ODTÜ: Tekrarı tehlikeli olabilir

ODTÜ Rektörü Profesör Acar, Ankara polisinin suçu rektörlüğe atmasına tepkili. Saat 11.00'de gelmesi gereken polisin 14.00'te gelip şiddet gösterdiğini söylüyor.
ODTÜ: Tekrarı tehlikeli olabilir

ODTÜ Rektörü Ahmet Acar, polisin öğrencilere uyguladığı şiddeti kınadı. Öğrencilere ise Protesto hakkınızı şiddete başvurmadan kullanın dedi.

Göktürk-2 uydusunun Çin’den uzaya atılmasını ODTÜ Kampüsü’ndeki TÜBİTAK merkezinden izlemeye almak, ODTÜ’nün Türkiye’de bilim ve teknolojideki öncü rolü düşünüldüğünde doğru bir karar olabilir. Fırlatma törenini (Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e davetiyenin unutulduğu) Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bir yanına Meclis Başkanı Cemil Çiçek, diğer yanına Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’i alarak bir gövde gösterisine çevirmek doğru muydu? Bu, tartışılır.

Başbakan’ın oraya geleceği duyulunca öğrenciler yeni YÖK Yasası’ndan gösterilerde tutuklanan öğrencilere dek bir dizi protesto cümlesini duyurmak için toplanınca polisin müdahalesi sert oldu. ODTÜ’den olmasa da o protestoya katılan Barış Barışık isimli Ankara hukuk öğrencisi, bildirildiğine göre polisin attığı gaz bombası kovanının başına gelmesiyle yaralandı.

Polisin oransız boyut ve sertlikte güç kullanması o kadar eleştirildi ki bu tür konularda sertlik yanlısı tavrıyla bilinen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de polisin gereksiz sertlik gösterdiğini kabul etti. Ama bu gelişmeler beklenmedik bir şeye yol açtı. Aslında ODTÜ’nün kuruluşundan bu yana bünyesinde bulunan yanlış gördüğüne topluca itiraz geni harekete geçti. Doğrusu ODTÜ’de askeri yönetim dönemleri dahil her daim itiraz bir biçimde vardı. Unutmayalım ki Öğrenci Temsilcileri Konseyi modeli ODTÜ’den diğer üniversitelere yayılmış tabandan öğrenci hakları örgütlenmesi modelidir. Dolayısıyla öğrenci protestoları hep vardı; Kenan Evren de protesto edildi, Mihail Gorbaçov da. Tayyip Erdoğan da protesto edildi Süleyman Demirel de. Eski bir ÖTK’lı olarak bir konuşma sırasında ben de protesto edildim; neyse ki yöntemleri bildiğim için şerbetliydim, tartıştık, tatlıya bağladık. Gerçek şu ki, ODTÜ’ye gittiğinizde birilerinin sizi protesto etmesini göze alırsınız.

Uzun süredir olmayan, daha açık konuşalım, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bu yana görülmeyen bir şey oldu 18 Aralık 2012’de. Uzun yıllardan bu yana ilk defa yalnızca ODTÜ öğrencileri değil, öğretim üyeleri, çalışanları, mezunları ve ODTÜ yönetimi topluca tepki gösterdi polisin tutumuna. Adı boykot konmasa da uzun yıllardan sonra ODTÜ’de 20 Aralık’ta dersler yapılmadı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın dahi üzüntü beyan etmesine yol açacak kadar konuşmaktan çekinir hale gelmiş üniversite rektörleri arasında, yanlış gördüğüne öğrencileri, çalışanları, mezunlarının yanında durup itiraz etmek duruşunu ODTÜ Rektörü Ahmet Acar gösterdi. Acar bir yandan polisin şiddetini ‘şiddetle kınar’ ve hükümetten sorumlular hakkında işlem talep ederken diğer yandan da öğrencilerin protesto hakkını savunan, protestolarını da şiddet yöntemlerine başvurmadan yapmalarını telkin eden bir açıklama yaptı.

Dün görüştüğümüz Profesör Acar, Ankara polisinin suçu rektörlüğe atmasına da tepkiliydi. Şunları söyledi:

* “ODTÜ’de ilk kez devlet yetkililerinin katıldığı tören yapılmıyor. Başbakan’ın, Genelkurmay Başkanı’nın korunması gerektiğini doğal olarak biliyoruz. O tören için de önceden emniyete başvurup saat 11.00’den itibaren okul girişlerinde önlem alınmasını istedik. Ama kapı önünde dışarıdan gelen birikimler olmasına karşın saat 14.00’e dek polis gelmedi; ondan sonra da kimine göre 1600, bilemiyoruz kimine göre 3 bini birden geldi.

* “ODTÜ’de protesto da ilk kez görülen bir şey değil. İnanamadığımız ölçüde güç kullandı polis, kreşlerin olduğu bölge dahil gaz bombaları, kampüsün orta yerinde gaz ve ses bombaları atıldı. Ben görmedim ama öğrencilerin dövüldüğü bilgileri var. Oysa polis yanlış gördüyse yakalayıp gözaltına alır, dövmek ne demek? Biz nasıl öğrencilerden protestolarını barışçıl yapmasını istiyorsak, bunu da kabul edemeyiz.

* “Hayır, hükümetten kimse aramadı. Ama ben sayın valiyi aradım, herhalde görüşürüz. Vali ve emniyet müdürüyle oturup bu durumu görüşmemiz lazım. Bu tip olayların tekrar etmemesi lazım. Okulda gerilim var, tekrarı tehlikeli olabilir. Olmamasına çaba gösteriyoruz.”

ODTÜ’nün sesi çıkıyor ve bu sese kulak vermekte yarar var. Diğer yerlerdeki sükûtu sulhtan saymak yanıltıcı olabilir.