Kızılay Meydanı'nı kurtarma planı

Çankaya'nın CHP'li Başkanı'na kapısını çaldığı Başbakan olumlu yanıt verdi

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın önceki gün Çankaya’nın CHP’li Belediye Başkanı Bülent Tanık ile yaptığı görüşme,
medyada fazla yer almadı; haberler birkaç gazetenin Ankara ekleriyle sınırlı kaldı.
Oysa bu kısa -yaklaşık 20 dakika süren görüşme, Başkent Ankara’nın çehresinde önemli bir değişiminde önemli bir dönüm noktası olabilir.
Görüşmenin konusu özel olarak ‘Kızılay nasıl kurtulur?’ sorusuna yanıt bulmak idi.
Bunun bir geçmişi var elbette. Kızılay Meydanı, Ankaralıların, Türkiye’nin ilk nispeten uzun binası olması nedeniyle hâlâ ‘gökdelen’ diye andıkları Emek İşhanı’nın 1970’lerde açılışıyla itibarının zirvesine ulaşmıştı.
Meydana ve semte adını vere eski Kızılay Derneği binasının -Emek İşhanı’nın çaprazı, meşhur ‘Türk-Övün-Çalış-Güven’ heykeliyle Güven Park’ın karşısı- arazisiyle birlikte satılığa çıkarılmasıyla birlikte meydanın çözülüşü, semtin düşüşü başladı. İhaleyi kazanan Beğendik Şirketi’nin karşılaştığı hukuki sorunlar nedeniyle uzayan inşaatın -ve ayrıca uzayan metro kazılarının Kızılay’ı bir şantiyeye çevirmesine neden oldu.
Bu arada Kızılay’ı 1950’lerin ortalarından 1970’lerin ortalarına kadar şehrin en itibarlı mağazalarının, lokantalarının, sinema, kafe, pastane ve gece kulüplerinin mekânı olmaktan çıkarıp az gelişmiş kasaba çehresine bürünmesine neden olan iki gelişme daha baş gösterdi.
Bunlardan birisi, 1990’ların başında patlayan özel dershane furyasıydı. Dershanelerle Kızılay’ın nüfus yapısı değişmeye başladı. Kızılay gündüz lise öğrencilerinin akın ettiği, alışveriş imkanlarının ona göre değiştiği -çay, simit, işporta işi tişört, kaçak VCD tezgâhı- dolayısıyla itibarlı işyerlerinin ve ardından konut sahiplerinin birer birer kaçtığı bir yer haline geldi.
Devlet tarafından kapalı ekonominin bir nişanesi olarak yapılan SSK İşhanı, bu kötü tabloya tüy dikti. Bir zamanlar Başkent aydınlarının, sanatçılarının buluşma yerlerinden olan Sakarya Caddesi ve etrafı, sulandırılmış bira, bangır bangır kötü müzik, ara sokaklarında çöp dağları ve sarhoşların her türlü vücut artığı arasında her türlü karanlık işin döndüğü bir kara deliğe dönüşmeye başladı.
Meslek olarak şehir planlamacısı olan Bülent Tanık ile adaylığı döneminde Kızılay’ın bu perişan halinden kurtarılması gerektiğini konuştuğumuzu hatırlıyorum.
Tanık, Kızılay’ı konuşmak üzere Başbakan’dan üç ay önce randevu istemiş. Aslında randevuyu daha önce almış, ama tam o gün İstanbul’daki sel felaketi meydana gelince görüşme olmamış.
Tanık Başbakanı Kızılay ve sorunlarına vakıf ve ilgili gördüğüne çok memnun olduğunu söyledi dünkü görüşmemizde. Belediyeciliği ile övünen Erdoğan’ın önüne haritaları serip bina bina anlatmaya başlamış.
Amaç üzerinde fikir birliği oluşmuş: Kızılay, yayaların ağırlıkta olduğu, açık meydanlara sahip, güvenli ve itibarlı bir şehir merkezi olacak.
Tanık bunun için birkaç proje sunmuş:
1- Kızılay’da büyük alışveriş merkezi olmayacak. Böylelikle bölge esnafı canlanacak. Tanık, ‘Kızılay binasının, trafik yükünü daha da artıracak alışveriş merkezi olması yerine Çankaya Belediyesi’ne verilmesi’ için destek istemiş. Başbakan bu öneriyi dinlemekle yetinmiş.
2- Aynı çerçevede, geçen yıl özelleştirilen Emek İşhanı’na alışveriş merkezi değil, beş yıldızlı otel yapılması için izin verilmesini talep etmiş. Başbakan’ı da aynı fikirde görmüş.
3- SSK İşhanı’nın ise ‘bir kirletici kütle olarak’ tamamen ortadan kaldırılarak açık alan, altının da yeraltı otoparkı yapılmasını önremiş. Erdoğan bu fikre de sıcak baktığını söylemiş.
Tanık, “Bizim için çok önemli ve değerli bir görüşmeydi” diyerek şöyle devam ediyor: “Sayın Başbakan’a da ilettim. Kızılay bir nevi Türkiye’nin kalbidir. Gündüz ve gece yaşanabilir bir merkez kimliğine kavuşması, yalnız Çankaya’nın değil, Büyükşehir’in, hatta hükümetin sorunudur. Bu işi kimin yaptığından çok, yapılması önemli. İlla biz yapalım, itibarı da bize ait olsun demiyoruz. Kim yaparsa minnettar oluruz diyoruz. Ben görüşmeden umutlu ayrıldım.”
Kızılay uzunca bir zamandır benim de işim düşmedikçe gitmek istemediğim bir iç yarası halinde. Kızılay’ı gündüz ve gece iç rahatlığıyla gidip gelinebilen bir şehir merkezi halinde görmek beni de bir Ankaralı olarak çok mutlu eder. Tanık’ın Erdoğan görüşmesinden aldığı umit, umarım boşa çıkmaz.