Korkunç ve karanlık bir cinayet

Hrant Dink, geçen yıl ülkeyi bırakıp gideceğini söylediğinde telefon açmıştım. Kerinçsiz davalarıyla bunalmıştı. Hem fanatik Türk milliyetçilerinin, hem de Ermeni diasporasında Hrant'ın Türkiye ile işbirliği içinde olduğunu düşünenlerin tehdit altındaydı.

Hrant Dink, geçen yıl ülkeyi bırakıp gideceğini söylediğinde telefon açmıştım. Kerinçsiz davalarıyla bunalmıştı. Hem fanatik Türk milliyetçilerinin, hem de Ermeni diasporasında Hrant'ın Türkiye ile işbirliği içinde olduğunu düşünenlerin tehdit altındaydı. "Nereye gidiyorsun?" demiştim; "Burası hepimizin ülkesi, senin de ülken".
Dün üç kurşunla vurulduğunu öğrendiğimde yaşadığım büyük üzüntüyle "Keşke gitmiş olsaydı" diye hayıflandım. Mekânı cennet olsun.
Dink vurulduğunda Bakanlar Kurulu toplantı halindeydi. Başbakan Erdoğan'ın Adalet ve İçişleri bakanlarıyla istihbarat örgütlerini olayı aydınlatmakla görevlendirdiğini ve toplantıyı kestiğini kendi açıklamasından öğrendik. O da, bütün parti liderleri de bu karanlık cinayeti kınadılar. Hepsi cinayetin arkasında ne olduğunu sorguladılar. Erdoğan'a da, CHP lideri Baykal'a da cenazeye katılıp katılmayacakları soruldu. Katılmaları, bu cinayetten çıkar uman varsa, onlara iyi bir yanıt olacaktır. Haberi aldığımız sıralarda büromuzu ziyaret eden Mehmet Ali Bayar, Dink'in Cumhuriyet tarihinde siyasi bir cinayete kurban giden ilk Ermeni kökenli vatandaşımız olduğuna dikkat çekti. Erdoğan, cinayetin soykırım iddialarıyla bağını kurdu. Türkiye'nin Terörizmle Mücadele Özel Temsilcisi Edip Başer, Dink'in hedef seçilmesinin tesadüfi olmayabileceğini, Türkiye'nin büyük olaylara gebe olabileceğini söyledi.
Türkiye'nin kritik dönemlerinde son 30-40 yıldır gazeteci cinayetleriyle yaşandı. 1979'da (İran İslam devriminin gerçekleştiği günlerde) Abdi İpekçi'nin öldürülmesi, 1990'da Çetin Emeç'in, 1993'te Uğur Mumcu'nun, 1999'da Ahmet Taner Kışlalı'nın öldürülmeleri hep Ortadoğu'nun karıştığı dönemlere rastladı, Türkiye'nin sinir uçlarına dokundu ve karanlık günler yaşanmasına neden oldu.
Geçen yıl TEPAV'da yapılan beyin fırtınası toplantısında, 2007'nin Irak ve İran için dönüm noktaları olacağından hareketle, Türkiye'de önemli siyasi cinayetlere tanık olabileceğimiz endişesini dile getirmiştim. Umarım Dink cinayetinde siyaset ve toplum sağduyulu hareket eder. Siyasiler, umarım bu kez oy uğruna milliyetçi duygularla oynamanın kendilerini de yakabilecek bir ateş olduğunu görebilir.
ABD yetkilisi Burns: PKK sorununu çözmemiz lazım
Bir grup meslektaş ile dün sabah ABD Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'un evinde ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi Müsteşarı Nicholas Burns ile kahvaltı davetindeydik. Hrant'ın katli ile haber olarak belki ikinci sıraya düşse de, Burns bu toplantıda önemli şeyler söyledi. Şöyle özetlemek mümkün:
1- Burns Türkiye'ye ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın talimatıyla "Türkiye'nin Ortadoğu'daki gelişmeler üzerine görüşlerini dinlemek üzere" gelmiş. Bunda Erdoğan'ın son haftalardaki çıkışlarının payı var. Erdoğan tarafından kabul edilmesinden memnun ve çok olumlu bir görüşme olarak niteliyor. Dışişleri Bakanı Gül'ün şubatta Rice ile yapacağı görüşmenin ilişkiler için önemli olacağını vurguluyor.
2- Ankara'da dört konu üzerinde yoğunlaştığını söylüyor: Irak, İran, Filistin ve Lübnan ve terörizmle mücadele. Bunlar arasında bir önem sıralaması yok, "Ama PKK konusunu çözmemiz gerekiyor" diyor. Abdullah Öcalan'ın 1999 başında Kenya'daki Yunanistan büyükelçiliğinde yakalanmasında Atina büyükelçisi olarak büyük rol oynayan Burns ("Pangalos engellemek için beni sabahın beşinde uyandırdı. Sonra istifa etmek zorunda kaldı" diyor) konuyla yakından ilgili.
3- Şu an yakıcı olan Irak. Kerkük, şu anda ABD'nin radar ekranında değil, ekranda Bağdat var. Ama sıradaki konu İran. İran'a nükleer program yüzünden BM yaptırımları kararı çıkması büyük ihtimal. Burns, "Bütün BM üyeleri uymak zorunda" diyor. Muhtemelen İran varlıklarının dondurulması ve ulaştırma alanında gelecek yaptırımlar Türkiye'nin İran'la doğalgaz ve TIR filosu ile yürüyen ticaretini çok etkileyecek. Dediğimiz gibi, Irak, İran ve Türkiye çemberi yine sıkışıyor.