Partilerde seçim olmadan sarsıntı başladı

CHP?deki sarsıntı aşıldı. AK Parti?deki Altınok sarsıntısı ise Gökçek?i etkileyecek

Yerel seçim sonuçlarının, siyasi partiler açısından da sonuçları olacak. Adayların kesinleştiği son gün AK Parti ve CHP’de olanlara bakarak şimdiden bunu söylemek mümkün.
İlk sarsıntı 16 Şubat gecesi AK Parti’den geldi. Öteden beri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’le zıtlaşan Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, Keçiören adaylığından çekildiğini açıkladı. Kimileri birkaç gündür el altından dolaştırılan bir görüntü kaydını ileri sürerken, Altınok ayrılma gerekçesi olarak Keçiören belediye meclisi aday listelerinin hazırlanmasındaki ‘sıkıntıyı’ açıkladı. Kulislere ise Başbakan Erdoğan’ın Nevşehir mitinginden dönüşünde duruma el koyduğu ve  Altınok’tan ayrılmasını istediği konuşuluyordu.
Dün sabah Altınok’un ayrılmasının AK Parti’nin Ankara’daki durumunu nasıl etkileyeceği konuşulmaya başlamışken bir sarsıntı haberi CHP’den geldi. CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in de İstabul listelerinin belirlenmesinde Genel Merkez’in tercihlerine karşı bayrak açtığı ve istifa ettiği bir anda yayıldı. Doğrusu henüz etmemişti ama CHP lideri Deniz Baykal’a istifa niyetini söylemişti. Birkaç saat sonra basın toplantısında da sinir içinde kendisini “çileden çıkardığını” söylediği bu durumu kabullenmeyeceğini bildirmişti. 

Derin CHP ve Sevigen
İstanbul’da Kemal Kılıçdaroğlu ile AK Partili Başkan Kadir Topbaş karşısınde çetin bir mücadeleye hazırlanan CHP’nin Tekin’in çekilmesi halinde herhangi bir şansı kalmayacağı belliydi. Kılıçdaroğlu’nun da ağırlığını Tekin’den yana koymasıyla ‘derin CHP’ derin bir yara aldı. Baykal tercihini Tekin-Kılıçdaroğlu’ndan yana koydu; Genel Merkez bürokrasisine karşı seçmenden kapı kapı dolaşanların dediği oldu.
Tekin-Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’deki bürokratik yaklaşıma karşı Baykal’ın da desteğini alarak sağladığı üstünlük, CHP’nin  İstanbul’daki bir önceki yönetiminin kilit ismi Mehmet Sevigen’in parıltısını yitirmesiyle aynı güne rastladı. Sevigen, birkaç gündür hakkında ortaya atılan iddialar karşısında kanıt olmadığını söyleyerek görevinden istifayı düşünmediğini söyledi. Bir meslektaş ‘AK Parti’de Dengir Fırat aleyhinde de kanıtlanan bir iddia yoktu, ama o istifa etti’ diye üsteleyince ‘Yirmi yıllık siyasi geçmişini iddialarla silmeyeceğini’ söyledi. ‘Siyasilerin çoğu ticari iş yapıyor. Biz de paramızı koyduk’ türü açıklamalar ise geçmişte, örneğin MHP’li Bayındırlık Bakanı Koray Aydın’ı koltuğundan etmişti; Devlet Bahçeli iddiaların kanıtlanmasını beklemeden görevden almıştı Aydın’ı.
Baykal için sadece eli ayağı değil, yakın dostu Sevigen’i feda etmek, İstanbul dengeleri açısından da zor olabilir. Ama ortada bir etik sorunun olduğunu Sevigen’in kendisi de kabul ediyor.

AK Parti ve Ankara
Altınok’un istifasına dönersek, bu durum Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na mal olabilir. Son günlerde Altınok taraftarlarının ‘Keçiören’de Altınok,
Büyükşehir’de Yavaş’ düsturuyla hareket ettikleri Ankara’da sır değildi.
İddia şu anlama geliyordu: Keçiören’de ciddi bir seçmen tabanı olan Altınok, ilçe belediye başkanlığını alacak, ama Büyükşehir’in Gökçek’e yar olmaması için Büyükşehir’de MHP’nin adayı Mansur Yavaş’a oy atacaklardı.
İki gün öncesine dek bir spekülasyon sayılabilecek bu iddia, bugün ciddi bir ihtimal haline geldi. Bağımsız aday olması son anda suya düşen Altınok’un seçmenlerinin Gökçek ve Erdoğan’a tepki olarak MHP’ye kayma ihtimali siyasi hesaplara dahil edilmeli.
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yıllık basın toplantısında ‘Biz kaç kişiyiz, ele güne gösterelim’ diye gösterdiği hedefe uygun şekilde, Yavaş’ın Ankara’da daha önce Gökçek’e kayan MHP oy potansiyelinin tamamını alması, belki üstüne çıkması bekleniyor. MHP 29 Mart seçimlerinde Ankara’da oy rekorunu kırabilir.
Gökçek bu durumdan olumsuz etkilenecektir. MHP’ye daha çok oy gidiyorsa, AK Parti’ye
daha az gitmesi beklenebilir Ankara gerçeğinde. Bu durum Yavaş’ın ve ülke genelinde MHP’nin oylarını artırır, CHP’li Murat Karayalçın’ın şansını artırır.
Ankara’daki yarış çok ilginç geçecek.
Ama ya Diyarbakır ne olacak? Başbakan’ın hafta sonundaki Diyarbakır mitingi öncesi dün
DTP’li Ahmet Türk’ün meydan okuması ardından asıl bakılması gereken yer orası.