Kürt sorununda petrol şirketleri

<arabaslik>'Kapsamlı çözüm'de rol</arabaslik></br>Kürdistan Bölgesel Yönetimi, 'sınırlı sınır ötesi operasyona' direnmeyeceği işaretini verirken, petrol şirketleriyle imzaladıkları anlaşmaları uygulayacaklarını açıklayarak Bağdat ve Vaşington'a kafa tuttu. Erdoğan'ın Kürt sorununa 'kapsamlı çözüm' planında Irak'taki petrol şirketlerine de yer var mı?

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın şu an açıklanmasında sakınca gördüğü Kürt sorununa 'kapsamlı çözüm' planında Irak'taki petrol sahaları ve petrol şirketlerine de yer var mı?
Irak'ta meydana gelen son gelişmelerden sonra, bu soruyu sormak gerekiyor. Gelişmeler şunlar:
Irak Petrol Bakanı Hüseyin El Şahristani, 24 Kasım'da bir açıklama yaparak, yılan hikâyesine dönen petrol ve gaz yasasının Irak Meclis'inde kabul edilmemesi durumunda, yetkisini kullanarak, Irak Kürt yönetiminin petrol şirketleriyle imzalamış olduğu anlaşma ve lisansları iptal edebileceğini duyurdu. Bu açıklama, eylülden bu yana merkezi Irak hükümeti ile Erbil'de Mesud Barzani başkanlığındaki Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasında petrol nedeniyle artan gerilimin yükseldiğini gösteriyordu. Gerilimin daha da artacağının işareti dün geldi. El Şahristani'den bir gün sonra Barzani'nin sağ kolu ve KBY Başbakanı Neçirvan Barzani'nin, imzaladıkları bütün anlaşmaları uygulayacaklarını söylemesi ajanslara dün düştü. Yeğen Barzani, Şahristani'nin isterse mahkemeye başvurabileceğini söyleyerek Bağdat'a meydan okuyordu.
Kürt yönetimi böylece ABD'ye de meydan okumuş oluyordu. Çünkü petrol yasası, ABD Başkanı George Bush'un Irak hükümetinin gelişme sağlayıp sağlamadığını ölçeceği 18 kriter arasındaydı ve Kürtlerin ayak sürümesi nedeniyle gerçekleşmiyordu.
Daha geçen hafta Bağdat'ta temaslarda bulunan ABD Kongresi Tahsisatlar Komitesi'ne mensup etkili dört Temsilciler Meclisi üyesi, ilerleme sağlanamamasından duydukları memnuniyetsizlikle Vaşington'a döneceklerdi. Bağdat'tan sonra Ankara'ya gelen ve burada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dahil üst düzey görüşmeler yapan (ve PKK sorununu da ayrıntısıyla görüşen) üyelerin temasları, Komite'nin Irak savaşı bütçesine onay veren makam olması nedeniyle ayrıca önemli.
Rahatızlık iki ay geriye gidiyor. ABD Dışişleri 27 Eylül'de Bağdat'tan habersiz olarak Kürtlerle anlaşma imzalayan bir grup şirket arasında (Bush ailesine yakınlığıyla tanınan ve aynı zamanda Dış İstihbarat Danışma Kurulu üyesi Ray L. Hunt'un) Hunt petrol şirketinin de bulunmasına tepki göstermişti. Aralarında Türkiye'den PetOil ve Genel Enerji'nin de bulunduğu bu şirketlerle lisans anlaşmalarının 7 Kasım'da KBY tarafından onaylanması, rahatsızlığı artırmış, Şahristani bu adımı 'yasadışı' ilan etmişti.
Nitekim 9 Kasım'da Ankara'da bir basın toplantısı düzenleyen Büyükanıt da, bu duruma dikkat çekmiş, Irak'ta gevşek konfederasyon öngören mevcut yapının ülkeyi parçalayacağını, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının merkezi hükümetçe kullanılması gerektiğini ve modern bir federasyonu tercih edeceğini söylemişti. İki gün sonra benzer bir açıklama, Irak Başbakanı Nuri El Maliki tarafından da yapılmış, bu durum Şii ve Sünni grupların Kürtlerin bağımsızlaşma taleplerine tepkisi olarak görülmüştü. Barzani'nin Kerkük'ü Kürt bölgesine katma isteği de aynı şekilde Şii ve Sünni nüfustan tepki görüyor.
Barzani'nin Türkiye'nin PKK konusundaki taleplerine karşı 'sınırlı sınır ötesi operasyona' direnmeyeceği yolunda işaretler verirken, diğer yandan petrol yasası konusunda Bağdat ve Vaşington'a kafa tutar konuma girmesi, uluslararası gözlemciler tarafından petrol şirketlerinin lobi gücüne dayanarak çıtayı yüksek tutma çabası olarak değerlendiriyor.
Gelişmeleri yakından takip eden ancak ismini açıklamayan bir uluslararası gözlemci, şu değerlendirmede bulunuyor:

  • "Hem PKK sorununun, hem de Kürt meselesinin sınır aşan boyutta çözülmesi için bazı aktörlerin ortak nokta bulması gerekiyor. Bunlar Türkiye (ki 'gözlemci' hükümet, asker ve Meclis'in bu konuda konsensüs içinde olmasını kilit önemde görüyor), ABD, Irak Merkezi hükümeti, Irak Kürt yönetimi ve petrol şirketleridir. Petrol şirketlerinin aleyhine alınacak siyasi kararların uygulama imkânı zor, ama petrol şirketlerinin siyasi durumu doğru değerlendirmeden atacakları adımların uygulama imkânı bulması imkânsız. Önümüzdeki günler bu yönde gelişmelere sahne olabilir."
    Ankara, PKK ve Kerkük sorunu olmayan bir Irak Kürt federasyonunu kabullenmeye yakın görünüyor. Bağdat, Tahran, Vaşington ve Londra da bu çizgiye yaklaşıyor. Bu çizginin Irak'ın kuzeyindeki petrol ve gazın uluslararası pazarlara çıkarılıp ülkenin bütünü için refaha dönüştürüleceği en güvenli hat olarak Ceyhan'da sonuçlanacak boru hatlarını görmesi doğal. PKK ve sınır ötesi ile ilgili tartışmaları, bu büyük resim içinde okumak doğru olacak.