IŞİD'e karşı ortak özel kuvvetler harekatı da gündemde

20-22 Kasım'da Kanada'nın Halifax şehrinde yapılan Uluslararası Güvenlik Forumu'nda konuşan Allen "Ortaklarla birleşik özel kuvvetler harekatının" mümkün olabileceğini söyledi.

ABD ve Türkiye'nin IŞİD'e karşı ortak harekat düzenleyeceği zaten açıklandı.

Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu ve ABD'li muhatabı John Kerry'nin açıklamalarından bunun İncirlik ve Diyarbakır üslerinden yürütülecek bir hava harekatı olacağını, düzenli kara birliklerinin Suriye'ye girmeyeceğini, ama gekirise Türk topçusunun sınırı geçmeden devreye gireceğini duyduk.

Hava ve topçu desteği IŞİD'e karşı mücadele eden milis güçlerine verilecek, kara gücü onlardan oluşacaktı.

***

Bu hayli netameli bir konuydu.

Çünkü mesela Türkiye PKK'nın Suriye'deki uzantısı saydığı PYD'ye bağlı YPG milislerinin Fırat'ın batısına geçmesini istemiyordu.
Oysa harekatın amacı, Fırat'ın batı kıyısından Türkiye sınırı boyunca batıya doğru 98 km uzunluğunda, Suriye topraklarında 40 km derinliğe sahip Cerablus-Mare hattını IŞİD'den "arındırmaktı".

Türkiye'nin aylar süren müzakereler sonucu, İncirlik'i açıp Beşar Esad'lı geçiş hükümeti formülünü kabul ederek Suriye siyasetini fiilen değiştirmek suretiyle razı etmişti ABD'yi bu ortaklığa.

***

Buna karşın Amerikalılar da Türkiye'nin meşru muhalif güçlerden saydığı Ahrar üş-Şam gibi örgütlere güvenmiyor, içlerinde El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra Cephesi bağlantıları olduğundan kuşkulanıyordu.

Türkmen milisler kendi dertlerine düşmüş haldeyken bu durum kara desteği seçeneklerini iyice daraltıyordu.

İşte bu koşullar altında bir başka seçeneğin, ortak özel kuvvetler harekatı seçeneğinin tartışılmaya başlandığı ortaya çıktı.

***

Bu konudaki beyan, Türkiye ile o müzakereleri daha bir ay önce 23 Ekim'de görevi bırakan ABD Başkanı Barack Obama'nın IŞİD'e karşı mücadele koordinatörü John Allen'dan geldi.

20-22 Kasım'da Kanada'nın Halifax şehrinde yapılan Uluslararası Güvenlik Forumu'nda konuşan Allen "Ortaklarla birleşik özel kuvvetler harekatının" mümkün olabileceğini söyledi.

Allen ne konuşmasında, ne de daha sonra bir ayrıntıya girdi. Örneğin bu ortaklığın Amerikan ve Türk özel kuvvetleri arasında mı olacağı konusunda açıklama yapmadı.

***

Ancak IŞİD'e karşı bir kara harekatının söz konusu olup olmayacağı sorusuna şöyle bir cevap verdi:

*"Oraya Batılı güçlerle büyük bir giriş yapıp DEAŞ'ın başını alabilirsiniz. Ama daha sonra ne yapacaksınız? Merkezi hükümet (Beşar Esad'dan söz ediyor) Suriye'nin büyük kısmını kontrol edemiyor. DEAŞ oradan çıkarıldıktan sonra o bölgelerdeki halk, özellikle de kadınlar ve çocukların güvenliğini kim sağlayacak, o bölgeler kimin kontrolünde kalacak?"
ABD'nin Irak işgalinde yaptığı hatalardan belli bir ders çıkardığı anlaşılan emekli orgeneral Allen, şöyle devam etti:

*"Belki özel harekat birliklerinin ortak harekatı, belki Kürt grupların da katılımı kara harekatı için söz konusu olabilir. Ortaklarımızla birleşik özel kuvvetler harekatı ihtimal dahilinde olabilir."

*"Türklerle konuştuğumuzu 'güvenli bölge olarak' nitelemek doğru olmaz. Bu daha çok, sonunda evlerine dönmek isteyecek mültecilerin dönüşü ve korunmasını kolaylaştıracak bir bölgenin oluşturulmasıdır."

***

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu uzunca bir süredir Suriye toprakları içinde bir "güvenli bölge" oluşturulması için ABD ve BM'deki diğer güçlere çağrıda bulunuyor.

Ancak Rusya ve Çin'in itirazlarıyla bu konuda mesafe alınamayınca "IŞİD'den arındırılmış bölge" formülü üretilmiş ve İncirlik'in ABD önderliğindeki koalisyona açılmasıyla eş zamanlı olarak üzerinde çalışılmaya başlanmış bulunuyor.

Özellikle Rusya'nın Suriye'ye hava kuvvetlerini göndermesinin ardından güvenli bölgeden çok ABD'nin de desteğini alan "IŞİD'den arındırılmış bölge" planı ağırlık kazanıyor.

Bu planın Ankara için bir anlamı daha var. O da bu PYD'nin Türkiye sınırı boyunca bütün Suriye sınırını kontrol edebilecek konuma gelmesinin önlenmesi.

***

Ortak harekatın başlayıp başarıya ulaşması durumunda Cerablus-Mare bölgesinin havadan korunması temel olarak İncirlik üssünden ABD öncülüğündeki koalisyon tarafından sağlanacak.

Şu anda bu koalisyona Türkiye dışında (özellikle 13 Kasım Paris saldırıları ardından) Fransa da aktif olarak katılıyor.

Tabii Suriye hava sahasında ayrıca operasyon düzenleyen Rus uçakları ayrı bir fasıl oluşturuyor.

***

Ancak Ankara ve Paris saldırıları ve G-20 Antalya Zirvesi sonuç bildirgesinin küresel işbirliği çağrısı ardından NATO'nun da IŞİD'e karşı daha aktif olabileceği bildiriliyor.

Yine Halifax'te konuşan NATO Askeri Komite Başkanı Orgeneral Petr Pavel, son gelişmelerin ardından NATO'nun IŞİD'le mücadeleye daha fazla girmek ve destek vermek durumunda kalacağını söyledi.

Pavel de Allen gibi daha fazla ayrı ayrıntı vermedi. Ancak gelişmeler, sadece Viyana görüşmeleri çerçevesindeki siyasi boyutta değil, askeri boyutta da IŞİD'e karşı yeni gelişmelerin kapıda olduğunu gösteriyor.