Merkez sağ bir efsanedir

'Merkez sağ bir efsanedir', Mehmet Ali Bayar ile birlikte bulduğumuz bir şaka cümlesi aslında. Türk siyasetinin bitmek tükenmek bilmeyen ayak oyunlarını, perde arkası dolaplarını...

'Merkez sağ bir efsanedir', Mehmet Ali Bayar ile birlikte bulduğumuz bir şaka cümlesi aslında. Türk siyasetinin bitmek tükenmek bilmeyen ayak oyunlarını, perde arkası dolaplarını, samimiyetsizliğini, küçük hesaplara kurban edilen büyük hedeflerini, yolsuzluğa batmış siyaset-ticaret ilişkilerini ve daha birçok şeyi anlatır. Konu açıldığında hangimiz bu cümleyi önce söylersek, diğerimizde cevap da hazırdır: Osmanlı'da oyun biter mi hocam?'
Diyebilirsiniz ki, siyasi yelpazenin solunda durum farklı mı? Siyasi bir ailede doğup büyümüş olan Bayar ile yıllara yayılan sohbetlerimizden, merkez sağın, yani DP-AP-DYP geleneğinin açık ara ile bu tanımı hak ettiğini söyleyebilirim; zaten bu espri de öyle doğdu.
Dün telefonda Anavatan kongresi vesilesiyle patlayan 'merkez sağ uzlaşması' projesini konuşurken yine basma kalıp şakalaşmamızı yaptık ama, Bayar hem buruk hem kızgındı. "Seçmenimizin bu kadar desteklediği bir
projeyi bile hayata geçiremiyoruz" diyordu. Gerçi pek umudu kalmamıştı ama, "Son anda bir adım atılır da bu birleşme gerçekleşmezse, adaylıktan çekiliyorum" dedi; "Ben bu projeye milletvekili seçilmek için değil, böyle bir siyasi ihtiyacı gördüğüm, inandığım için girdim. Millete ayıp ediyoruz, yazık oluyor."
Biz Bayar ile konuşurken, CHP lideri Deniz Baykal'ın Süleyman Demirel'i Güniz Sokak'taki evinde ziyaret ettiği haberi geldi. Bir saat kadar süren görüşme, Baykal'ın iki gün önceki talebiyle gerçekleşmişti. Hem Baykal,
hem Demirel görüşmede seçim süreciyle ilgili bir şey konuşmadıklarını, ülkenin içinde bulunduğu durum, gidişat, bölge ve dünya sorunları üzerine entelektüel ağırlığı olan bir sohbet yaptıklarını açıkladılar. Her ikisi de, Baykal'ın Demirel'e CHP listesinden adaylık teklif ettiği haberlerini yalanladı.
Demirel telefon görüşmesinde DYP-ANAP birleşememesi üzerine şunları söyledi: "Halk birleşme istiyor, çünkü rejimin kazasız belasız devamını, ülkenin sıkıntıya düşmemesini istiyor. Her iki parti de, bu noktada ortaya çıkabilecek sıkıntıları, işin başında 'Biz birleştik' demeden önce düşüneceklerdi. Yine de siyasette son dakikaya kadar uzlaşma mümkündür. Buna gayret etmek lazım." Demirel, DYP ve Anavatan arasında devrede olmadığını bir kez daha söyledi.
Öte yandan Bayar'ın durumu bir gerçeği yansıtıyor. Anavatan lideri Mumcu'nun sözünde durmamakla suçladığı Ağar, son anda Anavatan Kongresi'ni tatmin edecek bir adım atsa bile DP projesi son iki günde
yaşananlarla ciddi itibar kaybetmiş görünüyor. Bundan sonra iflah olması kuşkulu.
Dün Mumcu ve ekibi Ankara'daki parti kongresinde bir irtibat bekleyişindeyken Ağar, Fethullah Gülen'e yakın STV tarafından düzenlenen "Türkçe'nin Yüzakları" törenine katılmak için İstanbul'daydı. (Bu arada, Anadolu Ajansı dün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten yeniden yargılandığı davada beraat eden Fethullah Gülen hakkındaki kararın, 'zamanaşımı süresinin dolması' nedeniyle bozulmasını istediğini duyurdu.)
O törene katılmak için Ankara'dan İstanbul'a giden bir grup AK Parti yöneticisiyle dün sabah karşılaştığımızda, Abdüllatif Şener'in milletvekili adayı olmayacağı açıklamasının, Ağar-Mumcu ve DP projesinin yatıyor olması haberleriyle gölgelenmesinden duydukları memnuniyeti gözleme imkânı oldu.
Bu yazının yazıldığı akşam üzeri saatlerinde, Anavatan Partisi'nden ağırlıklı isimlerin istifası başlamıştı. Kiminin DYP (yani DP), kiminin CHP, kiminin AK Parti'ye katılacağı konuşuluyordu. Yine kulis bilgisi olarak yayılan, Anavatan'la işbirliği yapamayan DYP'nin Genç Parti ile, BBP ile işbirliği yapacağı haberleri bir yana, bir son dakika manevrası ile DP projesi suya düşerse, bundan yararlanacaklar belli: AK Parti, DP'ye oy verebilecek kırsal ve Ankara alerjisindeki kesimlerin oyunu alabilir. Şehirli, laik merkez sağ oyları CHP'ye biraz daha yanaşır. PKK'ya şehit veren Orta Anadolu illerinden DP'ye gidebilecek oylardan MHP payını alır.
MHP'nin barajı aşan üçüncü parti olması ihtimali bir yana, son iki gündür merkez sağda yaşananlar, iki buçuk partili (buçuk parti bağımsızlardan oluşan DTP olmak kaydıyla) bir Meclis'in 22 Temmuz seçimleriyle oluşabileceğini gösteriyor.
Bu tabloyu merkez sağa borçlu olacağız.
Dedik ya, merkez sağ bir efsanedir.