Neden tek önseçim yapan parti CHP oldu?

Yeni bir siyaset değişime inanmayan, değişim olmamasını varlıklarının teminatı sayan siyasi kadrolarla mümkün olmaz. Önseçime gitmek CHP'deki tabandan tavana değişim, dönüşüm arzusunu açığa çıkarmış görünüyor.

Neticeye bakmak lazım.

Neticede 29 Mart pazar günü AK Parti'nin, MHP ve HDP'nin merkez heyetleri kapalı kapılar ardında aday adayları arasında liderlikten gelen dengeleri gözeterek isim-şehir oynarken, Türkiye'nin pek çok şehrinde yüzbinlerce CHP'li kendi adaylarını önseçimle belirlemek için sandık başındaydı.

İşleyen bir demokraside olması gereken de buydu zaten, ama CHP'nin kendisi de bunu uzun yıllar boyunca unutmuştu.

***

Kendisini kimin temsil etmek istediğini seçmene sormak yerine parti şeflerine bıraktığı yıllar boyunca CHP en kötü seçim sonuçlarını aldı. Hatta Meclis dışına düştü, kalktıktan sonra yıllarca toparlanamadı.

Deniz Baykal bir ara daraltılmış seçim bölgeleriyle çoktan tercihli bir seçim sistemi önerdi, mantıklı, demokratik ve yapılabilirdi. Ama ne yazık ki kendisi dahi bunu somutlaştırıp sisteme mal edemedi.

Baykal bir kaset komplosuyla başkanlıktan çekilmek zorunda kalınca, doksan yıllık CHP'nin ayakta kalması için elini taşın altına sokan; aslında alışılmış CHP parti şefi tipolojisinin çok dışında olan Kemal Kılıçdaroğlu oldu.

***

Kılıçdaroğlu döneminde CHP, Baykal dönemine göre oy oranını artırdı doğrusu, ama 21-22 bandından 25-26 bandına çıkabildi.

AK Parti oylarını artırıp tek başına iktidarını güçlendirdikçe CHP'nin oy oranı hemen hemen aynı kaldı.

Kılıçdaroğlu ile söylem değişmişti gerçi, ulusalcı ağırlıktaki söylemin yerini daha özgürlükçü, sosyal demokrasiye en azından meyleden bir söylem almıştı.

***

Ama yalnızca söylemde kalan değişim, değişim sayılmıyor.

AK Part'de gördüğümüz üzere baskın parti modelinin geçerli olduğu ülkelerde zincirin ancak muhalefetin kendisini siyaset ve örgütüyle ülkenin değişen koşullarına, halkın değişen taleplerine göre yenileyebilmesiyle söz konusu olabiliyor.

Geçenlerde AK Parti ve HDP'nin yaptığını, yani siyaset ve kadro değişikliğini gerçekleştirerek yaptığı sıçramayı CHP'nin neden yapamayacağını sormuştum; sanırım bu ön seçim ile Kılıçdaroğlu benzer bir soruya cevap arıyordu. (AKP ve HDP yapabiliyorsa, CHP neden yapamasın?)

***

Kılıçdaroğlu dün Fox TV'de İsmail Küçükkaya'ya en çok istediği şeyin başbakan olmak ve adaletsizlikleri düzeltmek olduğunu söyledi.

Ama Kılıçdaroğlu da biliyor ki, hep aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek, yani bu durumda CHP'nin siyaset ve teşkilatını değiştirmeden yüzde 30 eşiğini aşıp iktidara yaklaşmasını beklemek insanı cinnete götürür, ya da derin bir karamsarlığın girdabına.

Yeni bir siyaset ise değişime inanmayan, değişim olmamasını varlıklarının teminatı sayan siyasi kadrolarla mümkün olmaz; bu her parti için geçerlidir.

***

Önseçime gitmek CHP'deki tabandan tavana değişim, dönüşüm arzusunu açığa çıkarmış görünüyor.

CHP seçmeni partinin o statik yılları boyunca hep başlarında gördükleri ağır isimleri listelerin dibine doğru iterken gençleri ve kadınları önlere çıkardılar, özellikle de Anadolu'da.

Ağır abi ve ağır ablaların yerini daha çok sokakta, halkın içinde, taleplerin önünde aktif isimler aldı.

Önseçimde ortaya çıkan bir başka özellik de ulusalcı söyleme sahip adayların değil, özgürlükçü, sol, sosyal demokrat eğilimli olanların ön sıralarda daha çok yer alması oldu.

***

Eminim dün CHP MYK toplantısında olsak, orada en çok yüzü gülen kişinin Kılıçdaroğlu olduğunu gözlerdik.

Bu önseçim CHP tabanının gözlediği ve bunu oylarıyla gösterdiği ileriye doğru dönüşümü, değişimi getirecek mi?

Bu tür dönüşümler mutlaka geceden sabaha olmaz.

***

CHP'nin bu dönüşümle Kılıçdaroğlu'nun öngördüğü yüzde 35 çıtasına ulaşması mümkün olmayabilir.

Ama önseçimlerin de getirdiği heyecanla yüzde 30'a doğru atılan her adım, Meclis dengeleriyle birlikte CHP'nin de dönüşümünü sağlayacaktır.

Kılıçdaroğlu ve CHP yönetiminin bu eğilimi iyi değerlendirmesinde, 7 Haziran seçimlerinde oluşacak parti grubunu ve parti örgütünü bir sonraki seçimde iktidar perspektifiyle düşünmesinde yarar olabilir.

***

Gelecek seçimlerde diğer partilerin de CHP örneğiyle önseçimleri gündemlere almasında Türkiye'de de gelişmiş, işleyen bir demokrasinin kurumlaşmasına katkısı olacaktır.