MGK'da 'açılıma' ara değerlendirme

İçişleri Bakanı Beşir Atalay dün öğleden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e çıkarak 45 dakika süren bir görüşme yaptı.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay dün öğleden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e çıkarak 45 dakika süren bir görüşme yaptı. Çankaya’ya çıkmadan hemen önce de Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile bir görüşmesi olmuştu.
Atalay’ın Çankaya’dan sonraki durağı AK Parti bünyesinde oluşturulan ‘Demokratik Açılım Çalışma Grubu’ toplantısı oldu. Muhtemelen bu sabah saatlerinde de Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) üyesi bakanlar toplnatısına katılacak.
Bu yoğun trafiğin amacı bugün toplanacak MGK’da yapılacak Kürt açılımı, ya da AK Partililerin tercih ettiği adıyla demokratik açılım üzerine değerlendirmeye hazırlık idi.
Atalay, son birkaç günde yalnızca işçi ve işveren kuruluşları, sivil toplum örgütleri gazeteci ve yazarlarla görüşmekle kalmadı. Üst düzey askeri ve sivil bürokrasi ile de koordinatör bakan olarak toplantılar yaptı. Sorduğu sorulara ilişkin yazılı görüşlerini, raporlarını aldı.
Bunu yaparken bir önceki, 30 Haziran’daki MGK toplantısında Cumhurbaşkanı Gül’ün verdiği
talimata dayanıyordu.
Atalay’ın son birkaç gündür bu girişimin bir ‘devlet projesi’ olduğunun altını çizmesi de zaten buna dayanıyordu. Açılım, iki ay önceki MGK’da Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla başlamış bir süreçti.
Bugün, iki aylık çabanın nereye geldiği değerlendirilecek. Öyle anlaşılıyor ki, henüz (üst düzey bir yetkilinin ifadesiyle) ‘Bir, iki üç, A, B, C diye maddelere dökülebilecek’ bir çerçeve değil.
Bunun iç ve dış nedenleri var. İç nedenlerin başında özellikle ana muhalefet CHP ve MHP ile henüz sağlıklı temas kurulamamış olması geliyor. Toplumdan alınan nabız bir yana, çözümün adresi Meclis olduğu için, siyasi muhatapların değerlendirmeleri önem taşıyor.
İşin bir de (içerideki yaygın tartışma ortamı nedeniyle gölgede kalan) dış boyutu var. Örneğin 28 Temmuz’da Ankara’da yapılan Türkiye-Irak-ABD üçlü güvenlik görüşmeleri ardından, bir güvenlik alt komitesi Bağdat’ta her hafta toplanmaya başladı. Dışişleri
Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun medyada pek yer tutamayan Bağdat seyahatindeki temasları da PKK’nın Irak’taki faaliyeti bakımından önem taşıyordu.
Bununla birlikte Türkiye’nin ABD’lilerin tanıklığında Irak tarafına verdiği 200 küsur kişilik üst ve orta-üst düzey PKK yöneticisinden henüz birinin bile yakalanıp Türkiye’ye teslim edilmemiş olması Ankara’nın canını sıkıyor. Yine de Almanya ve Fransa’nın yeni yasal düzenlemelerle PKK mensuplarına iltica imkânlarının daraltılacağı yönünde işaretler, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin işbirliği ile mali kaynakların kısıtlanması yönünde adımlar umut veriyor.
Ama anlaşılacağı üzere umut, çaba ve hareketlenme olsa da henüz sonuç yok. Ankara ise fena halde sonuca ihtiyaç duyuyor. PKK ile mücadelede alınacak bu tür sonuçların, demokratik açılımı kolaylaştıracağı düşünülüyor.
Dolayısıyla bugünkü MGK, Kürt meselesi açısından yeni bir kararın alınmasından çok,
kararın oluşması doğrultusunda bir ara değerlendirmeye sahne olacak gibi görünüyor.
Ankara kulisinde MGK’da bir de ‘Bu da nereden çıktı?’ dedirtebilecek bir sürpriz maddeden söz ediliyor. Ne olduğunu bugün anlarız.

Üçüncü köprü ve Gürsel Tekin
CHP  İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in önceki gün açıkladığı İstanbul’a üçüncü köprü güzergâhı, dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından doğrulandı.
Başbakan Tayip Erdoğan başta, AK Partililerin devlet sırrı gibi sakladıkları köprünün Beykoz-Tarabya arasındaki güzergâhını kamuoyu böylelikle hükümet yerine ana muhalefetten, CHP’den öğrenmiş oldu.
Köprü güzergâhının Belgrad Ormanı başta olmak üzere İstanbul’un yeşil alanlarına zarar vereceği, haksız rant sağlayacağı, şehrin dokusunu daha da bozacağı eleştirileri böylelikle bir üst boyuta tırmandı.
Ama bunlar bir yana, ana muhalefet partisinin yeni bir golcüye, yeni bir as oyuncuya
sahip olduğu artık kesinlik kazandı.
29 Mart yerel seçimleri sürecinde Kemal Kılıçdaroğlu, yıllardır defansif oynayan
CHP’nin yıllar sonra kavuştuğu golcü olarak öne çıkmıştı. Gürsel Tekin de (geçen haftaki Kürt açılımı çıkış ardından) üçüncü köprü ifşaatı ile genel siyasette olduğu gibi yerel siyasette de iddialı bir CHP yeni kuşak mensubu olduğunu gösterdi.