Maliki ziyaretinden ne beklenebilir?

Türkiye'ye yarın gelecek olan Irak Başbakanı Maliki'den sıcak takip anlaşması beklenir mi?

Hemen söyleyelim, Irak topraklarında PKK ile mücadeleye ilişkin herhangi bir gelişme beklenemez.
Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin yarın başlayacak Türkiye ziyaretinde, kendisine eşlik edecek bakanlar arasında Güvenlik Bakanı Şirvan El Vaili de var. El Vaili, Amerikan yönetimi tarafından ortaya atılmış 'PKK terörüyle mücadele özel temsilcisi' Joseph Ralston ve bizde Edip Başer'in görevden alınmasıyla bu işe bakan Dışişleri Bakanı Müsteşar Yardımcısı Rafet Akgünay'ın muhatabı. Ancak dün itibarıyla ne Türk ve Iraklı terörle mücadele koordinatörleri arasında planlanmış bir görüşme programda görülüyordu, ne de Ralston'un Türkiye'ye gelerek şu hep konuşulan 'Üçlü görüşme'nin ilk toplantısının yapılacağına dair bir işaret var. Yani dostlar alışverişte görsün diyecek bir durum bile yok ortada.
Bu konuya dönmek üzere dün Bağdat'tan Tahran'a uçan Maliki'nin Türkiye ziyaretinden başka nelerin beklenebileceğine bakalım. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 22 Temmuz seçimi ardından görüşeceği ilk yabancı başbakan olacak. Bu bir Irak başbakanının Irak'ın işgalinden bu yana Türkiye'ye yaptığı dördüncü, Maliki'nin ikinci ziyareti olacak. Beraberinde enerji ve ticaret bakanlarını da getiriyor. Ama örneğin ABD'nin özellikle istediği Türk-Irak doğalgaz boru hattı anlaşmasına ilişkin bir belgenin imzalanacağına ilişkin bir bilgi de, yine dün itibarıyla yoktu. Belki şimdi son gün bir mutabakat muhtırası hazırlanır.
Türkiye'nin Irak'la diyalog kanallarının açık kalması önemli. Türkiye, Irak'ın coğrafi ve siyasi birliğinin ne pahasına olursa olsun korunmasını istiyor; bu nedenle de merkezi Irak hükümetinin otoritesini güçlendirmesinde, belki herkesten çok Türkiye'nin çıkarı var.
Ama merkezi Irak hükümeti deyim yerindeyse dökülüyor.
Irak meclisinde Maliki hükümetine destek verenler her geçen gün azalıyor, desteği çekenler artıyor. Şii kökenli Maliki o kadar ABD'nin (ve aynı zamanda da şaşırtıcı bir şekilde İran'ın) adamı olarak görülüyor ki, desteğini çeken Şii gruplar yalnızca Mukteda Es Sadr'ınki ile sınırlı değil. Tarık Haşimi'nin halen Cumhurbaşkanı Yardımcısı görevini korumasına karşın, (kurulmasında Türkiye'nin de teşviki olan) Sünni Blok da desteğini çekmiş durumda. Maliki hükümetinin içerideki tek destekçisi Kürtler. Onlar da, Kerkük referandumunun bu yıl yapılmasının tehlikeye girmesi üzerine tedirgin haldeler.
Bütün bunlara karşın, Maliki'nin bir alternatifi de yok. ABD yönetimi, Irak'ta daha güçlü bir hükümet kurulması için Iraklı gruplar arasında görüşme yürütüyor. Yarın Ankara'ya gelecek Maliki, böylesine hassas dengeler üzerinde yürüyor. İmzalanacak herhangi bir anlaşma, devletten devlete imzalanacağı için uluslararası hukuk açısından bir değer taşıyacaktır.
Örneğin, 1980'lerin başında Türkiye'nin Irak içinde sıcak takip yapmasına el verecek bir anlaşmanın, PKK ile mücadelede anlamı olacaktır. Ancak bu doğrultuda verilecek sözlerin, fiilen bir karşılığı olmayacağı, kamuoyunun oyalanmaya devam edilmesi dışında bir karşılığı bulunmayacağı şimdiden bilinmeli.