MİT, askeri dinleme tesisini devraldı

MİT'i hem teknik hem siyasi bakımdan güçlendirecek bu adım, aynı zamanda MİT'in kamuoyunda çokça tartışıldığı ve eleştirildiği bir dönemde atılıyor.

Aslında kâğıt üzerinde 1 Ocak 2012, ama Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) Elektronik Teknik İstihbarat (ETİ) Başkanlığı’na bağlı istihbarat görevlilerinin Bayrak garnizonundaki ilk mesai günleri dün sabah, yani 2 Ocak saat 9’da başladı.
Hafta günü pazartesi başladığı için bu bürokrasinin bir cilvesiydi. Ama yapılan bürokratik bir işlem olmanın çok ötesinde bir öneme sahipti. MİT 1 Ocak 2012 öncesinde Genelkurmay Muhabere ve Elektronik Bilgi Sistemleri (MEBS) Başkanlığı’na bağlı tugay seviyesinde bir birim olan Genelkurmay Elektronik Sistemler (GES) Komutanlığı’nı, yani Türkiye’nin en önemli askeri istihbarat servisini devraldı.
Başka deyişle bundan 15 yıl öncesine dek korgeneral seviyesinde bir komutan tarafından yönlendirilen ve kilit pek çok birimi askerlerin kontrolünde bulunan MİT, bugün dördüncü sivil müsteşarıyla yönetilmenin yanı sıra, askeri istihbarat imkânlarını da kendi kontrolüne almış bulunuyor. Yapılan protokol gereği, tamamen askeri istihbarat ve haberleşme araçlı birimler, ama sivil hayata yönelik bütün imkân ve kabiliyetler MİT’e devroldu. 

En gelişmiş cihazlar
Bir yıl kadar önce başladığını Türkiye’nin Radikal’den öğrendiği çalışmanın önemi aslında devlet yapısındaki siyaset-asker dengesinin siyaset lehine değişmesiyle de alakalı.
Bunda, GES komutanlığının karargâhı olan ‘Bayrak’ garnizonunun tarihinin de payı var. Bayrak garnizonu, Kenan Evren ve generallerin 12 Eylül 1980 askeri darbesinin haberleşme merkezi olarak biliniyor; zaten darbenin kod ismi de ‘Bayrak harekâtı’ konmuş.
Ankara’nın 20 kilometre kadar güneyinde Haymana yolundaki Bayrak garnizonu bu nedenle de Türkiye’nin en gizemli yerlerinden biri kabul ediliyordu. Gerçekten de devletin elindeki en güçlü haberleşme ve dinleme cihazlarının orada bulunduğuna inanılıyor. Uzmanlar tarafından Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ve Emniyet İstihbaratı dahil ‘Türkiye’nin içi ve yakın çevresinde’ dinleyemeyeceği telefon, izlemeye alamayacağı elektronik cihaz bulunmadığı bildirilen cihazlar, dün itibariyle resmen MİT kontrolüne geçti.
Önümüzdeki cuma günü, 6 Ocak’ta 85’inci kuruluş yıldönümünü geride bırakacak MİT için bu adımın ayrı bir önemi var.
MİT’i hem teknik hem siyasi bakımdan güçlendirecek bu adım, aynı zamanda MİT’in kamuoyunda çokça tartışıldığı ve eleştirildiği bir dönemde atılıyor. 

MİT’in 85. yıldönümü
Hakan Fidan’ın Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından MİT Müsteşarlığı’na getirilmesi önce muhalefet partileri tarafından siyasi atama olarak eleştirilmişti. Sonra, MİT’in yasadışı PKK ile yaptığı gizli temasların internet medyasına sızdırılması skandalı yaşandı. Bu günlerde ise Uludere’de 35 köylünün MİT’in Genelkurmay’a verdiği istihbaratın hatalı olması nedeniyle PKK militanı sanılarak öldürüldüğü iddiaları var. Başbakan’ın MİT’i savunmasına karşın Taraf gazetesi MİT’e ait olduğunu yazdığı belgeler yayımlıyor.
Güvenlik kaynaklarına göre, son zamanlarda MİT’in itibarını zedeleyen bu tür gelişmelerde, MİT ile Emniyet İstihbaratı arasındaki rekabetin de payı olabilir. MİT kontrolüne girme sırasının askeri istihbarattan sonra kendisine gelmesinden endişe eden, oysa yıllardır FBI benzeri bir iç istihbarat yapılanması kurulması için bastıran Emniyet’in özellikle PKK üzerine istihbarat paylaşımı konusunda kıskanç davrandığı yolunda eleştiriler biliniyor.
Buna rağmen Fidan, önüne koyduğu dönüşüm planını uygulamakta kararlı görünüyor. MİT’e eklenen son iki birim bunun göstergesi. Uluslar arası İlişkiler ve Genel Koordinasyon Daire Başkanlığı kurulan başına Dışişleri’nden Büyükelçi Abdurrahman Bilgiç’in getirilmesi, Bilim, Teknoloji ve Teknik Uygulamalar Başkanlığı kurularak başına yıllardın Emniyet İstihbaratı ve TİB’de dinleme işlerinde uzmanlaşan (Başbakan’ın takdirini kazanmış) Basri Aktepe’nin getirilmesi ve son dönemde izlenen iddialı istihdam politikası buna örnek veriliyor.
Özetle, bütün tartışmalara karşın GES’in MİT’e devri, önemli bir dönüm noktası; sonuçlarını birlikte göreceğiz.