Mısır'dan destek

Mısır Dışişleri Bakanı Gheit'in iki önemli mesajı var: İran ve İsrail'in nükleer güce kavuştuğu bölgede boş durmayız. Kerkük bir Irak şehri, tek grubun isteğiyle statüsü belirlenemez." /> Mısır'dan destek

Mısır Dışişleri Bakanı Gheit'in iki önemli mesajı var: İran ve İsrail'in nükleer güce kavuştuğu bölgede boş durmayız. Kerkük bir Irak şehri, tek grubun isteğiyle statüsü belirlenemez." /> 'Kerkük tüm Iraklıların' - MURAT YETKİN - Radikal

'Kerkük tüm Iraklıların'

<font color="#FF0000"><strong><em>Mısır'dan destek</em></strong></font><br></br>Mısır Dışişleri Bakanı Gheit'in iki önemli mesajı var: İran ve İsrail'in nükleer güce kavuştuğu bölgede boş durmayız. Kerkük bir Irak şehri, tek grubun isteğiyle statüsü belirlenemez.

Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Aboul Gheit, "İran ve İsrail'in nükleer silaha sahip olduğu bölgede, Mısır'ın da kendi savunmasını düşüneceğini ve boş oturmayacağını" söyledi. Aboul Gheit, Radikal'e yaptığı açıklamada, sözlerinin İran nükleer silaha sahip olursa, bunun Mısır'ın da sahip olmak isteyeceği anlamına mı geldiği sorusuna, "Kendimizi savunmak zorundayız. Sanırım Türkiye de, bölgedeki diğer ülkeler de benzer şeyler düşünecektir. Bu durum bölgede silahsızlanma değil, nükleer silahlanma yarışı başlatacak ve tehlikeli bir gelişme olacaktır" yanıtı verdi.
İki gündür Ankara'da sırasıyla Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Tayyip Erddoğan ile görüşmelerde bulunan Aboul Gheit, dün yaptığımız söyleşide bölgedeki nükleer silahlanma tehlikesine karşı tutumunu şöyle açıkladı:
"1- İran'ın nükleer silaha sahip olması bölgedeki diğer ülke ve güçleri de kendilerini savunmak için yeni önlemler almaya itecektir,
"2- İsrail'in Nükleer Silahların Yayılması Anlaşması'nın ilkelerini kabul ettiğini açıklaması yetmez, bu anlaşmayı imzalayıp gereklerini yerine getirmelidir."
Mısır Dışişleri Bakanı'nın pek çok kişi için malum olanı ilan etmesi, İran'ın nükleer enerji programını, nükleer silah faaliyetine çevirmesi durumunda kendi ülkesinin de aynı arayışa gireceğini ilan etmesi önemli. Türkiye öteden beri nükleer silah programına uzak olduğunu açıklıyor, ancak Mısırlı bakana göre böyle bir durumda Türkiye'nin de aynı arayışa girmesi tehlikeli de olsa yadırganmamalı.
Aboul Gheit, "Nükleer silahların bölgede yayılmasını istemiyoruz ve bu konuda Türkiye ile aynı düşünüyoruz" diyor.
Kerkük konusu
Mısır Dışişleri Bakanı, Ankara'da yaptığı temaslarda iki konuda daha ülkesiyle Türkiye'in 'tamamen aynı' düşündüğünü 'memnuniyetle' saptadığını söylüyor. Şöyle:

  • "Birincisi, Kerkük. Irak Anayasası'na göre Kerkük'te bu yıl sonuna dek referandum yapılacağının yazıldığını söyleyerek aceleci davranmak çok yanlış olacaktır. Irak'ta mevcut sorunlara yenisini eklemek kimsenin çıkarına olmayacak. Bu, zaman içinde çözülecek bir sorun. Referandum tarihini ise, sanki kutsal bir tarihmiş gibi değerlendirmek doğru değil; aklımızı kullanmalıyız. Kerkük bir Irak şehridir. Geleceğine de Iraklıların tamamı karar vermelidir; yalnızca bir grup değil. Acele edilerek ve yalnızca bir grubun isteğiyle, yalnızca Kerkük şehrinde yapılacak referandumu başka hiç kimsenin kabul etmeyeceği bilinmelidir. Böyle bir adım bütün Irak'ın patlamasına neden olabilir."
  • "İkincisi, Irak'ın geleceği. ABD Başkanı George Bush'un yeni stratejisinin etkileri üzerine hüküm vermek için henüz çok erken. Irak'a barış getirmeyi amaçlayan her girişimi memnuniyetle karşılıyoruz. Ama Irak berbat durumda. Bağdat berbat durumda. Irak'ta tünelin ucunda ışık görünmüyor. Hatta tünel bile görünmüyor."
    Irak'ta İran'a düşen
    Aboul Gheit'e göre ilk aşamada Irak'ta yapılacak işler az çok belli: "Sünnilerin sürece katılımı sağlanmalı. 'Baştan katılsaydılar' diye düşünmek sonuç getirmiyor. Milis güçleri dağıtılmalı. Burada özellikle de El Dava ve Sadr milislerinden söz ediyorum. Güç milis güçlerinden Irak ordusu ve polisine geçmeli. Milislerin faaliyeti devam ederse, Irak'ta işler her geçen gün daha da kötüye gidecektir. Burada da İran'a sorumluluk düşüyor. İran, istikrarlı bir Irak'ın kendi çıkarına da olduğunu görmeli. İran'ın Irak'ın diğer komşuları ve Mısır tarafından alınan kararlara uyması önem taşıyor."
    Mısırlı bakanın sözlerinden Irak'a komşu ülkeler toplantılarının neden aksamaya başladığına ilişkin ilginç bir iddia da ortaya çıkıyor: Türkiye'nin başlattığı bu girişim, İran tarafından baltalanmaya mı başladı? Nedeni, Sünnilerin de sürece dahil edilmek istenmesi mi?
    Aboul Ghei, yarın ülkesini ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'a da bu konuları anlatacağını söylüyor.
    Bu arada, 24-25 Ocak tarihlerinde Paris'te yapılacak Lübnan konferansına, Türkiye adına Abdullah Gül'ün katılacağı belli oldu. Daha önce yüksek memurların katılması planlanan toplantının düzeyi, Rice ve yeni BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un katılacağının belli olmasıyla yükseltilmişti.