Kürt sorunu CHP'siz çözülemez mi?

Kürt sorunu için ilk somut çözüm önerisi hükümetten önce CHP'den geldi. Bu aşamada Ankara kadar Diyarbakır'a kulak vermeli

CHPolmadan Kürt sorunu çözülemez mi? Bu soruya Diyarbakır Barosu Başkanı avukat Sezgin Tanrıkulu bir çırpıda cevap veriyor: “CHP olmadan bu sorun çözülemez.”
Bunu 18 Mayıs tarihli Milliyet’te Devrim Sevimay’a verdiği mülakatta okuduk.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği kurucusu, cüzamlıların, okutulmayan kız çocuklarının ve laik hayat tarzının koruyucu meleği Türkan Saylan’ın üzücü vefatı nedeniyle değişen gündemde yitip gitmemesi için Tanrıkulu’nun sözlerini dikkatle tahlil etmekte yarar var.
Özellikle de CHP lideri Deniz Baykal’ın dün Radikal’de okuduğunuz CHP’nin Kürt sorununa çözüm planı ana hatları üzerine söyledikleri ardından Tanrıkulu’nun söyledikleri daha bir önem kazanmış bulunuyor.
Ne demişti CHP lideri? Türkiye’nin geleceği birlikte kurulacaktı. İcra kanadı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un ‘2009, PKK ile mücadelede 1984’ten bu yana en önemli fırsat’ açılışı ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’in ağzından iç ve dış koşulların 2009’da ‘ister terör, ister Güneydoğu, isterse Kürt’ diyelim bu sorunun çözümü için elverişli koşullar sunduğunu söylemişti.
Başbakan Tayyip Erdoğan ise bu fırsatın, çözüm planının ne olduğu konusunda bir açıklama yapmadı bugüne dek. Irak’taki Kandil Dağı’na gidip PKK’nın fiili lideri Murat Karayılan ile mülakat yapan Milliyet yazarı Hasan Cemal’e devlet katında verilen randevuların bir bir ertelenmesi ile aynı günlerde Meclis’te beş
DTP milletvekili ile bir soruşturma sorunu çıktı. Meclis Başkanı Köksal Toptan’ın krize dönüşmemesi için -kendi ifadesiyle- çırpındığı bu sorun devam ederken gelen Baykal’ın önerileri bu zamanlama nedeniyle ayrıca önemlidir.
Baykal’a göre; 1- Af mümkündür, ama terör eylemlerinin bitmesinin koşulu olarak değil, bitmesini kutlamak için düşünülmelidir, 2- Bölgedeki kamu görevlilerinin zihniyet değişikliği gerekmektedir, örneğin Kürtçe dilekçe geri çevrilmemelidir, 3- Bölge gençlerini PKK veya mafyadan uzak tutmanın yolu, onlara sistemin kapılarını açacak fırsat eşitliği vermekten geçer, 4- Kimliğe sahip çıkma işinin devlet eliyle değil, sivil inisiyatifle yapılmasının önü açılmalı, devlet düzenleyici olmalıdır, 5- Bölgedeki kalkınma ve istihdam sorunu için özel bir ekonomik program hazırlanmalı, pozitif ayırımcılık yapılmalıdır.
Baykal devamının geleceğini söylüyor. İfadesi istenen beş DTP’liden biri olan Selahattin Demirtaş bu önerileri yetersiz bulsa da önemsiyor; Tanrıkulu kadar net ifadeyle olmasa da Kürt sorununa CHP ve MHP’nin katkısını gerekli buluyor.
Tanrıkulu ise sözlerini şöyle açıklamış: 
* (Kürt sorununun çözümünden) “AKP zaten hükümet ve doğrudan sorumlu. Ama bunun dışında çözümde mutlaka ihtiyaç duyulacak iki önemli siyasi hat var: Birincisi CHP’nin temsil ettiği siyasi hat, diğeriyse MHP’nin... Bana göre bilhassa CHP olmadan bu sorun çözülmez, çünkü CHP bu sorun bakımından devletin kodlarını çözecek tek partidir. (‘Ne demek devletin kodları?’ sorusu üzerine) Devlet dediğimiz zaman bunun bir tarafında ordu, bir tarafında yüksek yargı organları, diğer tarafında yüksek öğretim kurumları ve yüksek bürokrasi vardır. Ancak CHP’nin evet diyebileceği bir çözüm bu devlet kurumlarındaki düşüncelerin de değişmesine neden olur.”
Ordudaki değişim deyince, yine akıp giden gündem içinde yitmemesi gereken bir başka mülakata dikkat çelmek gerekiyor. Yine 18 Mayıs’ta Profesör Doktor Metin Heper, Bugün’den Seda Şimşek’in sorusuna şu yanıtı vermiş: “Şimdiye kadar ordu ‘İlk önce terörü bastıralım. Sosyo ekonomik mesele daha sonra gelir’ diyordu. Sivil hükümetler ‘önce öbürü’ diyordu.
Sonuçta hep askerin dediği oldu. Şimdi asker ‘Sizinle birlikte yapalım’ diyor. Sayın Hilmi Özkök’ün soru olarak gündeme getirdiği konularda bugünkü Genelkurmay Başkanı bir takım açılımlar getiriyor.”
Bugünkü Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un, 14 Nisan’daki önemli konuşmasında Heper’e atıfta bulunduğunu, Heper’in bundan bir süre önce ‘Devlet ve Kürtler’ başlığıyla önemli bir kitap yayımladığını hatırlatalım.
Bütün bu nedenlerden dolayı, CHP’nin hükümet çevrelerinde bir süredir konuşulan Kürt sorununa çözüm konusunda somut önerilerle ön alması önemlidir. Bu konudaki gelişmelerin hızlanması beklenebilir artık.