Irak Kürtleriyle yeni bir sayfa

Ziyaretinin aynı zamanda Basra ve Musul'u da kapsadığını vurgulasa da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bu Irak ziyaretinin Erbil durağının özel bir önemi olduğunu kabul ediyor.
Irak Kürtleriyle yeni bir sayfa

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, KDP lideri Barzani ile görüştü.
FOTOĞRAF: GÜLŞEN SOLAKER / AA


BASRA/ERBİL- Ziyaretinin aynı zamanda Basra ve Musul’u da kapsadığını vurgulasa da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bu Irak ziyaretinin Erbil durağının özel bir önemi olduğunu kabul ediyor.
Evet, Basra ve Musul’u da savaştan sonra ziyaret eden ilk Türk Dışişleri Bakanı Davutoğlu. Ama Erbil başka. Erbil, Irak’ın Kürdistan eyaletinin, tam adıyla Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin başkenti. Bölgenin başkanı, Türkiye’deki bazı siyasetçilerin hâlâ ‘aşiret reisi’ demekten hoşlandığı, Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani. Barzani, Türkiye’nin PKK ile mücadelesinde, dolaylı olarak da Kürt açılımında önemli bir oyuncu. PKK’nın Kandil dağlarındaki üsleri Kürt yönetimi sınırlarında. Ankara’nın yakın zamana kadarki ‘aşiret reisi’ diye yok sayma siyasetinin ne sonuç getirdiği ortada.
Bir gece önce Cumhurbaşkanlığı’ndaki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı davetinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın bu ziyaretin Türkiye’deki Kürt açılımı açısından da ‘dönüm noktası’ olacağını, bu nedenle söylemişti zaten.
Davutoğlu dün Erbil’de görüştüğü Barzani ve Eyalet Başbakanı Behram Salih’le Türkiye’deki
açılım konusuna da değinildiğini söyledi. “Ama” diye ekledi; “Ondan önce güvenlik geliyor, terör konusu. Biz Irak sınırında terörün değil barışın, malların, hizmetlerin, kültürün geçmesini istiyoruz.”

Irak Kürtleriyle dönüm noktası
Diplomatik kaynaklara göre, bu ziyaretin dönüm noktası olma özelliği, Irak Kürtleriyle ‘tarihi
uzlaşma’ anlamına gelmesinde yatıyor.    
Kaynaklar, Türkiye’nin Erbil’de başkonolosluk açmasını, bu gezinin en önemli yönü olduğunu vuguluyorlar.
Peki bu Türkiye’de tartışmalı bir ‘Kürdistan tanınıyor’ yorumuna yol açmaz mı?
Davutoğlu, “Hayır” diyor, “Tanıma dediğiniz şey devletler arasında olur. Irak’ı tanırız. Almanya, federal bir devlet; konsolosluk açınca onu tanımış mı oluyoruz? Teksas’a gidince ABD dışında Teksas’ı tanımış mı olacağız? Erbil’i çok ülkenin Dışişleri Bakanı ziyaret etti; 10’dan fazla. ABD, Rusya, Almanya, İran var. Herkesin yaptığı bu ziyaretleri bizim yapmamış olmamız eksikliktir. Çok özel bir şey olarak takdim etmememiz lazım. Irak’ın kendi içinde anayasal federal. Statüsü belli. O çerçevede Basra’ya, Erbil’e, Musul’a gidiyoruz.”
Davutoğlu’nun söyleyemediğini kıdemli bir diplomat ismini saklı tutarak söylüyor: Tanıma başka, varlığını görmezden gelmek başka. Artık bölge politikalarında Türkiye’nin Irak’taki Kürt görüşünü, tabii ki Irak bütünü içinde dikkate aldığını gösteriyor.
Bu aslında bir uzlaşma zemini. Ankara bu zeminin hem kısa vadede PKK ile mücadelede sonuç vermesini, hem de Irak sınırında güvenlik ve ekonomi ortamını güçlendirmesini umuyor.

