücadelesinde de rahatlama getirecek mi?
PKK ile mücadele Uluslararası Özel Temsilcisi Edip Başer'e göre, Irak'taki Kürt yönetiminin federasyon olması bağımsız olduğu anlamına gelmiyor. Başer, Türkiye'nin ileride böyle bir ihtimale karşı seçeneklerini şimdiden hazır etmesi gerektiğine inanıyor. Ancak mevcut durum, Irak savaşı öncesi olmayan bir gerçeği ifade ediyor. Başer şunları söylüyor: "PKK, Türkiye'nin stratejik sorunu değil, ama stratejik sorunun bir parçası. Stratejik sorun, Irak'ta bağımsız bir Kürt devletinin ilan edilmesi ihtimali ve sonrasındaki gelişmeler. Bir gerçeği değiştiremiyorsanız, onu hoşlanmasanız da bir gerçek kabul ederek, o duruma göre konum alırsınız. Bugün Barzani ile görüşmeyeceğini söylüyorsan, PKK'ya yardımcı olduğu içindir, bu ileride durum değişir, çıkarımıza uygun olduğunu düşünürsek görüşmeyeceğimiz anlamına gelmez. Ben bu konuda hükümetle Genelkurmay Başkanımızın görüşleri arasında pek fark olduğunu düşünmüyorum. MGK bildirisinde de Kuzey Irak'takilerle görüşün demiyor, Irak'la diyor. Şu anda biz ABD ile Türkiye'nin Irak'taki çıkarlarının, PKK konusunda örtüştüğü noktaları arıyor ve buluyoruz. Sonuçlar da alıyoruz. Fransa'daki tutuklamalar uzun süreli girişimler sonucu olsa da, bizim Joseph Ralston'la çalışmalarımızla hızlandığını söyleyebilirim. Mahmur kampı konusunda da gelişmeler var. Ama bunlar zaman alıyor."
Başer, önceki gün İstanbul'da Ralston'la yaptığı görüşmeyi, işbirliğinin somutlaşmaya başlaması açısından bir dönüm noktası sayılabileceğini söylüyor. Ancak Türkiye açısından asıl önemli çalışmaların Irak'ın bütününe ve bütünlüğüne ilişkin olanlarda aramak gerekiyor. Bağdat toplantısını o yüzden dikkatle izlemek gerekiyor.