Patlamanın arkasında kim var?

Saldırıların failini öğrenmek zaman alabilir. Kesin olan Suriye'deki iç savaş ve Türkiye'nin bu iç savaşta aldığı tutumun bu ve önceki saldırılarla ilgili olduğu.
Patlamanın arkasında kim var?

Patlamanın şekli tipik El Kaide çağrışımı yapıyor; ikiz patlama, şehrin en kalabalık yerlerinde, en fazla hasarı vermeyi amaçlayan yüksek patlayıcılar yüklü araç bombaları... Reyhanlı’nın orta yerinde açılan kraterler, yıkılmış binalar, yanmış araçlar ve daha acısı etrafa saçılmış, parçalanmış cansız insan bedenleri. Tek kelimeyle korkunç! 

Akla ilk gelen ya El Kaide’ye bağlı çalıştığını açıklayan El Nusra ya da bu saldırının El Nusra tarafından yapıldığı izlenimi vermek isteyen Suriye ya da bir başka istihbarat örgütü güdümünde çalışan bir taşeron örgüt; çünkü El Kaide saldırıları artık kolay taklit edilebilir hale geldi. Öte yandan Suriye istihbaratının bu iş için seferber edebileceği güç ve malzeme imkânı olup olmadığı bilinmiyor; El Kaide’ye bağlı örgütlerin ise bu sıkıntıları hiç olmadı. 

Eğer bu kanlı saldırı (bu yazı yazılırken öldürülenlerin sayısı 40’a yükselmişti, 100’e yakın yaralı vardı) Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi Kürt sorununa çözüm süreciyle bağlantılı ise arkasında El Nusra ya da Kaide’den çok, Suriye ve müttefiki istihbarat örgütlerini aramak lazım. Suriye 1980’ler ve 90’lar boyunca yasadışı PKK’ya ev sahipliği yaptı. Sonunda 1998’de Ankara tehdit edince Abdullah Öcalan’ı 1999’da, Kenya’daki Yunanistan Büyükelçiliği’nde tuzağa düşüp yakalanacak şekilde sınır dışı etti. Suriye’nin dış politikasının asli unsuru olarak komşularında faaliyet gösteren silahlı grupları kullanma sabıkası biliniyor. Gerçi Ankara’nın ‘olağan şüpheliler’ listesinde Mavi Marmara olayının ertesi günü 31 Mayıs 2010’da yapılan İskenderun saldırısından bu yana hep İsrail servisleri de yer alıyor ama şu barışma sürecinde, tam da Başbakan Erdoğan’ın ABD seyahati öncesinde bu ihtimal çok yüksek sayılmamalı. 

İşin doğrusu, Kürt sorununun bir şekilde çözüm yoluna girmesi, hatta bu yoldaki algı dahi, Türkiye’nin bölgesindeki siyasi ve ekonomik rolünü ve payını büyütecektir; bunu isteyenler olduğu kadar, belki daha fazla istemeyenlerin de olduğu bir gerçek. 

Saldırılar eğer Kürt sorunu değil de Suriye’deki iç savaşla ilgiliyse, o zaman olağan şüpheliler listesi daralıyor; geriye Suriye veya destekçisi servisler ile El Nusra kalıyor. El Nusra, Türkiye’de üslenen Özgür Suriye Ordusu’ndan, onu terörist örgütler listesine alan ABD’nin de etkisiyle dışlandığı için Türkiye’ye kızgın. Türkiye’yi, uluslararası planda, mesela BM’de bir karar olmadan Suriye içine fiilen çekmek yönünde bir kışkırtma olabilir bu saldırılar o zaman. Suriye’deki Beşar Esed yönetimi ise Türkiye’yi baş hasım ilan etmiş durumda. İsrail saldırılarına karşı aciz kalınca, taraftarlarına hâlâ düşmanlara cevap verme yeteneğinde olduğunu göstermek, yaklaşmakta olan Suriye konferansına Türkiye üzerinden mesaj vermek istemiş olabilir. ABD ve Rusya, Suriye yönetimindeki Baas Partisi ve Suriye Ulusal Koalisyonu muhalefetini bir araya getirmeye hazırlanıyor. Tam bu sırada ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, daha önce Türkiye’nin savunageldiği, “Geçiş döneminde Baas olur ama Esed olmamalı” tezini iki gün üst üste söylüyor. Başbakan Erdoğan ABD televizyonuna verdiği demeçte Suriye rejimine karşı alınacak (uçuşa yasak bölge ve benzeri) uluslararası askeri tedbirlere destek vereceğini, ABD seyahati öncesi açıklıyor. Geriye parçaları birleştirmek kalıyor.
Saldırıların arkasında tam olarak kimin olduğunu öğrenmek zaman alabilir. Kesin olan Suriye’deki iç savaş ve Türkiye’nin bu iç savaşta aldığı tutumun bu ve daha önceki (Cilvegözü, Akçakale, vb) saldırılarla ilgili olduğu. 

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin sınır güvenliğinin kalmadığı tespiti önemlidir. Cilvegözü sonrası artık orada kuş uçmadığını söyleyenler, şimdi ne diyecek? İçişleri, MİT, Genelkurmay ve hepsinin bağlı olduğu hükümetin güvenlik zafiyeti konusunda da açıklama yapma borcu var. Ama önemli olan artık Suriye’deki bu savaşı bir an önce sonlandıracak tedbirler neyse, vakit geçirmeden almak. Aksi halde yangın giderek Türkiye’ye de sıçramaya başlıyor.