Kürt süreci devam MHP'ye tamam

AK Parti'nin bir üst düzey yetkilisi, "Gerek özellikle Doğu ve Güneydoğu'daki teşkilatımızdan gelen talepler, gerekse kamu düzeninin korunması, Başbakanımızı Kürt sürecinin durmayacağı yönünde bir açıklama yapma düşüncesine sevk etti" diyor. Tek başına bu cümle dahi AK Parti'nin önemli bir tercih kullandığını gösteriyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu 7 Temmuz akşamı Van’da koalisyon görüşmeleri açısından da önemli bir açıklama yaptı.

HDP’nin PKK’ya militanlarını söz verdiği üzere Türkiye’den çıkarması çağrısını yapması şartıyla Kürt çözüm sürecinin devam edeceğini söyledi.

***

O şartı, HDP açısından yerine getirilemez bir şart olarak düşünmemek lazım.

Nitekim HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, hemen 8 Temmuz sabahında Davutoğlu’nun mesajının adresine ulaştığını gösteren bir çıkış yaptı.

HDP “doğrudan ya da dolaylı” hükümet tekliflerine açıktı.

***

Çünkü Davutoğlu’nun sözleri 7 Haziran seçiminden bu yana Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dahil AK Parti saflarından Kürt sürecinin devamına dair yapılan ilk sarih açıklama oldu.

Davutoğlu böylece seçim kampanyasının başladığı Nisan ayında askıya aldığı Kürt çözüm sürecine kapıyı aralayarak, diğer yandan MHP ile koalisyon ihtimallerine de kapıyı kapatmış oldu.

Dün telefonla konuştuğum üst düzey bir CHP’li kaynak, “Aslında” dedi, “Biz başından beri AKP’nin MHP ile kısa süreli bir koalisyona için Kürt sürecini riske atabileceğini düşünmüyorduk. Malum biz sürece karşı değiliz, sadece Meclis çatısı altında, daha şeffaf yürütülmesini istiyoruz.”

***

Bu yaklaşımı ilginç bir şekilde AK Parti saflarında da görmek mümkün.

AK Parti’nin bu işlerin içinde olan bir üst düzey yetkilisi, yine isminin bende saklı kalmasını isteyerek Davutoğlu’nun Van açıklaması konusunda şunları söyledi:

·  “Gerek özellikle Doğu ve Güneydoğu'daki parti teşkilatımızdan gelen talepler, gerekse kamu düzeninin korunması bakımından ihtiyaçlar, Başbakanımızı Kürt sürecinin durmayacağı yönünde bir açıklama yapma düşüncesine sevk etti.”

***

Tek başına bu cümle dahi AK Parti’nin önemli bir tercih kullandığını gösteriyor.

Aslında Davutoğlu’nun Kürt süreci ve MHP ile koalisyon ihtimali arasında bir tercih yapmak zorunda kalırsa, stratejik önemi nedeniyle Kürt sürecini tercih edeceği belliydi. (Radikal, “Davutoğlu MHP mi diyecek, Kürt çözüm süreci mi?”, 4 Temmuz 2015)
 
Ancak Kürt süreci açıklaması yapıldığı an MHP ile kapıların kapanacağı belli olduğu için, biraz da CHP ile koalisyon pazarlığında MHP kozunu canlı tutabilmek adına bu söylenmiyordu.

Demek ki gelişmeler bunu zorunlu kıldı.

***

Sadece AK Parti değil, CHP açısından da MHP’yle ilgili senaryolar tamamen tükenmiş durumda.

Gerçi MHP Grup Başkan Vekili Yusuf Halaçoğlu, dün CHP’ye “dinsiz ve inançsız” demediğini, eğer Deniz Baykal’a oy vermiş olsalar AK Partililerin MHP’ye “dinsiz ve inançsız partinin adayına oy verdiniz” deme çekincesini ifade ettiğini söyledi…

Ama bu da CHP açısından durumu kurtaracak gibi görünmüyor; Devlet Bahçeli’nin haftalardır “benden size fayda yok” sözüne inanmak istemeyen CHP’liler de Halaçoğlu’nun ifadesinden sonra o ihtimali masadan kaldırmış görünüyor.

***

MHP’nin kendisini koalisyon ihtimalleri dışına atması ve restinin AK Parti tarafından görülmesi, ayrıca Kürt çözüm süreci konusunda hükümetin suskunluğunun son bulması koalisyon görüşmeleri arifesinde siyasi atmosferi biraz rahatlatmış gibi.

Bu gelişmeler tek başına hemen bir AK Parti-CHP koalisyonu kurulacağına, ya da HDP’nin AK Parti’yi destekleyeceğine, ya da Kasım’da seçime gidileceğine işaret sayılmaz elbette.

Ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun Milliyet’e verdiği “Karamsar değilim” mülakatı dâhil, sanki Davutopğlu ve Yüksekdağ’ın açıklamaları da siyasi söylemin dün itibarıyla biraz daha yumuşadığını gösteriyor.

***

Dün Meclis Genel Kurulu’nda MHP itirazına rağmen sayısı 18 olarak belirlenen Başkanlık Divanı'nın bugün isimler tamamlanarak oluşması bekleniyor.

Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce söylediğine uygun olarak Davutoğlu’nun 10 Temmuz’da Bosna’ya seyahatinden önce hükümeti kurma görevini verirse, Ankara’daki beklenti hafta sonu randevuların alınması ve hafta başında resmen görüşmelerin başlaması.

Tekrarlayacak olursak, Davutoğlu’nun Kürt açılımına devam çıkışı, hem AK Parti, hem CHP bakımından MHP’li ihtimalleri, daha koalisyon görüşmeleri başlamadan masadan kaldırmış bulunuyor; en azından bugün itibarıyla manzara budur.