Merkez Bankası'nı İstanbul'a taşımanın ne gereği var?

Hükümetin Merkez Bankası'nı taşıma ısrarı 'gizli gündem' sorularını canlandırdı. Eski başkanlardan Serdengeçti'ye göre gerekçeler tartışmaya açık.

Başbakan Tayyip Erdoğan'a soracak olursanız, 'finans merkezlerine yakın olması gereği var. Türkiye'nin en ciddi krizini Merkez Bankası cephesinden yönetip yüzünün akıyla çıkan eski Başkan Süreyya Serdengeçti'ye soracak olursanız, "Hiçbir gereği yok". Halefi Durmuş Yılmaz, daha önce Ankara'dan İstanbul'a taşınmasına itiraz etmişti. Şimdi susuyor, 'yakın çevresine' atfen 'Taşınma halinde istifa edecek' haberleri çıkıyor.
Başbakan Erdoğan böyle bir istifa halinden de fazla etkilenmiş ve etkilenecek gibi durmuyor.
Zaten hatırlanacak olursa, Durmuş Yılmaz ilk tercih olmamıştı AK Parti yönetimi açısından, diğer adaylar Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in vetosuna uğramaları ardından, aslında çekirdekten yetişme bir Merkez Bankacı olan Yılmaz'ı kerhen aday göstermişti hükümet.
O nedenle şimdi Yılmaz'ın suskun kalması şaşırtıcı değil. Dün Yılmaz Avusturya'ya gidiyordu, konuşamadım. Ancak banka yetkililerinden
aldığım bilgilere göre, henüz ne hükümet tarafından Merkez Bankası Yasası'nda yapılacak değişikliğe ilişkin bir görüş sorulmuş, ne de bankada
herhangi bir hazırlık var. Buna arsa dahil.
Arsa meselesi
Başbakan Erdoğan 'Yeri hazır' dese de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar bu arsayı bildiklerini ima etseler de, Merkez Bankası'nın bu konuda bilgisi yok. Yalnızca bu konu merhum Turgut Özal zamanında da gündeme geldiğinde, Rüştü Saracoğlu döneminde Levent'te alınan arazi var. Hani şu, Dubaili Şeyh Muhammed El Maktum'un Sama Dubai şirketinin en yüksek ihale bedelini önerdiği İETT garajına 800 metre mesafedeki arazi...
Gerçi Erdoğanın kastettiği inşaatın Levent'e değil, İstanbul'un Anadolu yakasında, Ataşehir'de TOKİ kontrolündeki bir araziye yapılacağı söylentileri de var. Bu gerçekten soru işaretlerini artıracak bir tuhaflık olur. Çünkü Merkez'in İstanbul'daki arazisi, tam da Başbakan'ın 'finans merkezi' gerekçesini haklı çıkaracak şekilde finans merkezinin tam ortasında. Anadolu yakasına taşınacaksa, Ankara'dan ayırmanın ne anlamı ve ne gerekçesi kalacak?
İnsanın aklına, acaba Leven'teki Merkez arazisinin de ileride satılığa mı çıkarılacağı sorusu geliyor.
Maksat başka mı?
Ama Süreyya Serdengeçti'ye göre, Başbakan'ın bankayı İstanbul'a taşımak için gerekçesi tartışmaya açık. Serdengeçti bu konuda iki gerekçe sıralıyor:
"İlk olarak birincisi, Merkez Bankası bilançosunda hâlâ kamunun ağırlığı vardır.
Buna Hazine ile özel ilişkisi ve 2002 öncesi açtığı krediler dahildir."
Serdengeçti, kendi üslubu çerçevesinde daha ileri gitmiyor. Ancak yaygın konuşulan, Ziraat ve Halk bankalarının İstanbul'a taşınmasına rekabet gerekçesi öne sürülebilse de, Merkez Bankası için bir finans merkezinde bulunma ve rekabet zorunluluğu olmaması. Serdengeçti devam ediyor:
"İkinci olarak, Avustralya ve Hindistan istisnaları dışında, bütün ülkelerde merkez bankaları ülke başkentlerindedir. Kamu görevi yapan bir kuruluş olduğu için böylesi uygun görülmüştür. Konfederasyon olan İsviçre'de dahi başkent Bern'dedir. Almanyalar birleşirken Frankfurt'tan başkent Berlin'e taşınması karara bağlanmıştı. Ama sonra Avrupa Merkez Bankası, Frankfurt'a kurulunca askıya alındı. Bu taşınmanın hiçbir gereği yok."
Ankara'nın İstanbul'a dönüşü mü?
Peki anlamı var mı? Serdengeçti, "O konulara girmek istemiyorum, siyasi olur" diyor.
Oysa Erdoğan'ın bu adımı atmak istemesinde siyasi niyetlerinin olduğu öne sürülüyor. CHP lideri Deniz Baykal bunu "Cumhuriyet'in kurucusuna duyulan kompleks" sözleriyle açıkça söyledi. Baykal ve diğer muhalif çevrelerde
dile getirilen, Erdoğan'ın bu adımı Ankara'nın karar mekanizmalarındaki ağırlığını azaltmak amacı ile atmak istediği iddiası.
Eğer öyle ise Erdoğan da, Ankara'nın en çok İstanbul'a dönüşünü sevdiğini söyleyen Yahya Kemal'in sözlerini mecazi anlamıyla yorumlayıp, onun izinden mi gidiyor?
Erdoğan, bu adımının Ankara'daki diplomatik camiada dahi 'Gizli gündem mi?' sorularını yeniden canlandırdığını bilmeli. Bugüne dek yanlıştan dönme erdemini birkaç kez göstermiş olan Erdoğan, gereği ve yararı olmayan bu adımı atmamalı.