MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar

Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Emre Taner'in Türk gizli servisinin bugün 80 yaşına basacak olması nedeniyle dün yaptığı açıklama önemli saptama ve uyarıları içeriyordu.

Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Emre Taner'in Türk gizli servisinin bugün 80 yaşına basacak olması nedeniyle dün yaptığı açıklama önemli saptama ve uyarıları içeriyordu.
Şu iki cümlenin Türk istihbaratının kamuoyu ile paylaşacak derecede yakıcı olması, ciddiye alınmasını hak ediyor: "Bulunduğumuz dönem, gelecekte bir çok ulus-devlet ve milletin hızlı bir şekilde tarih maratonunu kaybetmeye başladığı süreci anlatacaktır. Bu devletler sadece gelişememekle ve dünya yönetiminde söz sahibi olanlar arasına dahil olmamakla kalmayacak; aynı zamanda birçoğu günümüz teknolojik devrim ve küresel ekonominin rekabetine dayanamayıp ulusal egemenliklerini de büyük ölçüde yitireceklerdir."
Deneyimli istihbaratçı Taner, Türkiye'nin merkezinde bulunduğu belirsizlikler coğrafyasındaki tablonun iç açıcı gelişmelere sahne olmayacağına ilişkin uyarıyı da yapıyor: "Önümüzdeki dönemde uluslararası sistemin, kuralları belirlenmiş stabil bir yapıya kavuşacağını ummak ve bu yönde tanımlamalar geliştirmek faydasız bir uğraş olacaktır."
Bu sözleri diplomatik dilden tercüme edersek, yakın dönemde bölgenin ciddi belirsizliklere ve kavgaya sürükleneceği, bu kavganın belli kuralları olmayacağı, kısa sürede durulmayacağı ve bu kavga sonunda bazı ülkelerin miadını dolduracağı, ortadan kalkacağı, belki yenilerinin kurulacağı sonucunu çıkarabiliriz. (Irak'ta yaşananlar bunun en somut örneği. Bugün Irak'ı kâğıt üzerinde bir ve ayakta tutan tek gücün, işgal güçleri olduğu görülebiliyor.)
Türk istihbaratının başı, harita değişiklikleriyle, sınır değişiklikleriyle ve belki rejim değişiklikleriyle sonuçlanacak bir sürece karşı bizi uyarıyor.
Peki ne yapılmalı? Taner, önce ne yapılmaması gerektiğini şöyle söylüyor: "Bu süreç içinde Türkiye, gerek stratejik gerekse jeopolitik önemi nedeniyle kendisini hiçbir zaman olayların akışına bırakma ya da 'bekle-gör-tavır al' taktiği ile sınırlama lüksüne sahip değildir. Yalnız savunma pozisyonunda olmak Türkiye'ye haiz şartlar nedeniyle kabul edilemez bir davranış olacaktır."
Yani MİT, Türkiye'nin bu sürece aktif müdahalesini öneriyor. Taner'in bunun nasıl yapılabileceğine yanıtı, 1-Güçlü ekonomi, 2-Kusursuz dış politika, 3-Caydırıcı askeri yapılanma ve bu üç ayağı desteklemek üzere, 4-İstihbarat fonksiyonlarının güvenlik politikaları ve ulusal çıkarları destekleyecek şekilde yapılandırılması ve geliştirilmesidir. İşin özellikle istihbaratın yapılandırılması kısmında, bunun şu anda tam istendiği gibi olmadığı eleştirisini, özeleştirisini metne içerili olarak bulmak da mümkün.



El Kaide ve Loui Sakka dersleri
MİT, 80'inci yaşı nedeniyle www.mit.gov.tr adresli internet sitesini de yeniliyor. Sitede, örneğin görme özürlü kullanıcılara yönelik tanıtım hizmetine de başlanmış. Ancak asıl dikkat çekici olan, sitede 'Nasıl yardım edebilirim?' diye bir bölüme yer verilmesi. Lafı uzatmadan söyleyelim ki, MİT vatandaşlardan etrafında olup biten tuhaf gelişmelerden güvenlik güçlerini haberdar etmelerini, sokak deyişiyle gönüllü muhbirlik yapmalarını istiyor.
Zamanında alınan bilgi can kurtarabilir tabii ki. Öte yandan gönüllü muhbirlerin şahsi ya da ideolojik meselelerini güvenlik gerekçesine alet ederek nasıl insani trajedilere neden olduğunun geçmişte çok örneği var. MİT'in 80 sene sonra vatandaştan gelecek bilgiye ihtiyaç duyuyor olmasını ise yadırgamamak lazım.
Görüştüğüm bir kaynak, bunda 2003 yılındaki İstanbul bombalamaları başta olmak üzere, El Kaide'nin Türkiye'deki bir dizi eyleminin tahlil edilmesinden çıkarılan derslerin payı olduğunu söyledi. El Kaide'nin bağlantı elemanı olarak halen cezaevinde olan Loui El Sakka'nın uzunca bir süre ülke içinde deyim yerindeyse elini kolunu sallayarak dolaşıp, bomba yapımında kullanılacak malzeme temin etmesi ve satıcılardan ev sahiplerien kadar kimsenin bu durumdan kuşkulanıp polisi aramaması, güvenlikçilere göre yadırganacak ve önlem alınması gereken bir durum.