Kürt açılımında ikinci adım Adalet

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e göre "Şu anda yapılan bir mutfak çalışması". Koordinatlar belirleniyor.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e göre “Şu anda yapılan bir mutfak çalışması”. Koordinatlar belirleniyor. Ölçüler ortaya çıkacak. Ardından ikinci adım devreye girecek. Hükümetin ‘Kürt açılımı’ yerine tercih ettiği tanım olan ‘Demokratik Açılım’ çalışmasındaki ağırlık merkezi de -İçişler Bakanı Beşir Atalay’dan Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e geçecek.
Belki işin en kritik aşaması da o olacak.
Çünkü -eğer gerekiyor ve yapılabiliyorsa- Anayasal düzenlemelerden, şartlı af dahil yasa ya da
yönetmeliklerde yapılacak değişikliklere kadar, ‘Açılımın’ adresi artık orası olacak.
Dün Adalet Bakanı Ergin ile bu konularda bir telefon görüşmesi yapma imkânı buldum. Söyledikleri, hükümetin dinleme, görüş toplama aşaması ardından karar aşamasına geçerse nasıl bir yol izleyeceğine ilişkin bilgiler veriyor.

Açılım Çalışma Grubu
Bakan Ergin’in söyledikleri şunlar:
* “Milli Güvenlik Kurulu’nda görev alan bakanlar olarak bir çalışma grubumuz var. Hepimizin kendi alanımızla ilgili sorumluluklarımız var. Mesela Dışişleri Bakanımız çalışmanın diplomasi boyutu, Başbakan Yardımcımız Ali Babacan ekonomik yönden yapılacaklar üzerinde çalışıyor. Adalet Bakanlığı da anayasal-yasal zemin çalışması üzerinde duracak. Bu çalışma şu anda demokratik açılımlar üzerine yürütülmekte olan mutfak çalışması ardından ortaya çıkacak tabloya göre yapılacak. Koordinatlar belirlendikten sonra Adalet Bakanlığı devreye girecek.”

Af çalışması var mı?
Ergin, Kürt açılımı, ya da demokratik açılım konusunda şu anda Adalet bünyesinde bir çalışma yürütülmediğini söyleyerek aslında CHP lideri Deniz Baykal’ın ‘Ne yapmak istediğinizi anlayalım’ yaklaşımını haklı çıkaracak şekilde konuşuyor.
Ortada yalnızca bir girişim var ve içini yaygın görüşmelerle mi doldurmaya çalışıyor hükümet?
Örneğin, Genelkurmay Baskanı Orgeneral İlker Başbuğ’un 29 Nisan’da sözünü ettiği, dağdan inmeyi kolaylaştıracak uygulama düzenlemeleri, ya da af öngörüsüyle yürütülen bir çalışma var mı?
Bakan Ergin “Hayır” diyor; “Somut olarak af başlığı altında bir çalışmamız yok”.

Vatandaş Öcalan
Ergin’in, Bakanlığı’nın kontrolündeki İmralı Cezaevi’nden PKK lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılan açıklamaların nasıl mümkün olduğu, metinlerin hükümet kontrolünde mi yapıldığı yolundaki sorulara verdiği yanıt da söyle:
* “Avukatların görüşmeleri devam eden davalara ilişkindir. İmralı’daki vatandaşın devam eden davaları var. Vatandaş olarak avukatları ile görüşme hakkı var. Avukatları herhalde o görüşmeleri not alarak sonra kamuoyuna aktarıyorlar. Bizim üzerimizden giden, aktarılan bir metin yok.

Yargı reformu, nihayet
Adalet Bakanı bir yandan İçişleri Bakanı Atalay koordinatörlüğünde yapılan çalışmaların sonucunu beklerken, diğer yandan önümüzdeki hafta basında Bakanlar Kurulu’na sunacağı yargı Reformu Strateji Belgesi’nin
hazırlıklarını tamamlıyor.
Türkiye’de yargı bağımsızlığının, yargının tarafsızlığı ve etkinliğinin yoğun tartışıldığı bir dönemde gündeme gelecek yargı Reformu, böylelikle Kürt açılımı konusunda atılacak adımlarla aynı zaman diliminde Meclis’te görüşülebilir.
Bakan Ergin, yargı Reformu’nun Avrupa Birliği boyutuna da dikkat çekiyor:
* “AB ile müzakerelerin 23 ve 24’üncü fasılları Adalet ile ilgili. Hatta 23, gayriresmi açılış faslı sayılıyor. Yargı Reformu uzunca bir süredir bütün taraflarca tartışılıyor. Bunları internet sitemizde de bulabilirsiniz. İlkelerde genel olarak mutabakat sağlanmış durumda. İlkesel anlayış birliği çerçevesinde Strateji Belgesi’nin dört temel unsuru var: yargı bağımsızlğı, tarafsızlığı, etkinliği ve kolay ulaşılabilirliği, ki buna yargının maliyeti dahil.”

HSYK değişecek mi?
AB’nin, tıpkı hükümet ile asker arasında soğuk rüzgârlar estiren askeri yargı usulleri talebi gibi, yargı üzerinde siyasi etkinin kaldırılması yolunda öncelikli talebi var. Bunun için de Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu Başkanı’nın Adalet Bakanı, yardımcısının da Adalet Müsteşarı olması uygulamasının düzeltilmesi isteniyor. Bu konu daha birkaç hafta önce Türkiye’yi bir yargı atamaları gerginliğine sürüklemişti.
Acaba Ergin, Yargı Reformu ile HSYK Başkanı koltuğunu bırakacak mı? Cevabı şöyle:
* “Her şey masada, tabii HSYK da öyle. Ama buradaki sorun yalnızca bakanın Kurul Başkanı olmasında değil. Raporlarda o Kurul’un gerekli temsili sağlamadığı görüşleri de var. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Uluslararası belgeleri esas alan bir değerlendirme yapacağız.”