Ortadoğu'da barışa engel çok, ama umut tükenmiyor

Ortadoğu'da barışa engel çok, ama umutlar da hiç tükenmiyor. TOBB'un Barış İçin Sanayi-Gazze Projesi zor koşullarda canlanıyor. Projenin geleceği İsrail'le uzlaşmaya bağlı.

TEL AVİV/RAMALLAH - Önceki gece havaalanındaki sürpriz, Irak savaşının
mimarı, şimdi Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz ile karşılaşmak olmuştu. Dün güne Saddam Hüseyin'in iki yardımcısının daha
şafakla idam edildiği haberiyle başladık. Gazze'den İsrail'e geçmek isteyen iki Hamas militanı da vurulmuştu. Bu haberlerin ardından endişe edilen oldu ve Türkiye-İsrail-Filistin arasında kurulan Ankara Forumu'nun dördüncü toplantısına katılan Filistin heyetinin Gazze'den gelen
üyelerine İsrail güvenlik güçleri izin vermedi.
Oysa TOBB'un girişimiyle iki buçuk yıldır kesintilerle devam eden bu projenin ilk amacı, Gazze'nin İsrail'le sınırındaki Erez sanayi bölgesini bir 'Barış İçin Sanayi' adasına dönüştürmek ve burada 6 ila 10 bin arasındaki Filistinliye iş imkânı sağlamak.
Geçen yıl temmuz ayında önce Hamas-El Fetih çatışmaları, Gazze olayları ile yara alıp nihayet temmuz ayında İsrail'in Lübnan operasyonuyla duran süreç, bundan iki ay kadar önce İsrail Savunma Bakanlığı'nın teklifiyle yeniden başlamıştır. Projenin yürütücüsü, Türkiye Ekonomik ve Politik Araştırmalar Vakfı TEPAV'ın müdürü profesör Güven Sak yeniden mekik dokumaya başladı ve dünkü toplantı aslında bir açıdan bir 'ilkti'. Dün ilk kez bir Filistin heyeti, resmi bir toplantı için Tel Aviv'e gelmişti. Ama Gazze'dekiler gelemedi.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun Filistinli muhatabı Ahmed Zughair, toplantının açılışında bu konuyu gündeme taşıdı. Zughair, bu topraklardan başka gidecek yerleri olmadığı için iyimserlikte ve şiddet dışı çözüm arayışında ısrarlı olmak istediklerini söylüyor. Hisarcıklıoğlu'nun İsrailli muhatabı Shaga Brosh'un, toplantı sonrası gazetecilerle sohbetinde söyledikleri ise her şeyi apaçık ortaya koyuyor: "İsrail'de ordunun ne yapacağına kimse karışamaz. Bir istihbarat aldıklarını söyleyerek bir önlem almışlarsa, Başbakan da karışamaz. Şiddet azaldıkça, bu önlemler de azalacaktır.
O nedenle girişimimizde ısrar etmeliyiz. Belki 10 yıl sürebilir, ama sonunda barış gelecektir."
(Burada bir parantez açalım. Gazetecilerle görüşme öncesi tanışma faslında, Ahmed Zughair, Hürriyet yazarı Gila Benmayor'un elini sıkmayı reddetti. Gila, 'şoke olduğunu' söyledi. Bu davranış biçimi, üstelik Zughair gibi laik görünümde Filistinliler için alışıldık değil. İşler kızıştıkça, insanların merkezkaç kuvvetlerin etkisine girdiğini gösteriyor belki de.)
İki tarafta da, her şeye rağmen süren iyimserlik, belki 10 yıl öteye ilişkin umutları canlı tutuyor.
Ama mevcut durum pek umut vermiyor. Önceki gün Amman'da Kral Abdullah ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, dün Ramallah'ta Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas'la, Kudüs'te İsrail Başbakanı Ehud Olmert'le görüştü. ABD, seçimleri kazanan Hamas'ı ve onun başbakanı İsmail Haniye'yi görmezden gelme politikasını sürdürüyor. Oysa bu durum, artık İsrailli yorumcular tarafından da eleştirilmeye başladı. Örneğin, dünkü toplantılar vesilesiyle görüştüğümüz İsrail'in eski dışişleri müsteşarlarından Alon Liel, ABD'nin bu tutumuyla artık bir sorun çözücü olarak güvenilirliğini yitirdiğini, neredeyse her ay yaptığı İsrail ziyaretlerinin bir etki yapmamaya başladığını söyledi.
Rice bugün Suudi Arabistan'a giderken, Abbas da Şam'a gidecek. Resmi programında Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşme var. Ancak herkesin dilinde olan, Hamas'ın sürgündeki liderlerinden Halid Meşal ile görüşüp, Filistin'i günden güne yıpratan iç kavgaya son vermenin yolunu arayacağı.
Ankara Forumu ve Gazze Projesi'ne dönersek, projenin geleceği büyük ölçüde İsrail Savunma Bakanlığı ve ordu arasındaki uzlaşmaya bağlı. Çünkü projenin hayat bulması için Filistin ve İsraillilerin, Erez bölgesinde oluşturulacak bu üretim adasına saldırmama garantisi vermeleri ve bir 'imtiyaz anlaşması' imzalanması bekleniyor. (Bu olursa, 750 dönümlük küçük ve orta ölçekli sanayi bölgesinin korumasını da TOBB kefaletinde kurulacak ve hem İsrail, hem Filistinlilerin onay vereceği bir Türk özel güvenlik şirketi üstlenecek. (Bu şirket henüz kurulmadı ve o da ayrıca ele alınmayı hak ediyor.) Konu, 15 Şubat'ta Ankara'ya gelecek İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile Başbakan Tayyip Erdoğan arasında da görüşülecek.
Bütün engeller bir yana, bu proje üzerinde çalışılmayı, ısrar edilmeyi hak ediyor. Barışa giden yolun çatışmadan değil, işbirliği ve refahın artırılmasından geçtiği bugün kabul görmese de doğru bir yol çünkü.