Obama?nın Vaşington?unda Ankara?ya yoğun ilgi

Obama?nın Türkiye önceliği, yerel seçimlerden NATO, Irak ve Ermenistan sorunlarına dek Ankara?yı Vaşington?un siyasi gündemine aldı

VAŞİNGTON-Önce işin heyecanlı yanından başlayalım. 6 Mart Cuma akşamı ABD Başkanı Barack Obama’yı korumakla görevli Gizli Servis elemanları, Amerikan Dışişleri’ni arıyor. Başkan’ın Türkiye’ye gitmeye karar verdiğini, Vaşington’daki Türk büyükelçiliğini arayıp izin, vize işlemlerini başlatma taleplerini iletiyorlar.
O sırada Dışişleri Bakanı Hillar Clinton Türkiye yolundadır. Amerikan Dışişleri yetkilileri Başkan’ın yapacağı ilk dünya turuna ülke ziyareti olarak bir tek Türkiye’yi alacağı kararını o anda Gizli Servis’ten öğrenmişlerdir. Mesai saati bitmiştir. Türk Büyükelçiliği’ni bu nedenle ararlarsa, Obama’nın Türkiye’yi ziyaret edeceği haberi muhtemelen Vaşington kaynaklı olarak duyurulacak ve belki Clinton için mahcubiyet kaynağı olacaktır. Neticede hemen Ankara’daki ABD Büyükelçiliği haberdar edilir. Gizli Servis’e Türk Büyükelçiliği konusunun pazartesiye kaldığı söylenerek zaman kazanılır ve Obama’nın Türkiye ziyaretinin
7 Mart’ta Ankara’da Dışişleri Bakanı Clinton tarafından açıklanması sağlanır.

Medeniyetler İttifakı’na soğuk
Amerikan Dışişleri açısından bu sorun çözülür, ama bir başka sorun çıkar: Obama Türkiye’ye bugün Londra’daki G-20 ekonomi zirvesiyle başlayıp Strasbourg’daki NATO zirvesiyle devam edip,  Prag’daki AB liderleri toplantısına misafir olacağı önemli turun son durağı olarak gitmek istemiştir. O tarihlerde İstanbul’da Türkiye ve İspanya başbakanlarının eşbaşkanlık yaptığı Medeniyetler İttifakı toplantısı vardır. Ama Obama, George Bush döneminden kalma ve dinler arası diyalog fikri üzerine kurulmuş bu projeye soğuk bakmaktadır. Clinton’un Ankara’da AK Parti iktidarı tarafından pek tasvip edilmeyen dört kadının sunduğu ‘Haydi Gel Bizimle Ol’ programına katılmasından, ABD Büyükelçisi James Jeffrey’nin 12 Mart’ta Radikal’de yayımlanan sözlerinden bellidir ki, Bush’un aksine Obama Türkiye’ye ‘Ilımlı İslam’ optiğinden bakmamaktadır.
Bu durumda protokol görevlileri devreye girer. Obama’nın İstanbul’daki Medeniyetler İttifakı toplantısına resmen katılmaması ama o toplantıyı görmezden gelip Türkleri ve İspanyolları küstürmemesi için çare aranır. Ve şu çözüm bulunur: İstanbul’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmasa da Başbakan Tayip Erdoğan tarafından ‘İttifak’ toplantısının (BM Genel Sekreteri Ban ki Mun, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu dahil) üst düzey katılımcıları için vereceği davete katılması fikri ağırlık kazanır. Böylece Obama hem toplantıya katılmamış olacak, hem de orada görünecektir.

İttifak değil Türkiye
Bu durumu bir başka kamera açısının kayıtlarında da görmek mümkün: ABD Büyükelçisi Jefrrey’e 12 Mart’ta Radikal’de yayımlanan mülakatta, Türkiye’ye İttifak toplantısı için geldiği ve İslam dünyasına burada hitap edeceği gibi Türkiye’de bir kesim tarafından pek benimsenen kavramın gerçek olup olmadığını sorduğumda bakın ne demiş: “Konferansa katılımının ayrıntıları henüz belli değil. Türkiye’ye geliş kararı bile geçen cuma akşamı kesinleşti. Başkan Obama Türkiye’ye, Türkiye’ye gelmek istediği için Türkiye’nin önemli bir ülke olduğuna inandığı için geliyor.”
Yani Obama Türkiye’ye İstanbul’daki İttifak toplantısı için değil, Ankara’daki Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi için geliyor. İstanbul’daki program ağırlığının Ermeni, Rum ve Yahudi cemaatleriyle görüşmede olması üzerinde ayrıca duracağız.
Aynı şekilde Başkan Obama’nın Ankara’yı Vaşington’un siyasi gündeminde yükselmesini sağlayan ekip ve gelişmeler üzerinde de daha ayrıntılı duracağız.
Ama şunu söyleyip bitirebiliriz: Ankara’nın Vaşington gündeminde Obama ile daha bir görünür olması kendisini her yerde göstermeye başladı. Önceki gün itibarlı düşünce kuruluşu CSIS, Bülent Ali Rıza koordinatörlüğünde “ABD-Türkiye Stratejik Girişimi-Karmaşık bir İlişkinin Değişen Dinamiklerini Yönetme” başlığıyla kapsamlı bir rapor yayımladı. Bugün, bir başka itibarlı düşünce kuruluşu Broookings Institution tarafından eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris yönetiminde düzenlenen “Türk Demokrasisinin Geleceği:
Yerel Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi” konulu bir toplantı var. Soli Özel ile birlikte bu toplantıda konuşacağız. Türkiye’deki yerel seçimler dâhil her gelişmenin dikkatle izlendiği yeni bir Vaşinton var Obama yönetiminde.