Dönüm noktası Dağlıca
Davutoğlu, Iraklı Kürtlerle ve dolayısıyla Irak ile ilişkilerdeki dönüm noktasını PKK’nın 2007 Ekim’indeki Dağlıca baskını olarak tanımlıyor: 
* İki sene önce Dağlıca terör saldırısı olduğunda, Ekim 2007’de, ne kadar karanlık senaryolar vardı. Bizim Irak topraklarına gireceğimiz, Kürtlerle çatışma çıkacağı söyleniyordu. Belki onu isteyenler vardı. Dağlıca saldırısından sonra ilk defa 2007 Kasım ayında Bağdat’a gittim; Necirvan Barzani (Kürt federal yönetimi yetkilisi) ile görüştüm. Bütün bu senaryolar iki yılda iflas etti. Aksine çatışmadan güçlü işbirligi zeminine gelindi. Bu politikaların güçlü şekilde uygulanması gerekir. Bu gezi, bu açıdan tarihi bir dönum noktasıdır.
* Kuzey Irak’la yoğun ekonomik temaslarımız var. Ama bu düzeyde bir ziyaret ilk defa yapılıyor. Başkonsolosluk açılıyor. Her konuyu görüşüyoruz. Güvenlik, yatırım, enerji... (Osman Öcalan sorusu üzerine) Taleplerimiz bellidir; detaylara girmem doğru olmaz. O günden bugüne Türkiye’nin taleplerinin ne olduğu belli. O günden bugüne değişiklikler de oldu. Güvenlik ile ilgili her konu görüşülecek.
Söz güvenlikten açılmşken, Türkiye, Irak ve ABD arasında oluşturulan üçlü güvenlik komitesinin işleyişi üzerine bazı endişeler belirmeye başlamış. Türkiye’de asker ve hükümet arasında baş gösteren ‘belge’ geriliminin, yıllar sonra yakalanan bu işbirliğine
zarar vermesi ihtimali kaşların çatılmasına yol açıyor. O nedenle Türkiye’deki iç gelişmeler, güvenlik sorunu üzerinde had safhada etkili olabilir.

‘Kerkük’e de gideriz’
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Kürdistan eyaleti lideri Mesud Barzani’nin Kerkük’ü Kürdistan eyaletine dahil etme ısrarı üzerine şunları söyledi:
l Lojistik nedenlerle bu defa olmadı. Bir başka seferde Kerkük’e gideriz. Kerkük’te tutumumuz belli. Kerkük, Irak’ın küçük bir modelidir. Biz o bakımdan Kerkük’ün özel bir statüde olmasını istiyoruz. Etnik barışın küçük bir nüvesi olsun istiyoruz. Irak’taki Türkmen temsilcileri Musul’a gelecekler, kapsamlı bir görüşme yapacağız.

Kürdistan demeye alışırken
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2009 başındaki Irak gezisi dönüşünde Irak’taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni (IKBY) adıyla söyleyince Türkiye’de tartışma çıkmıştı. Dün tanık olduk ki, Dışişleri’nin bilgi notlarında da IKBY kısaltması kullanılıyor. Bir Dışişleri mensubu, “Tepki gösteren olursa ‘Irak’ın kuzeyindeki’ de denebiliyor” diye şakalaştı.
Oysa Irak Anayasası’na göre Türkiye ve İran ile ortak sınırı olan federal bölgenin, yani eyaletin adı Kürdistan. İran’ın Türkiye ve Irak’a komşu eyaletinin adı da öyle.
Dün itibarıyla artık (Yunanistan’ın Makedonya’ya, “Makedonya” dememek için ‘eski Yugoslav Cumhuriyeti’ yada ‘Üsküp yönetimi’ demesi gibi) Kuzey Irak’taki yönetim demek yerine Irak’taki Kürtdistan Bölgesel Yönetimi ya da eyaleti demek resmen de mümkün.
Erbil’i savaştan sonra ilk ziyaret eden Ekim 2004’de İngiliz Dışişleri Bakanı olmuş. Onu Mayıs 2005’de ABD Dışişleri Bakanı izlemiş. Fransa, Almanya, Rusya İran, Mısır ve Lübnan’dan bakanlar (Filistin devlet Başkanı) olmak üzere 19 üst düzey ziyaret olmuş. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Dış Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın ziyaretleri 20. oldu Erbil’de Rusya, İran, Almanya, Fransa ve Hollanda’nın başkonsoloslukları var. Türkiye 6. olacak. ABD, İngiltere ve Güney Kore’nin elçilik irtibat büroları var. İtalya, Avusturya, Çekya ve Yunanistan’ın ticaret büroları, İspanya, Japonya, Danimarka, İsveç’in fahri konsolosları bulunuyor.