'Paşam, hepsi sizin için geldi'

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ilk yurtiçi gezisini güneydoğuya yapması tabii ki önemli. Ankara'nın nisanda başlayan cumhurbaşkanlığı krizi ve genel seçim...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ilk yurtiçi gezisini güneydoğuya yapması tabii ki önemli. Ankara'nın nisanda başlayan cumhurbaşkanlığı krizi ve genel seçim sürecinde rölantide giden devlet işleyişinin nihayet yeniden canlanmasının işareti ise, bu ziyaret üzerine yapılan yorumların canlılığından anlaşılabilir.
Bir yoruma göre, Gül böylelikle bir devlet çizgisini sürdürüyor. Ahmet Necdet Sezer'in de cumhurbaşkanı seçilmesi adından ilk yurt gezisinde güneydoğuya gitmiş olması, Gül'ün ilk yurtdışı gezisini KKTC'ye planladığının konuşulması, İslamcı FİS militanlarının suikast girişiminde bulunduğu Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika'ya geçmiş olsun ve dayanışma mesajı göndermesi hep bu bakışı destekleyen kanıtlar olarak sunuluyor.
Bir başka yoruma göre, Gül ilk ziyaretini güneydoğuya yaparak, Türk Silahlı Kuvetleri ile arasını düzeltmeye, önceliğinin onların önceliği olan terörizmle mücadele, sınır güvenliği ve bölünme duyarlılığı olduğunu göstermek istiyor. Buna göre, gezinin dış boyutu da var ve Cumhurbaşkanı aslında Irak ve İran sınırlarını teftiş etmiş de oluyor. Gezinin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Gül'ü resmen ilk ziyaretinin hemen ardından başlaması da bu açıdan anlamlı.
Bir başka yoruma göreyse, Gül böylece önceliği Kürt meselesinin halline ve Kürt kökenli nüfusun tamamını PKK destekçisi olarak varsayan anlayışla mücadele amacıyla, yani iç barışa hizmet amacıyla bu ziyareti gerçekleştiriyor. Ziyaretin tam ramazan ayının başlangıcına denk gelmesi ve Gül'ün ilk iftarını bölgede, üstelik muhtemelen bir askeri garnizonda yapacak olması da bunu gösteriyor. Gerçek, muhtemelen bu üç yorumun ortasında bir yerde, hepsinden bir parça var, fazla yorum zorlamaya ise gerek yok.
Ama dedik ya, Ankara hızını aldı yeniden.
Geçtiğimiz hafta sonu İsrail jetlerinin Suriye hava sahasını ihlal etmesi, uçuş sırasında boşalan ve bırakılan iki yakıt tankının Türkiye topraklarına düşmesi, Arap basınında bu jetlerin yoksa tatbikat için bulundukları Türkiye'den mi kalktığı iddiasının ortaya atılması, Dışişleri'nin ilk gün sessiz kalması ardından Suriye Dışişleri Bakanı Velid El Muallim'in Ankara'ya gelmek istemesiyle İsrail'den bilgi istemesi ve El Muallim'le görüşen yeni Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın İsrail'in davranışını 'Kabul edilemez' sözleriyle kınayarak ilk sert demecini vermiş olması da bunun parçası elbet. Dışişleri'nin (ve Bakan'ın açıkladığı ihlali hâlâ internet sitesinde duyurmayan Genelkurmay'ın) İsrail'le zaten netameli giden ilişkileri tam da Ermeni karar tasarısı yeniden ABD Kongresi'ne gelmek üzereyken ve ABD'deki Musevi lobisi içinde çatlaklar belirmişken işi büyütmek istemedikleri görülüyor.
Gül'ün dün teşekkür ziyareti yaptığı Bakanlar Kurulu üzerine de ilginç bilgiler sızmaya başladı kulise. Yeni kurulacak iki bakanlık; Çevre, Şehircilik ve Su Bakanlığı ile Orman ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yetki ve görtevleri arasında bakanlıklar arasında inanılmaz bir mücadele olduğu söyleniyor. Gümrüklerin işleyişinden memnun olmayan Başbakan Tayyip Erdoğan'ın (zamanında Tugut Özal'ın yıktığını eniden inşa etmek istercesine) gümrüklerin gelir kısmını Maliye'ye, güvenlik kısmını İçişleri'ne bağlamak üzere Dış Ticaret'ten alarak Hayati Yazıcı'ya bağladığı da konuşulanlar arasında. Keza, Türkiye Futbol Federasyonu başta olmak üzere spordaki sorunların patlama noktasına geldiği bir dönemde, Gül'ün cumhurbaşkanı adaylığına itiraz ettiği duyulan eski Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu'na sporu bağlamanın ödülden çok cezaya benzediği de...
Ama bunların hiçbirisi dün Cumhurbaşkanı Gül'ün, kendisini tartışmalala dolu bir süreçten sonra tebrike gelen Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'a, olayı görüntülemek isteyen gaetecileri göstererek "Paşam, hepsi sizin
için geldi" demesi kadar konuşulmaya değer değil, siyaset açısından.
Kuşkusuz bu espride gerçek payı var. Gül, kuşkusuz Köşk'e çıkışı sürecinde başlayan tartışmanın yatıştığını, tatlıya bağlandığını göstermek istiyor. Dünkü görüntü tam olarak ona mı işaret ediyor? Orası kuşkulu.
Ama yeni bir dönemin dün itibarıyla başladığını söylemek kesinlikle mümkün.