Orgeneral Özel Suriye tepkisiyle mi izne ayrıldı?

Özel'in izni YAŞ'a ya da 30 Ağustos'a kadar uzamayacak gibi. 21-22 Mayıs'ta Brüksel'de NATO toplantısı var programında. Ameliyat da gerçek, ama Suriye bağlantılı iki sorun da...

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in izne ayrıldığı haberi 9 Mayıs Cumartesi günü akşamüzeri kulislere yayıldı.

Kısa süre sonra da Genelkurmay ve Başbakanlık kaynaklarından teyit edildi.

Özel, sağlık gerekçeleriyle izne ayrılmıştı, yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar vekâlet edecekti.

***

Haber siyaset kulislerini hemen dalgalandırdı.

Öyle ya, iki gün önce, 7 Mayıs’ta, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, ona “daha önce de bilgi veren güvenilir bir kaynağından” Türk ordusunun “iki gün içinde Suriye’ye gireceğini” duyduğunu açıklamıştı.

Gerçi Kemal Kılıçdaroğlu dahil Tekin’in bu iddiasına yüzde yüz sahip çıkan olmamıştı ama Başbakan Davutoğlu’nun yalanlaması da “kaynağını açıklasın” ötesine pek geçmiyordu.

Şimdi iki gün sonra, Özel’in izne ayrılması siyaset kulisinde “Acaba girmemek için mi izne ayrıldı?” sorusunun sorulmasına yol açtı.

***

Öyle ya, 1990 Aralık ayında dönemin Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ABD önderliğindeki koalisyon ile birlikte Irak topraklarına girme kararına tepki olarak istifasını vermişti.

Aydınlık gazetesi 11 Mayıs’ta bu kulis bilgisini manşete taşıyarak, Özel’in, Torumtay’ın Irak için yaptığını Suriye için yapıyor olmasına benzetti.

Milliyet gazetesiyse bir başka kulis bilgisini duyuruyordu. Özel'in izni uzayabilir, Temmuz sonu-Ağustos başı yapılacak Yüksek Askeri Şura’ya kalabilir, hatta emekli olacağı 30 Ağustos’a dek vekâlet Orgeneral Akar’da kalabilirdi.

Bunun, ordu içinde ciddi bir hararet yükselmesine işaret olabileceği geldi akıllara.

***

Aynı 11 Mayıs günü, Yeni Şafak gazetesinde, Başbakan Davutoğlu’nun, Özel’in izninin tamamen sağlık nedenlerine bağlı olduğunu, 15 gün süreceğini, bunu 7 Mayıs’taki haftalık görüşmelerinde konuştukları açıklaması yayınlanmıştı.

İzleyen saatlerde bir açıklama da Genelkurmay’dan geldi.

Özel başarılı bir ameliyat geçirmişti. “Bazı basın yayın organlarında” çıkan haberler gerçeği yansıtmıyordu.

***

Kuliste gerçeği yansıtan nitelikte bilgiler de vardı öte yandan.

İsminin açıklanmasını istemeyen resmi kaynaklardan aldığım bilgilere göre, evet, Özel’in gerçekten bir süredir devam eden bir prostat sorunu vardı, ameliyat olması gerekiyordu.

Ama burası önemli, ameliyatın zamanlamasına kendisi karar vermişti; yani belki bir süre sonra da yapılabilecek ameliyatın gününü kendi belirlemişti.

***

Kaynaklarımın söylediğine göre, şu sıra hükümetin orduyu Suriye’ye sokma gibi bir planı yok.

ABD, Suriye’de uçuşa yasaklı bölge ilan etmedikçe de böyle bir ihtimal uzak görünüyor. Hatta o nedenle ABD’nin üs talepleri de askıda.

Dolayısıyla Özel’in Suriye operasyonunu önlemek için kendi operasyonunu öne aldığı iddiası, en azından şu anda elimizdeki bilgilerle kanıtlanamıyor.

***

Ancak bu durum, Özel’in ameliyatına karar vermesindeki zamanlamada, ikisi de bir yönüyle Suriye’ye bağlı iki nedenin de etkisi olabileceği ihtimalini ortadan kaldırmıyor.

Birincisi, Davutoğlu’nun Süleyman Şah Türbesi ziyareti, ikincisi de MİT kamyonları operasyonu ve diğer Cemaat bağlantısı iddialı soruşturmalarda yeniden subay ve astsubayların tutuklanmaya başlaması gibi görünüyor.

Bu iddialar bir zaman akışı içinde belli bir mantığa oturuyor doğrusu; Şöyle:

***

- 6 Mayıs: HSYK müfettişleri Tarsus 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne 19 Ocak 2014’te Suriye’ye silah taşıdığı iddiasıyla MİT’e ait kamyonların Gaziantep yakınlarında jandarma tarafından durdurulup aranmasıyla ilgili olarak 4 savcı ve bir albayın tutuklanması talebini sundu. Mahkeme yakalama kararı verdi.

Daha önce 10 Nisan 2015’te de yine Fethullah Gülen Cemaati bağlantısı iddiasıyla 34 subay ve astsubay İstanbul 2’inci Sulh Ceza’ya çıkarılmış, 17’si tutuklanmıştı.

Ergenekon ve Balyoz örneklerini yeni geride bırakmış Özel, bu defa da ortada kanıt olmaksızın Cemaat bağlantısı suçlamasıyla ordu mensuplarının tutuklanmasıyla sıkıntıya düşmek istemiyordu.

Yeni yasayla Jandarma İçişleri emrine verilmişti ama birincisi bu olaylar o dönem öncesine dayanıyordu; ikincisi subay ast subay hâlâ askeriye personeliydi, terfileri ona bağlıydı ve üçüncüsü yasadan bu yana jandarma İçişlerinden emir ve talimatları yazılı olarak alamama sorunu yaşıyor, yarın bir gün mahkemeye çıkma endişesi taşıyordu.

Genelkurmay, Adalet Bakanlığıyla temas kurup bunun yeni bir dalgaya dönüşmesini önlemeye çalışıyordu.

***

- 7 Mayıs: Tekin’in “iki gün içinde Suriye” iddiasında bulunduğu gün, Davutoğlu ve Özel’in haftalık görüşmesi vardı.

Görüşmedeki bir konunun da Davutoğlu’nun Suriye topraklarına geçerek Süleyman Şah Türbesi'ne gitmek isteği olduğu anlaşılıyor.

Evet, Suriye toprağına girip çatışma, can kaybı yaşama ihtimali karşısında türbeyi 37 km içerideki IŞİD kontrolündeki bölgeden 200 metre yakındaki PYD kontrolündeki bölgeye taşıma fikri Genelkurmay’dan çıkmıştı. Ama hükümetin talimatıyla bir askeri operasyon yapmak başkaydı, durduk yerde, hem de 7 Haziran seçimlerine bir aydan az kalmışken Genelkurmay Başkanı olarak Suriye’ye girmek başka.

- 8 Mayıs: Tarsus 2’inci Ağır Ceza, eski Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, savcılar Özcan Şişman, Aziz Takçı ve Ahmet Karaca ile birlikte eski Adana İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Özkan Çokay’ı da tutukladı.

- 9 Mayıs: Özel’in izne ayrıldığı haberi akşam saatlerinde duyuldu ve doğrulandı.

- 10 Mayıs: Davutoğlu, Suriye tarafına geçerek Süleyman Şah Türbesini ziyaret etti; Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Genelkurmay Başkanı Vekili Orgeneral Akar ona eşlik ediyordu.

- 11 Mayıs: Başbakan Davutoğlu, Özel’in kendisinden sağlık nedeniyle 7 Mayıs’ta izin almış olduğunu, 15 gün sonra görevine döneceğini açıkladı.

***

Bu arada, Özel’in izninin uzamayacağı hatta 15 gün dolmadan işe başlayacağı yolunda bilgiler var.

Çünkü 21-22 Mayıs’ta Brüksel’de yapılacak NATO Savunma Yetkilileri (Chiefs of Defense) toplantılarına katılım Özel’in programından çıkarılmamış vaziyette.

NATO Karargâhı da davetiyenin Özel’e çıkarıldığını dün teyit etti.

Yani YAŞ, ya da 30 Ağustos’a dek uzayacak şiddette, ya da Torumtay refleksi gerektirecek stratejik önemde bir sorun görünmüyor hükümet-asker ilişkilerinde; en azından halihazırda elimizdeki bilgiler ışığında.

Tabii bu, sorunlardan bütünüyle azade bir ilişki anlamına da gelmiyor, tahmin edebileceğiniz gibi; ama askerin siyasi otorite emrinde olması açısından çok ciddi bir sorun olduğu söylenemez.

Gün itibarıyla görünüm budur.